Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Diyanet İşleri = Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helâk olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken, onu ve âilesini kurtardık, ancak karısını kurtarmadık, onun, geri kalanlarla kalmasını takdîr etmiştik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bunun üzerine biz de, O'nu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısının geride kalanlar arasında olmasını gerekli gördük.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Adem Uğur = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ahmed Hulusi = Biz de Onu ve ehlini kurtardık, karısı müstesna. . . Onu, geride kalıp helâk olanlardan (olmasını) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ahmet Tekin = Bunun üzerine Lût’u ve ailesini, mü’minleri kurtardık. Yalnız karısı müstesna. Onun geride, azâba uğrayanların içinde kalmasına hükmettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ahmet Varol = Biz de onu ve karısı dışında bütün ailesini kurtardık. Onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ali Bulaç = Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine biz de Lût’u ve âilesini kurtardık; ancak karısını geride kalanlardan (helâke uğrayanlardan) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ali Ünal = Neticede Biz de O’nu ve ailesini kurtardık, hanımı hariç. O’nun geride kalıp helâk edilenlerden olmasını takdir buyurduk.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Karısı müstesna; çünkü onun, geride kalmasını gerekli bulduk.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Bekir Sadak = Bunun uzerine onu ve ailesini kurtardik, yalniz karisinin geride kalanlardan olmasini gerekli bulduk.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Celal Yıldırım = Biz, Lût'u da, ailesini de kurtardık ; ancak karısını değil, onu geride kalıp (yok edilecekler) arasında takdîr ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz de Lût'u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşinin ise geride kalarak yok olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Diyanet Vakfi = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Edip Yüksel = Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı hariç; onu geride kalanlardan saydık.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine onu ve ehlini necâta çıkardık ancak karısını kalanlardan takdir etmiştik

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık; ancak kansının geride kalanlar arasında olmasını takdir etmiştik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Gültekin Onan = Biz de, onu ve ehlini (ailesini) kurtardık, Yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Harun Yıldırım = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Hasan Basri Çantay = Bunun üzerine biz de hem onun, hem geri kalanlardan olmasını takdîr etdiğimiz karısından, başka bütün haanedânını kurtardık.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Hayrat Neşriyat = Bunun üzerine (biz de) onu ve ehlini kurtardık. Ancak karısı hâriç; onun (inkârısebebiyle) geride kalanlardan olmasını takdîr ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 İbni Kesir = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısının geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Kadri Çelik = Biz de onu ve ailesini kurtardık. Sadece karısı müstesna; onu geride kalanlardan (azaba uğrayanlardan olmasını) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Muhammed Esed = Ve bunun üzerine Biz de o'nu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısının geride kalanlar arasında olmasını gerekli gördük.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = Derken, Biz onu ve (iman) ailesini kurtardık; ancak karısının dökülenler arasında yer almasına karar verdik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Binaenaleyh O'nu ve bütün hanedanını necâta erdirdik, zevcesi müstesna. Onu takdirimizle azapta bâki kalanlardan kıldık.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ömer Öngüt = Biz de onu ve âilesini kurtardık. Yalnız karısı müstesnâ. Onun geride kalanlar arasında olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Şaban Piriş = O’nu ve ailesini kurtardık, yalnız, geride kalanlardan olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Sadık Türkmen = Onu ve eşi haricindeki ailesini kurtardık. (Lût’un eşi) azabı hak edenlerden oldu!

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Seyyid Kutub = Lût'u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşinin ise geride kalarak yok olmasını kararlaştırdık.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Suat Yıldırım = Biz onu, ailesini ve beraberinde olanları kurtardık. Yalnız eşinin geride kalıp azaba uğrayanlardan olmasını takdir etmiştik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Süleyman Ateş = Biz de onu ve âilesini kurtardık, yalnız karısının (azâbda) kalanlardan olmasını takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Ümit Şimşek = Biz de onu ve ailesini kurtardık-karısı dışında; çünkü onu geride kalanlar arasında takdir etmiştik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. Onu, arkada kalanlardan biri olarak takdir etmiştik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 İskender Ali Mihr = Böylece onu ve ailesini, hanımı hariç (olmak üzere) kurtardık. Onu geride kalanlardan taktir ettik.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Neml / 57 -

 İlyas Yorulmaz = Karısının dışında, Lut’u ve ehlini kurtardık. Karısı yerle bir olanlardan oldu.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Diyanet İşleri = İbrahim, “Ama orada Lût var” dedi. Onlar, “Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helâk edilenlerden olacaktır.”

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İbrâhim, orada Lût da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve âilesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat İbrahim: “Ama Lût da onlar arasında yaşıyor!” diye haykırdığı zaman, melekler şu cevabı verdiler: “Kimin orada olduğunu biz daha iyi biliyoruz. O'nu ve karısı dışındaki, bütün aile afradını kesinlikle kurtaracağız. Karısı ise, geride bırakılanlar arasında yer alıp, helak edilenlerden olacaktır.”

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Adem Uğur = (İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) dedi ki: "Muhakkak ki orada Lût var?" Dediler ki: "Orada kim olduğunu biliriz. . . Mutlaka Onu ve Onun ailesini kurtaracağız. . . Karısı hariç; o geride kalanlardan oldu. "

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim:'Orada Lût da var' dedi. Melekler:'Biz orada kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini, mü’minleri elbette kurtaracağız. Yalnız karısı, geride kalanlar, cezaya çarptırılanlar arasında olacak.' dediler.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ahmet Varol = (İbrahim): 'Orada Lut var' dedi. (Elçiler): 'Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Onu ve karısı dışında ailesini kurtaracağız. O ise geride kalacaklardandır' dediler.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Onun içinde Lut da vardır." Dediler ki: "Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır."

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = İbrahîm dedi ki, onların içinde (zalim olmıyan) Lût da var. Onlar: “- Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi biliriz. Hem onu, hem ailesini kurtaracağız, ancak karısı müstesna; o azab içinde kalanlardan oldu” dediler.

illemreetehu (illâ emreete-hu)

  Ankebût / 32 -

 Ali Ünal = İbrahim, “Ama Lût da orada!” dedi. “Biz orada kim var kim yok daha iyi biliyoruz. O’nu ve ailesini elbette kurtaracağız, fakat hanımı hariç. Onun geride, helâk olacaklar içinde kalmasına hükmedilmiş bulunuyor.”