Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
iz iltekaytum
Diyanet İşleri = Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
iz iltekaytum
Abdulbaki Gölpınarlı = Hani karşılaştığınız zamanda Allah, onları sizin gözünüze az gösterdiği gibi sizi de onlara az göstermişti; çünkü Allah, olacak işi yapacak, yerine getirecekti ve bütün işlerin mercii Allah'tır.
iz iltekaytum
Abdullah Parlıyan = İşte böylece savaşta karşı karşıya geldiğinizde, onları gözünüze az gibi gösterdi, tıpkı sizi de onların gözünde azalttığı gibi ki, böylece Allah yapılmasını istediği bir işi, gerçekleştirmiş olsun. Çünkü bütün olayların gidişi, başlangıç ve sonuç olarak hep gelip Allah'a dayanır.
iz iltekaytum
Adem Uğur = Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.
iz iltekaytum
Ahmed Hulusi = Hani siz karşı karşıya geldiğinizde onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. . . Allâh, hükmü verilmiş olayı oluşturdu! (Nihayet) tüm işler Allâh'a döndürülür.
iz iltekaytum
Ahmet Tekin = İşte onlarla karşılaştığınız vakit, Allah, onları sizin gözünüze az gösteriyordu. Sizi de, onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü gerçekleşmesi gereken planı Allah gerçekleştirecekti. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.
iz iltekaytum
Ahmet Varol = Karşı karşıya geldiğiniz zaman da, Allah, yapılması kesinleşmiş olan işi yerine getirmek için sizin gözünüzde onları, onların gözlerinde de sizi az gösteriyordu. İşler hep Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Ali Bulaç = Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Ali Fikri Yavuz = O vakit düşmanla karşılaştığınız sırada, Allah, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu (ki, çözülmeyib harbe tutuşsunlar. Halbuki savaş başladıktan sonra, sizi kendilerinin iki misli görüyorlardı). Çünkü Allah, mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah’a döndürülür.
iz iltekaytum
Ali Ünal = Savaş meydanında karşı karşıya geldiğiniz esnada Allah sizin gözlerinizde onları az gösteriyor ve sizi de onların gözünde küçültüyordu ki, böylece takdir buyurmuş olduğu bir işi icra etsin. Her halükârda bütün işler neticede varıp O’nda biter ve O neye hükmederse o olur.
iz iltekaytum
Bayraktar Bayraklı = Allah, olacak bir işi yerine getirmek için savaş alanında karşılaştığınız zaman, onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.
iz iltekaytum
Bekir Sadak = Karsilastiginizda, olacak isi oldurmak icin, onlari gozlerinize az gosteriyor ve sizi de onlarin gozunde azaltiyordu. Butun isler donup Allah'a varir. *
iz iltekaytum
Celal Yıldırım = Ve hatırla ki, (olacak bir durumu yerine getirmek için) karşılaştığınızda (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor ve sizi de onların gözünde az gösteriyordu. İşler ancak Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Cemal Külünkoğlu = Allah, ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi (inananların zaferi) için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, (üzerinize gelsinler diye) sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. (Biliniz ki) bütün işler, Allah'a döndürülecektir.
iz iltekaytum
Diyanet İşleri (eski) = Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah'a varır.
iz iltekaytum
Diyanet Vakfi = Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.
iz iltekaytum
Edip Yüksel = Zamanı gelip kendileriyle karşılaştığınızda sizin gözlerinizde onları az gösteriyor, onların da gözlerinde sizi az gösteriyordu ki ALLAH önceden planlanmış işi gerçekleştirsin. İşler, sonunda ALLAH'a döner.
iz iltekaytum
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o vakıt ki karşılaştığınız sıra onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu, çünkü Allah o fi'le çıkarılmış olan emri yerine getirecekti, öyle ya bütün işler Allaha irca' olunur
iz iltekaytum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hani karşılıştığınızda Allah, o yapılması gereken işi yerine getirmek için onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Öyle ya, bütün işler yalnız Allah'a döndürülecektir.
iz iltekaytum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Gültekin Onan = Karşı karşıya geldiğinizde Tanrı, gerçekleş(tiril)ecek buyruğu yerine getirmek (kaza etmek) için onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve (bütün) buyruklar Tanrı'ya döndürülür.
iz iltekaytum
Harun Yıldırım = Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyordu sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah gerçekleşecek olan emri yerine getirsin. Şüphesiz işler yalnızca Allah’a döndürülür.
iz iltekaytum
Hasan Basri Çantay = Hani karşılaşdığınız zaman (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah işlenmesi gereken emri yerine getirecekdi. (Bütün) işler ancak Allaha döndürülür.
iz iltekaytum
Hayrat Neşriyat = O vakit karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki, Allah (ezelî ilminde) yapılmış (hükmedilmiş) bir işi yerine getirsin! Nihâyet (bütün) işler ancak Allah’a döndürülecektir.
iz iltekaytum
İbni Kesir = Hani, karşılaştığınız zaman; Allah, yapılmış bir emri yerine getireceğinden onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Kadri Çelik = Karşı karşıya geldiğinizde Allah, olacağı olan işi gerçekleştirmek için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Muhammed Esed = İşte böylece, kavgada karşı karşıya geldiğiniz zaman, onları gözünüze az gibi gösterdi -tıpkı sizi de onların gözünde azalttığı gibi- ki Allah, (yapılmasını irade buyurduğu) işi gerçekleştirsin: çünkü bütün olay ve oluşumların gidişi, (başlangıç ve sonuç olarak) gelip Allaha dayanır.
iz iltekaytum
Mustafa İslamoğlu = Hani o gün karşı karşıya geldiğiniz zaman onları gözünüzde büyütmemenizi sağlamıştı; sizse onların gözünde zaten az görünüyordunuz ki, Allah olması mukadder bir işi gerçekleştirsin: sonunda her iş döner dolaşır Allah'ın dilediğine varır.
iz iltekaytum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve hani karşı karşıya geldiğiniz zaman onları size gözlerinizde pek az gösteriyordu ve sizleri de onların gözlerinde azaltıyordu. Tâ ki, Allah Teâlâ yapılmış olan bir emri yerine getirsin. Ve bütün işler Allah Teâlâ'ya döndürülür.
iz iltekaytum
Ömer Öngüt = Allah, olacak olan emri yerine getirmek için (düşmanla) karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde az gösteriyordu. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Şaban Piriş = Karşılaştığınızda olacak işi gerçekleştirmek için Allah, onları sizin gözlerinizde az gösteriyor; sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. İşler dönüp Allah’a varır.
iz iltekaytum
Sadık Türkmen = Hani o gün karşılaştığınız zaman; savaş başlamadan önce onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde, (korkup gitmesinler diye) azaltıyordu ki, Allah adaleti gerçekleştirsin. Sonunda bütün işlere izin vermek Allah’a aittir..
iz iltekaytum
Seyyid Kutub = Allah, ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Her işin sonu Allah'a varır.
iz iltekaytum
Suat Yıldırım = Karşılaştığınız zaman Allah sizin gözlerinizde onları az gösteriyor, sizi de onlara az gösteriyordu ki Allah takdir ettiği işi yerine getirsin. Bütün işler sonuçta Allah’a raci olur (nihaî karar ve yürütme O’na aittir.)
iz iltekaytum
Süleyman Ateş = Karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki yapılması gereken bir işi yerine getirsin. İşler, hep Allah'a döndürülecektir.
iz iltekaytum
Tefhim-ul Kuran = Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
Ümit Şimşek = Onlarla karşılaştığınızda ise, onları sizin gözünüze, sizi de onların gözlerine az gösterdi-tâ ki, olacak olan işi Allah böylece yerine getirsin. Zaten sonunda bütün işler Allah'a döner.
iz iltekaytum
Yaşar Nuri Öztürk = Karşılaştığınızda onları sizin gözlerinize az gösteriyordu. Sizi de onların gözünde azaltıyordu ki, yapılmasına karar verilen işi yürürlüğe koysun. Zaten bütün işler Allah'a döndürülür.
iz iltekaytum
İskender Ali Mihr = Ve yapılması gerekli olan emrin yapılmasını, Allah’ın vukua getirmesi için karşılaştığınız zaman sizin gözlerinizde onları size az gösteriyordu. Ve onların gözlerinde de sizi azaltıyordu. Ve işler (emirler), Allah’a döndürülür.
iz iltekaytum
İlyas Yorulmaz = Düşmanla karşılaştığınızda Allah onları gözünüzde az, sizi de onların gözünde Allah’ın hükmünün yerine gelmesi için, azınlık (güçsüz) gösterdi. Bütün işler Allah’a döndürülür.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Diyanet İşleri = Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine düşman olması, onları tasalandırması için Firavun'un adamları, onu buldular; şüphe yok ki Firavun ve Hâmân'la askerleri, yanlış hareket etmedeydiler.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Abdullah Parlıyan = Firavun'un taraftarları O'nu suya atılmış sahipsiz bir çocuk olarak bulup, güya kurtardılar, ama ileride kendileri için bir düşman ve üzüntü olacağının farkında değillerdi. Bu çocuğu alıp saraya koymalarında, Firavun, Hâmân ve orduları yanlış hareket etmekteydiler, veya Firavun, Haman ve yandaşları, gerçekten günaha batıp giden kimselerdi.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Adem Uğur = Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı. O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ahmed Hulusi = Firavun'un ailesi Onu kaybolmuş çocuk olarak bulup aldı. Kendileri için düşman ve hüzün vesilesi olacağı için. . . Muhakkak ki Firavun, Haman ve o ikisinin orduları yanlış işler yapıyordu!
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ahmet Tekin = Nihayet, Firavun ailesi onu buluntu bir çocuk olarak aldı. Sonradan, Mûsâ, onlar için bir düşman, bir üzüntü konusu olacaktı. Belli ki Firavun, Hâmân ve kurmayları yanılıyorladı.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ahmet Varol = Nihayet Firavun'un adamları, kendilerine bir düşman ve üzüntü (sebebi) olması için onu bulup aldılar. Doğrusu Firavun, Haman ve askerleri yanılgı içindeydiler.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ali Bulaç = Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine (Mûsa bir müddet emzirilip Nil nehrine atıldıktan sonra), Firavun’un adamları onu bulup aldılar. Çünkü, ileride kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olacaktı. Doğrusu Firavun, (veziri) Hâmân ve askerleri hep günahkârdılar.
feltekata-hû (fe iltekata-hu)(lekata)
Ali Ünal = Firavun’un ailesi O’nu ırmakta bulup aldılar; (bilmiyorlardı ki O,) ileride onlar için bir düşman ve başlarına dert olacak tı. Doğrusu Firavun, Hâmân ve orduları, (bilhassa İsrail Oğulları’na muamelelerinde) çok zalimdiler.