Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
in-nâ (inne-nâ)
Diyanet İşleri = Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.”
in-nâ (inne-nâ)
Abdulbaki Gölpınarlı = Yemeğe el uzatmadıklarını görünce de halleri, hoşuna gitmedi ve onlardan, içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma, biz Lût kavmine gönderildik.
in-nâ (inne-nâ)
Abdullah Parlıyan = Fakat elçilerin ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce, onların bu durumunu yadırgadı, onlardan yana içine bir korku düştü. Ama o melekler: “Korkma! Biz Lût kavmine gönderildik” dediler ve bir oğlu olacağını müjdelediler.
in-nâ (inne-nâ)
Adem Uğur = Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma! (biz melekleriz). Lût kavmine gönderildik.
in-nâ (inne-nâ)
Ahmed Hulusi = Ancak (Rasûllerin) ellerini sürmediklerini görünce onları yadırgadı ve onlardan (acaba düşman mı) korkusunu hissetti. . . "Korkma! Biz gerçekten Lût halkı için irsâl olunduk" dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Ahmet Tekin = Ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce, onları yadırgadı. Onlardan dolayı içinde korkulacak bir hal olduğunu hissetti. Onlar:'Korkma, biz görevli olarak, Lût kavmine gönderildik' dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Ahmet Varol = Ellerinin ona uzanmadığını görünce durumlarından hoşlanmadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. Onlar: 'Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik' dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Ali Bulaç = Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı ve içine bir tür korku düştü. Dediler ki: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik."
in-nâ (inne-nâ)
Ali Fikri Yavuz = İbrahîm, ellerinin, getirilen bu yemeğe uzanmadığını görünce, onlardan ürktü ve içinde, kendilerinden bir nevi korku duydu. Onlar: “- Korkma, çünkü biz (yemez-içmez melekleriz. Azap için) lût kavmine gönderildik.” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Ali Ünal = Fakat ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce, onların bu hali hoşuna gitmedi ve kalbine bir kuşku düştü. “Korkma!” dediler, “biz, Lût kavmi için gönderildik.”
in-nâ (inne-nâ)
Bayraktar Bayraklı = Yemeğe ellerini uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku girdi. “Korkma! Biz melekleriz; Lût kavmine gönderildik” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Bekir Sadak = Ellerini ona uzatmadiklarini gorunce, durumlarini begenmedi ve icine korku dustu. Onlar, «Korkma, biz Lut milletine gonderildik» dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Celal Yıldırım = (Gelen müsafirlerin) ellerinin (sofraya) uzanmadığını görünce, durumlarını yadırgadı, onlardan içine bir korku düştü, ibrahim'e: «Korkma, şüphesiz ki biz Lût kavmine gönderildik» dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Cemal Külünkoğlu = (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce, konukları tuhafına gitti, içine onlardan kaynaklanan bir korku düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah'ın melekleriyiz)! Lut'un kavmine gönderildik” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Diyanet İşleri (eski) = Ellerini ona uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü. Onlar, 'Korkma, biz Lut milletine gönderildik' dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Diyanet Vakfi = Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma! (biz melekleriz). Lût kavmine gönderildik.
in-nâ (inne-nâ)
Edip Yüksel = Ellerinin ona uzanmadığını görünce, durumlarını beğenmedi; içine bir korku düştü. 'Korkma,' dediler, 'Biz Lut'un halkına gönderilmiş bulunuyoruz.'
in-nâ (inne-nâ)
Elmalılı Hamdi Yazır = Baktı ki ona ellerini uzatmıyorlar o vakıt bunları acaib gördü ve içinde onlardan bir nevi' korku duydu. Dediler, «korkma çünkü biz Lut kavmine gönderildik»,
in-nâ (inne-nâ)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ona ellerini uzatmadıklarını görünce kendilerini yadırgadı ve içinde onlara karşı bir korku duydu. Onlar: «Korkma, zira biz Lut kavmine gönderildik!» dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fakat onların o buzağıya el sürmediklerini görünce, tuhafına gitti ve içinde onlara karşı bir korku uyandı. Onlar da «Korkma, biz Lut'un kavmine gönderildik.» dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Gültekin Onan = Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı / yadırgadı (nekirehüm)ve içine bir tür korku düştü. Dediler ki: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik."
in-nâ (inne-nâ)
Harun Yıldırım = Ellerinin buna uzanmadığını görünce, onlardan çekindi ve kalbine bir korku girdi. Dediler ki: “Korkma! Şüphesiz biz Lut kavmine gönderildik.”
in-nâ (inne-nâ)
Hasan Basri Çantay = (İbrâhîm), ellerinin buna uzanmadığını görünce onları (n durumundan) hoşlanmadı, onlardan kalbine bir nev'i korku gizledi. Onlar: «Korkma, dediler, çünkü biz Luut kavmine gönderildik».
in-nâ (inne-nâ)
Hayrat Neşriyat = Fakat ellerinin ona uzanmadığını görünce, onlar(ın durumların)ı yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir çeşit korku düştü. (Onlar ise:) 'Korkma! Şübhesiz ki biz (Allah’ın melekleriyiz ve) Lût kavmine (azab vazîfesi ile) gönderildik!' dediler.
in-nâ (inne-nâ)
İbni Kesir = Ellerinin ona uzanmadığını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü. Korkma, biz Lut kavmine gönderildik, dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Kadri Çelik = Ellerini ona uzatmadıklarını görünce, tavırları tuhafına gitti ve içinde onlara karşı bir korku uyandı. “Korkma, biz Lut kavmine gönderildik” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Muhammed Esed = Fakat ellerinin yemeğe gitmediğini görünce onların bu davranışı tuhafına gitti; onlardan yana içine bir korku düştü. (Ama) onlar: "Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik" dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Mustafa İslamoğlu = Fakat ellerinin ona uzanmadığını görünce onları yadırgadı ve onlardan yana içini bir korku ve endişe kapladı. Onlar dedi ki: "Endişeye mahal yok, çünkü biz Lut kavmi için gönderildik!"
in-nâ (inne-nâ)
Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki, onların ellerini ona uzatmadıklarını gördü. Onları hoşlanmadı ve onlardan gizlice korkar oldu. Dediler ki: «Korkma, biz muhakkak Lût kavmine gönderildik.»
in-nâ (inne-nâ)
Ömer Öngüt = Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve onlardan ötürü içine bir korku düştü. “Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik. ” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Şaban Piriş = Ellerini ona uzatmadıklarını görünce durumları hoşuna gitmedi ve içine bir korku düştü. -Korkma, dediler. Biz, Lut halkına gönderildik.”
in-nâ (inne-nâ)
Sadık Türkmen = Buzağıya ellerinin uzanmadığını görünce; onların hallerini beğenmedi ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. “Korkma! Biz Lût’un kavmine gönderildik” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Seyyid Kutub = İbrahim, elçilerin kızarmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce, konukları tuhafına gitti, içine onlardan kaynaklanan bir korku düştü. Bu sırada konukları «Korkma, biz Lût'un soydaşlarına gönderildik» dediler.
in-nâ (inne-nâ)
Suat Yıldırım = Ama misafirlerinin ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onların bu hali hoşuna gitmedi ve onlardan kuşkulandı, kalbine bir korku girdi. "Korkma!" dediler. "Çünkü biz aslında Lût kavmini imha etmek için gönderildik."
in-nâ (inne-nâ)
Süleyman Ateş = Ellerinin buzağıya uzanmadığını görünce durumlarını beğenmedi ve onlardan ötürü içinde bir korku duydu. "Korkma, dediler, biz Lût kavmine gönderildik."
in-nâ (inne-nâ)
Tefhim-ul Kuran = Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı ve içine bir tür korku düştü. Dediler ki: «Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik.»
in-nâ (inne-nâ)
Ümit Şimşek = Ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce bundan hoşlanmadı ve içine bir korku düştü. Onlar 'Korkma,' dediler. 'Biz Lût kavmine gönderildik.'
in-nâ (inne-nâ)
Yaşar Nuri Öztürk = Ellerinin ona ulaşmadığını görünce onlardan işkillendi. Ve kendilerinden ürpermeye başladı. "Korkma, dediler, biz Lût kavmine gönderildik."
in-nâ (inne-nâ)
İskender Ali Mihr = Fakat onların ellerinin ona uzanmadığını görünce onları yadırgadı. Ve onlardan (dolayı) bir korku hissetti. (Onlar): “Korkma, muhakkak ki biz, Lut kavmine gönderildik.” dediler.
in-nâ (inne-nâ)
İlyas Yorulmaz = Ete ellerini uzatmadıklarını görünce, bu durum hoşuna gitmedi ve bundan dolayı İbrahim’in içini bir korku kapladı. Elçiler İbrahim’e “Korkma, biz Lut kavmi için gönderildik” dediler.