Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ileyki

  Meryem / 25 -

 Diyanet İşleri = “Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün.”

ileyki

  Meryem / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Abdullah Parlıyan = Hurma ağacını, kendine doğru silkele ki, üzerine olgun, taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Adem Uğur = Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ahmed Hulusi = "O hurma ağacının dalını kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma düşecektir. "

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ahmet Tekin = 'Hurma yüklü ağacı kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.' dedi.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ahmet Varol = Hurma dalını kendine doğru salla üzerine yeni olmuş taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ali Bulaç = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ali Ünal = “Haydi, şu hurma ağacını da kendine doğru silkele de, üzerine olmuş, taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Bayraktar Bayraklı = “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.”

ileyki

  Meryem / 25 -

 Bekir Sadak = (24-25) Onun altindan bir ses kendisine soyle seslendi: «Sakin uzulme, Rabbin icinde bulunani serefli kilmistir. Hurma agacini kendine dogru silkele, ustune taze hurma dokulsun.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Celal Yıldırım = (24-25) Altından bir ses şöyle dedi ona : «Üzülme, Rabbin senin altında bir su arkı meydana getirdi, hurma dalını kendine doğru çekip silkele, üzerine taze hurma dökülsün.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Cemal Külünkoğlu = “Hurmanın dalını silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”

ileyki

  Meryem / 25 -

 Diyanet İşleri (eski) = (24-25) Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: 'Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Diyanet Vakfi = «Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Edip Yüksel = 'Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine olgun hurmalar dökülsün.'

ileyki

  Meryem / 25 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün

ileyki

  Meryem / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Gültekin Onan = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."

ileyki

  Meryem / 25 -

 Harun Yıldırım = "Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."

ileyki

  Meryem / 25 -

 Hasan Basri Çantay = (24-25-26) Aşağısından ona şu nida geldi: «Tasalanma, Rabbin senin alt (yan) ında bir su arkı vücûda getirmişdir. Hurma ağacını kendine doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecekdir. Artık ye, iç. Göz (ün) aydın olsun. Eğer beşerden her hangi birini görürsen «ben, de, o çok esirgeyici (Allaha) oruç adadım. Onun için bu gün hiç bir kimseye kat'iyyen söz söylemeyeceğim.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Hayrat Neşriyat = 'Hem hurma ağacını kendine doğru silkele ki üzerine tâze hurmalar dökülsün!'

ileyki

  Meryem / 25 -

 İbni Kesir = Hurma dalını kendine doğru silkele; üstüne taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Kadri Çelik = “Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülüversin.”

ileyki

  Meryem / 25 -

 Muhammed Esed = Şimdi hurmanın gövdesini kendine doğru silkele, taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Mustafa İslamoğlu = haydi, hurma dalını kendine doğru çekerek silkele, üstüne taze ve olgun hurmalar dökülsün;

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Hurma ağacını kendine doğru silkele, üzerine taze hurma dökülüversin.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ömer Öngüt = “Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün. ”

ileyki

  Meryem / 25 -

 Şaban Piriş = Hurma dalını kendine doğru salla, üstüne taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Sadık Türkmen = Hurma dalını kendine doğru silkele; üstüne henüz olgunlaşmış taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Seyyid Kutub = Hurmanın dalını silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Suat Yıldırım = "Haydi, hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurmalar dökülsün."

ileyki

  Meryem / 25 -

 Süleyman Ateş = "Hurma dalını sana doğru silkele, üzerine olmuş, taze hurma dökülsün."

ileyki

  Meryem / 25 -

 Tefhim-ul Kuran = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin.»

ileyki

  Meryem / 25 -

 Ümit Şimşek = 'Hurmanın dalını kendine doğru silkele; sana taze hurma dökülsün.

ileyki

  Meryem / 25 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."

ileyki

  Meryem / 25 -

 İskender Ali Mihr = Ve hurma ağacının gövdesini üzerine silkele. Taze hurmalar senin üzerine düşsün, (orada) toplansın.

ileyki

  Meryem / 25 -

 İlyas Yorulmaz = “Hurma ağacının bir dalını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün” diye seslendi.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Mûsâ'nın anasına, onu emzir, bir tehlikeye uğramasından ürkersen at onu nehre ve korkma, tasalanma, şüphe yok ki biz, onu sana tekrar veririz ve onu peygamberlere katar, peygamber yaparız diye vahyettik.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bunun içindir ki, Musa doğduğu zaman annesine, O'nu bir süre emzir diye ilham ettik, ama O'nun başına birşey gelmesinden korktuğun zaman, O'nu nehre bırak ve O'nun için korkma üzülme; çünkü biz O'nu, sana geri döndüreceğiz ve O'nu peygamberlerden kılacağız diye ilhamda bulunduk.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Adem Uğur = Musa'nın anasına: Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ahmed Hulusi = Musa'nın anasına şöyle vahyettik: "Onu emzir. . . Onun hakkında korktuğunda da Onu nehre (Nil'e) bırak. . . Korkma, mahzun olma! Muhakkak ki biz Onu sana geri döndüreceğiz ve Onu Rasûllerden kılacağız. "

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ahmet Tekin = Biz Mûsâ’nın annesine:'Onu emzir. Kendisine zarar geleceğinden kaygılandığında, onu ırmağa, Nil’e bırak. Korkma, hüzünlenme. Biz onu tekrar sana vereceğiz. Onu özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlerden biri olarak görevlendireceğiz.' diye ilham ettik.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ahmet Varol = Musa'nın annesine: 'Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkacak olursan onu denize [2] bırak. Korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız' diye vahyettik (ilham ettik).

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ali Bulaç = Musa'nın annesine: "Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, onu suya bırak, korkma ve üzülme; çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu gönderilen (elçilerden) kılacağız" diye vahyettik (bildirdik).

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa’nın anasına şöyle ilham ettik: “- Bu çocuğu (Mûsa’yı) emzir; sonra öldürülmesinden korktuğun zaman, onu denize (Nil nehrine) bırakıver, boğulmasından korkma, ayrılığından kederlenme. Çünkü biz, muhakkak onu sana geri vereceğiz; ve kendisini peygamberlerden yapacağız.

ileyki

  Kasas / 7 -

 Ali Ünal = (Musa dünyaya gelince) annesine, “(Çocuğun hayatı hakkında herhangi bir endişeye kapılmadan) onu emzir!” diye ilham ettik: “Ne zaman ki hayatından endişe etmeye başladın, o zaman O’nu ırmağa bırak ve hiç korkma, üzülme de. Biz mutlaka O’nu seninle tekrar buluşturacak ve O’nu (Mesajımızı tebliğ için) gönderilenlerden kılacağız.