Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
indallâhi (inde allâhi)
Diyanet İşleri = Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Abdulbaki Gölpınarlı = Bu işe âit dört tanık getirselerdi ya. Tanık getiremeyince de onlar, Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Abdullah Parlıyan = Bu asılsız iftirayı ileri sürenlerden, iddialarını doğrulamak için, dört şahit getirmelerini istemeniz gerekmez miydi? Şahitleri getiremediklerine göre bunlar, Allah katında yalancılardır.
indallâhi (inde allâhi)
Adem Uğur = Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.
indallâhi (inde allâhi)
Ahmed Hulusi = (O iftirayı yayanlar) buna dair dört şahit getirmeli değil miydiler? Mâdemki şahitleri getirmediler, işte onlar Allâh indînde yalancıların ta kendileridirler.
indallâhi (inde allâhi)
Ahmet Tekin = İftiracıların da bu konuda dört görgü şâhidi getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şâhitleri getiremediler, öyleyse onlar, Allah nezdinde yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Ahmet Varol = Ona dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki şahit getiremediler öyleyse onlar Allah katında yalancıların kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Bulaç = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Fikri Yavuz = Buna dört şahid getirselerdi ya... Madem ki şahid getiremediler, o halde onlar, Allah katında yalancılardır.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Ünal = O iftiracılar da, dört şahit ibraz etmeli değiller miydi? Şahit ibraz edemediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Bayraktar Bayraklı = İftira edenlerin buna dört şahit getirmeleri gerekirdi. Onlar bu şahitleri getirmedikleri sürece Allah katında yalancıdırlar.
indallâhi (inde allâhi)
Bekir Sadak = Dort sahit getirmeleri gerekmez miydi? Iste bunlar, sahit getirmedikce Allah katinda yalanci olanlardir.
indallâhi (inde allâhi)
Celal Yıldırım = Onlar iftiraya karşı dört şahit getirmeli değiller miydi ? Şâhidleri getiremediklerine göre, onlar evet onlar Allah yanında yalancılardır.
indallâhi (inde allâhi)
Cemal Külünkoğlu = Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Diyanet İşleri (eski) = Dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? İşte bunlar, şahit getirmedikçe Allah katında yalancı olanlardır.
indallâhi (inde allâhi)
Diyanet Vakfi = Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.
indallâhi (inde allâhi)
Edip Yüksel = Dört tanık getirmeli değiller miydi? Tanıklar getiremediklerine göre onlar ALLAH yanında yalancılardandır.
indallâhi (inde allâhi)
Elmalılı Hamdi Yazır = Ona dört şâhid getirselerdi ya, mademki şâhid getiremediler o halde onlar Allah ındinde yalancılardan ıbarettirler
indallâhi (inde allâhi)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ona dört şahit getirselerdi ya, madem ki şahit getiremediler, o halde onlar Allah katında yalancılardan ibarettirler.
indallâhi (inde allâhi)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Bu iddiayı ortaya atanların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki şahitler getirip ispat edemediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.
indallâhi (inde allâhi)
Gültekin Onan = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Tanrı katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Harun Yıldırım = Onların da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.
indallâhi (inde allâhi)
Hasan Basri Çantay = Buna karşı dört şâhid getirmeli değil miydiler? Maadem ki onlar (bu) şâhidleri getiremediler, o halde onlar Allah indinde yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Hayrat Neşriyat = (Onların) buna karşı dört şâhid getirmeleri gerekmez miydi? Mâdem ki şâhidleri getiremediler; öyleyse onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
İbni Kesir = Buna karşı dört şahidle gelmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar şahidleri getiremediler, öyleyse onlar Allah katında yalancıların kendileridirler.
indallâhi (inde allâhi)
Kadri Çelik = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Muhammed Esed = (Bu asılsız isnadı ileri sürenlerden) iddialarını doğrulamak için dört şahit getirmeleri(ni istemeniz) gerekmez miydi? Çünkü, bu şehadeti sağlamadıkları sürece, Allah katında yalancı olanlar işte böyleleridir!
indallâhi (inde allâhi)
Mustafa İslamoğlu = (İftiracılar) iddialarını isbat için dört şahit getirselerdi ya! Madem ki bu şahitleri getiremediler, bu takdirde onlar Allah katında yalancının ta kendisidirler.
indallâhi (inde allâhi)
Ömer Nasuhi Bilmen = Onun üzerine dört şahit getirmeli değil mi idiler? Madem ki, şahitleri getiremediler, artık onlardır Allah katında yalancılar, onlardır.
indallâhi (inde allâhi)
Ömer Öngüt = Buna karşılık dört şâhit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar bu şâhitleri getiremediler, öyle ise onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Şaban Piriş = İftira atanların da dört şahid getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar, şahidleri getirmediler, o halde onlar, Allah katında yalancıdırlar.
indallâhi (inde allâhi)
Sadık Türkmen = Onlar (iftiracılar), bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Madem ki şahit getirmediler; işte onlar, Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Seyyid Kutub = Bu konuda dört şahit göstermeleri gerekmez miydi? Madem ki, bu şahitleri gösteremediler, o halde onlar Allah katında yalancıların ta kendileridirler.
indallâhi (inde allâhi)
Suat Yıldırım = O iftiracılar dört şahit getirselerdi ya! Şahitlerini getirmediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileri olarak tescil edileceklerdir.
indallâhi (inde allâhi)
Süleyman Ateş = Ona dört şâhid getirmeleri gerekmez miydi? Mâdem ki şâhidleri getirmediler, o halde onlar Allâh yanında yalancıların tâ kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Tefhim-ul Kuran = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Ümit Şimşek = İddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahit getiremediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir.
indallâhi (inde allâhi)
Yaşar Nuri Öztürk = Ona dört tanık getirselerdi ya! Mademki, tanıkları getiremediler, o halde Allah katında onlar yalancılardır.
indallâhi (inde allâhi)
İskender Ali Mihr = Ona dört şahit getirmeli değiller miydi? Öyleyse şahitleri getiremediklerine göre bu taktirde işte onlar, onlar Allah’ın katında yalancıdırlar.
indallâhi (inde allâhi)
İlyas Yorulmaz = Bu iddianın ısbatı için dört şahit getirmeleri gerekli değilmiydi? Eğer dört şahidi getiremiyorlarsa, Onlar Allah’ın yanında yalancıdırlar.
indallâhi (inde allâhi)
Diyanet İşleri = Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.
indallâhi (inde allâhi)
Abdulbaki Gölpınarlı = O zaman siz, onu ağızdan ağıza naklediyor ve hiçbir bilginiz olmayan o şeyi ağızlarınızla söyleyip duruyordunuz ve sanıyordunuz ki o, kolay bir şey, halbuki o, Allah katında pek büyük birşeydi.
indallâhi (inde allâhi)
Abdullah Parlıyan = Hani siz o iftirayı dilden dile dolaştırıp, hiçbir bilginiz olmadığı halde, ağzınıza alıp söylüyor ve bunu basit, günahsız bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu iftira işi Allah katında, oldukça büyük bir günahtır.
indallâhi (inde allâhi)
Adem Uğur = Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.
indallâhi (inde allâhi)
Ahmed Hulusi = İftirayı dedikodu yollu edinip, hakkında kesin bir bilginiz olmayan şeyi laflıyor ve bunu sıradan bir konuşma sanıyorsunuz. . . (Oysa) o, Allâh indînde azîmdir (büyük bir şey)!
indallâhi (inde allâhi)
Ahmet Tekin = Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız, ciddi, kesin bilgiye dayalı delilinizin bulunmadığı şeyi, ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki, bunun doğurduğu günah ve zarar Allah katında çok büyüktür.
indallâhi (inde allâhi)
Ahmet Varol = Çünkü siz onu dillerinize doluyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz ve onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa o Allah katında büyüktür.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Bulaç = O durumda siz onu (iftirayı) dillerinizle aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz ve bunu kolay sandınız; oysa o Allah katında çok büyük (bir suç)tür.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Fikri Yavuz = O vakit siz, o iftirayı dillerinizle birbirinize anlatıyordunuz; hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığınız şeyi, ağızlarınızla söyliyor ve bunu kolay (günah olmıyan şey) sanıyordunuz. Halbuki o, Allah katında (günah bakımından) çok büyüktür.
indallâhi (inde allâhi)
Ali Ünal = Düşünün ki, o iftirayı umursamazlık içinde dillerinizle birbirinizden kapıyor, sonra aslına dair hiçbir bilgi sahibi olmadığınız bir konuyu hiç düşünmeden dedikodu malzemesi yapıyordunuz; basit, önemsiz bir şey sanıyordunuz bunu. Oysa o, Allah katında pek büyük bir meseleydi.