Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ilâhen
Diyanet İşleri = Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı hâlde Allah ile birlikte başka bir ilâha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kâfirler asla kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kim Allah'la berâber bir başka mâbûdu çağırırsa onun, bu hususta bir burhânı yoktur; sorusu da Rabbine âittir onun; hiç şüphe yok ki kâfirler, kurtulmazlar, muratlarına ermezler.
ilâhen
Abdullah Parlıyan = Öyleyse kim, hakkında hiçbir delile sahip olmadığı halde, Allah'la beraber başka ilaha yakarırsa, bunun hesabını Allah katında, mutlaka verecektir. Doğrusu Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, asla kurtuluşa erişemeyeceklerdir.
ilâhen
Adem Uğur = Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa, -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur- o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki kâfirler iflah olmaz.
ilâhen
Ahmed Hulusi = Kim Allâh ile yanı sıra başka tanrıya yönelirse -ki o konuda hiçbir kanıtı olamaz- onun getirisi ancak Rabbinin indîndedir. . . Muhakkak ki hakikat bilgisini inkâr edenler kurtuluşa eremezler!
ilâhen
Ahmet Tekin = Kim Allah ile birlikte, lehine hiçbir kesin delili olmayan bir başka tanrıya tapar, yalvarırsa, onun hesabı, katiyetle Rabbinin huzurunda görülecektir. Şu bir gerçektir ki, kâfirler, nankörler iflâh olmaz, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezler.
ilâhen
Ahmet Varol = Kim Allah'la beraber, hakkında hiçbir delili olmaksızın başka bir ilâha taparsa onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz kâfirler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Ali Bulaç = Kim Allah ile beraber ona ilişkin geçerli kesin bir kanıt (burhan)ı olmaksızın başka bir ilaha taparsa, artık onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz inkâr edenler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Ali Fikri Yavuz = Her kim, Allah ile bareber diğer bir ilâh’a, onu isbat edecek bir delili olmamasına rağmen, ibadet ederse onun cezası ancak Rabbinin katındadır. Gerçek şudur ki, kâfirler felâh bulmazlar.
ilâhen
Ali Ünal = Kim ibadet için Allah’tan başka bir ilâh tanırsa –ki bu konuda herhangi bir delilinin olması mümkün değildir– hiç kuşkusuz bunun hesabını Rabbisinin katında verecektir. Şurası bir gerçek ki, kâfirler asla felâh bulmaz.
ilâhen
Bayraktar Bayraklı = Kim, hakkında hiçbir delile sahip olmadığı halde Allah ile beraber başka bir tanrıya taparsa, bunun hesabını Rabbinin huzurunda verecektir. Gerçek şu ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Bekir Sadak = Allah'la beraber, varligina hicbir delili olmadigi halde baska tanriya tapanin hesabini Rabbi gorecektir. Inkarcilar elbette kurtulamazlar.
ilâhen
Celal Yıldırım = Allah'la beraber başka bir ilâha —bu hususta (isbatlayıcı) hiçbir delil yokken— ibâdet edip tapan kimsenin hesabı ancak Rabbinin yanındadır ; doğrusu kâfirler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Cemal Külünkoğlu = Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah'ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk ederse onun hesabını Rabbi görecektir. Şüphesiz inkârcılar asla kurtuluşa eremezler
ilâhen
Diyanet İşleri (eski) = Allah'la beraber, varlığına hiçbir delili olmadığı halde başka tanrıya tapanın hesabını Rabbi görecektir. İnkarcılar elbette kurtulamazlar.
ilâhen
Diyanet Vakfi = Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa, -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur- o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki kâfirler iflah olmaz.
ilâhen
Edip Yüksel = Her kim ALLAH'la birlikte, hiç bir delile sahip olmayan başka bir tanrıya da kulluk ederse, onun hesabı Rabbinin katındadır. Kuşkusuz kafirler başaramazlar.
ilâhen
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve her kim Allahın beraberinde diğer bir tanrı da'vâ ederse onun ona hiç bir bürhanı yoktur ve ancak rabbının ındinde hisabı vardır, hak bu ki kâfirler felâh bulmazlar
ilâhen
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her kim Allah ile birlikte başka bir tanrı olduğunu iddia ederse, onun bu hususta hiçbir delili yoktur ve onun hesabı Rabbinin katında görülecektir ancak! Gerçek şu ki, kafirler kurtuluşa eremezler!
ilâhen
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur- o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Gültekin Onan = Kim Tanrı ile beraber ona ilişkin geçerli 'kesin bir kanıtı' (burhan) olmaksızın başka bir tanrıya taparsa, artık onun hesabı rabbinin katındadır. Şüphesiz kafirler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Harun Yıldırım = Her kim Allah ile birlikte diğer bir ilaha taparsa, ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki kâfirler iflah olmaz.
ilâhen
Hasan Basri Çantay = Kim Allah ile beraber diğer bir Tanrıya, bunu (isbat edecek) hiçbir delili olmamasına rağmen, taparsa onun hesabı (cezası) ancak Rabbi nezdindedir. Hakıykat şudur ki kâfirler korkduklarından emîn, umduklarına nail olamıyacaklardır.
ilâhen
Hayrat Neşriyat = Kim Allah ile berâber, hakkında hiçbir delil bulunmayan başka bir ilâha yalvarırsa, artık onun hesâbı ancak Rabbinin katındadır. Şu şübhesiz ki, kâfirler kurtuluşa ermez.
ilâhen
İbni Kesir = Kim, başka bir tanrıya taparsa; onun hiç bir delili yoktur ve onun hesabı Rabbının katındadır. Gerçek şu ki, kafirler felah bulamazlar.
ilâhen
Kadri Çelik = Her kim Allah ile birlikte başka bir tanrı olduğunu iddia ederse, onun bu hususta hiçbir delili yoktur ve onun hesabı Rabbinin katında görülecektir ancak! Şüphesiz küfre sapanlar kurtuluşa eremezler!
ilâhen
Muhammed Esed = Öyleyse artık, kim ki, hakkında hiçbir delile sahip olmadığı halde Allah'la beraber başka bir tanrıya yakarırsa bunun hesabını Rabbinin katında mutlaka verecektir; (ve) şüphesiz, hakkı böylece inkar etmiş olanlar asla kurtuluşa, esenliğe erişemeyeceklerdir!
ilâhen
Mustafa İslamoğlu = Şu halde her kim, konu hakkında hiç bir ikna edici delili olmadan Allah'la beraber başka bir ilaha dua ederse, iyi bilsin ki bunun hesabı Rabbinin huzurunda mutlaka görülecektir: şu kesin ki, inkar edenler asla kurtuluşa eremeyecekler.
ilâhen
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve her kim Allah ile beraber bir ilâha da taparsa ki, bunun için ona hiçbir delil yoktur, artık onun hesabı muhakkak ki Rabbinin katındadır. Şüphe yok ki, kâfirler felâha nâil olmazlar.
ilâhen
Ömer Öngüt = Kim Allah ile beraber, varlığını ispat edecek hiçbir delil bulunmayan bir ilâha taparsa, o kimsenin hesabı Rabbinin katındadır. Gerçek şu ki kâfirler iflâh olmazlar.
ilâhen
Şaban Piriş = Kim Allah ile beraber, varlığına hiçbir belge bulunmayan başka bir ilaha dua ve kulluk ederse, onun hesabı ancak Rabbinin yanındadır. Çünkü kafirler kurtuluşa eremez.
ilâhen
Sadık Türkmen = Kim Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarırsa, kendisi hakkında hiçbir delili bulunmadığı halde onun hesabı, Rabbinin yanındadır ancak. Dikkat edin; gerçeklerin üzerini örten/gizleyen(kâfir)ler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Seyyid Kutub = Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah'ın yanısıra başka bir ilaha taparsa onun hesabını Rabb'i görecektir. Hiç kuşkusuz kâfirler iflah olmazlar.
ilâhen
Suat Yıldırım = O halde, kim tanrılığını ispat eden hiç bir delili olmamasına rağmen, Allah’la beraber başka bir tanrıya taparsa, âhirette Rabbinin huzurunda hesabını verecek, cezasını çekecektir. Şurası muhakkak ki kâfirler asla iflah olmazlar.
ilâhen
Süleyman Ateş = Kim Allâh ile beraber, varlığını kanıtlayacak hiçbir delil bulunmayan bir tanrıya taparsa, onun hesabı, Rabbinin yanındadır (onu Allâh cezâlandırır) çünkü kâfirler iflâh olmazlar.
ilâhen
Tefhim-ul Kuran = Kim Allah ile beraber ona ilişkin geçerli kesin bir kanıt (burhan)ı olmaksızın başka bir ilaha taparsa, artık onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz küfredenler kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Ümit Şimşek = Elinde onun tanrılığına dair hiçbir delil olmadığı halde, kim Allah ile beraber başka bir tanrıya dua ederse, onun Rabbi katında verilecek bir hesabı vardır. Öyle kâfirler asla iflâh olmazlar.
ilâhen
Yaşar Nuri Öztürk = Kim Allah'ın yanında, hakkında hiçbir kanıt olmayan bir başka ilaha yakarır/davet ederse, onun hesabı rabbi katındadır. Hiç kuşkusuz, küfre sapanlar iflah etmezler.
ilâhen
İskender Ali Mihr = Ve kim, bir burhanı (delili) olmamasına rağmen, Allah ile beraber başka bir ilâha taparsa, artık onun hesabı sadece Rabbinin katındadır. Muhakkak ki kâfirler, felâha (kurtuluşa) eremezler.
ilâhen
İlyas Yorulmaz = Allah dan başka yalvardığınız başka ilahlar hakkında hiçbir sağlam kanıt yoktur. Artık böylelerinin hesabı Rabbine kalmış olup, gerçekleri inkar edenler asla kurtuluşa eremezler.
ilâhen
Diyanet İşleri = İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilâhları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilâh yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.”
ilâhen
Abdulbaki Gölpınarlı = İsrailoğullarını denizden geçirdik de putlara tapmakta olan bir topluluğa rastladılar. Yâ Mûsâ dediler, onların taptığı putlar gibi bize de putlar yap. Mûsâ, şüphe yok ki dedi, siz bilgisiz bir kavimsiniz.
ilâhen
Abdullah Parlıyan = Ve israoğullarını denizden geçirdik. Orada kendilerine mahsus, birtakım putlara samimiyetle tapan bir toplulukla karşılaştılar; ve bunun üzerine israoğulları: “Ey Musa! Bize de onların tanrıları gibi bir tanrı yapıver” dediler. Musa da: “Gerçekten siz eğri doğru nedir bilmeyen, cidden ne cahil bir topluluksunuz” dedi.
ilâhen
Adem Uğur = İsrailoğullarını denizden geçirdik, orada kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavme rastladılar. Bunun üzerine: Ey Musa! Onların tanrıları olduğu gibi, sen de bizim için bir tanrı yap! dediler. Musa: Gerçekten siz cahil bir toplumsunuz, dedi.
ilâhen
Ahmed Hulusi = İsrailoğullarına denizi geçirttik. . . Kendilerine ait putlara tapınan bir topluluğa ulaştılar. Dediler ki: "Ey Musa. . . Onların sahip olduğu ilâhlar gibi bizim için bir ilâh oluştur". . . (Musa) dedi ki: "Muhakkak ki siz çok cahilsiniz!"
ilâhen
Ahmet Tekin = İsrâiloğulları’na denizi geçirdik. Yollarına devam ederken bir kavme rastladılar. Onlar kendilerine mahsus ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykellere, putlara tapıyorlardı. Kavmi Mûsâ’ya:'Ey Mûsâ, onların tanrıları gibi sen de bize bir tanrı yap' dediler. Mûsâ:'Siz, Allah’ın varlığını, birliğini, ibadete lâyık tek tanrı olduğunu hâlâ anlamamakta ısrar eden, bilgi ve muhakemenizi kullanmayan, tutarsız, cahilce davranan bir kavimsiniz' dedi.
ilâhen
Ahmet Varol = İsrailoğullarını denizden geçirdik ve putları önünde eğilen bir topluluğa rastladılar. 'Ey Musa! Onların ilahları olduğu gibi bize de bir ilah yap' dediler. (Musa) dedi ki: 'Siz gerçekten cahillik eden bir topluluksunuz.
ilâhen
Ali Bulaç = İsrailoğullarını denizden geçirdik. Putları önünde bel büküp eğilmekte olan bir topluluğa rastladılar. Musa'ya dediler ki: "Ey Musa, onların ilahları (var; onların ki) gibi, sen de bize bir ilah yap." O: "siz gerçekten cahillik etmekte olan bir kavimsiniz" dedi.
ilâhen
Ali Fikri Yavuz = Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Onlar, putlara ibâdet eden bir kavme uğradılar. (İçlerinde câhil olanlar şöyle) dediler: “- Ey Mûsa, bunların taptıkları tanrıları gibi, bize de bir tanrı yap.” Mûsâ, onlara dedi. “- Siz, bir topluluksunuz ki gerçekten cahillik ediyorsunuz.
ilâhen
Ali Ünal = İsrail evlâtlarını denizden geçirdik. Derken yolları, günün belli vakitlerini kendilerine has birtakım putlara ibadete ayırıp onlara tapan bir topluluğa uğradı. “Musa!” dediler: “Nasıl şunların birtakım ilâhları varsa bizim için de öyle bir ilâh tayin et.” Musa, “Şurası bir gerçek ki,” diye cevap verdi: “siz, hep böyle cehalet içinde gidip gelen bir topluluksunuz.