Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

husren

  Talâk / 9 -

 Diyanet İşleri = Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken yaptıklarının vebâlini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.

husren

  Talâk / 9 -

 Abdullah Parlıyan = Derken onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve bu dünyada yaptıkları işlerin sonu zarar ve ziyan olup gitmiştir.

husren

  Talâk / 9 -

 Adem Uğur = Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

husren

  Talâk / 9 -

 Ahmed Hulusi = Böylece işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Ahmet Tekin = Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının cezasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi.

husren

  Talâk / 9 -

 Ahmet Varol = Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin sonu da hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Ali Bulaç = Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Ali Fikri Yavuz = Öylece küfürlerinin cezasını taddılar ve işlerinin sonu bir hüsran oldu. (Ahirette de bir perişanlık içindeler.)

husren

  Talâk / 9 -

 Ali Ünal = İşlediklerinin vebalini çektiler ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Bayraktar Bayraklı = Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.

husren

  Talâk / 9 -

 Bekir Sadak = Onlar, islerinin karsiligini tattilar; islerinin sonu husran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Celal Yıldırım = Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Cemal Külünkoğlu = Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Diyanet Vakfi = Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

husren

  Talâk / 9 -

 Edip Yüksel = Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu

husren

  Talâk / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O şekilde yaptığının cezasını tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Gültekin Onan = Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını çektiler. İşlerinin sonucu da tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Harun Yıldırım = Artık o, yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Hasan Basri Çantay = İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.

husren

  Talâk / 9 -

 Hayrat Neşriyat = Öyle ki (onlar) işlerinin vebâlini tattı ve işlerinin âkıbeti hüsrân oldu!

husren

  Talâk / 9 -

 İbni Kesir = Onlar, yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu ise hüsran olmuştur

husren

  Talâk / 9 -

 Kadri Çelik = İşinin vebâlini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.

husren

  Talâk / 9 -

 Muhammed Esed = Ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; (bu dünyada,) yaptıklarının sonu yıkım oldu;

husren

  Talâk / 9 -

 Mustafa İslamoğlu = Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.

husren

  Talâk / 9 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Ömer Öngüt = Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını çektiler. İşlerinin sonucu da tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Şaban Piriş = Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Sadık Türkmen = Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Seyyid Kutub = Onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

husren

  Talâk / 9 -

 Suat Yıldırım = Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Süleyman Ateş = İşinin vebâlini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.

husren

  Talâk / 9 -

 Tefhim-ul Kuran = Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Ümit Şimşek = Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 İskender Ali Mihr = Böylece (o ülke halkları) işlerinin vebalini tattı. Ve onların işlerinin sonu hüsran oldu.

husren

  Talâk / 9 -

 İlyas Yorulmaz = Dolaysıyla yaptıkları yanlış işlerin vebalini çekmişler ve işlerinin sonucu da hüsranla sona ermiştir.