Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Diyanet İşleri = Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu işe âit dört tanık getirselerdi ya. Tanık getiremeyince de onlar, Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Abdullah Parlıyan = Bu asılsız iftirayı ileri sürenlerden, iddialarını doğrulamak için, dört şahit getirmelerini istemeniz gerekmez miydi? Şahitleri getiremediklerine göre bunlar, Allah katında yalancılardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Adem Uğur = Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ahmed Hulusi = (O iftirayı yayanlar) buna dair dört şahit getirmeli değil miydiler? Mâdemki şahitleri getirmediler, işte onlar Allâh indînde yalancıların ta kendileridirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ahmet Tekin = İftiracıların da bu konuda dört görgü şâhidi getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şâhitleri getiremediler, öyleyse onlar, Allah nezdinde yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ahmet Varol = Ona dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki şahit getiremediler öyleyse onlar Allah katında yalancıların kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ali Bulaç = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = Buna dört şahid getirselerdi ya... Madem ki şahid getiremediler, o halde onlar, Allah katında yalancılardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ali Ünal = O iftiracılar da, dört şahit ibraz etmeli değiller miydi? Şahit ibraz edemediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Bayraktar Bayraklı = İftira edenlerin buna dört şahit getirmeleri gerekirdi. Onlar bu şahitleri getirmedikleri sürece Allah katında yalancıdırlar.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Bekir Sadak = Dort sahit getirmeleri gerekmez miydi? Iste bunlar, sahit getirmedikce Allah katinda yalanci olanlardir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Celal Yıldırım = Onlar iftiraya karşı dört şahit getirmeli değiller miydi ? Şâhidleri getiremediklerine göre, onlar evet onlar Allah yanında yalancılardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Diyanet İşleri (eski) = Dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? İşte bunlar, şahit getirmedikçe Allah katında yalancı olanlardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Diyanet Vakfi = Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Edip Yüksel = Dört tanık getirmeli değiller miydi? Tanıklar getiremediklerine göre onlar ALLAH yanında yalancılardandır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ona dört şâhid getirselerdi ya, mademki şâhid getiremediler o halde onlar Allah ındinde yalancılardan ıbarettirler

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ona dört şahit getirselerdi ya, madem ki şahit getiremediler, o halde onlar Allah katında yalancılardan ibarettirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Bu iddiayı ortaya atanların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki şahitler getirip ispat edemediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Gültekin Onan = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Tanrı katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Harun Yıldırım = Onların da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Hasan Basri Çantay = Buna karşı dört şâhid getirmeli değil miydiler? Maadem ki onlar (bu) şâhidleri getiremediler, o halde onlar Allah indinde yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Hayrat Neşriyat = (Onların) buna karşı dört şâhid getirmeleri gerekmez miydi? Mâdem ki şâhidleri getiremediler; öyleyse onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 İbni Kesir = Buna karşı dört şahidle gelmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar şahidleri getiremediler, öyleyse onlar Allah katında yalancıların kendileridirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Kadri Çelik = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Muhammed Esed = (Bu asılsız isnadı ileri sürenlerden) iddialarını doğrulamak için dört şahit getirmeleri(ni istemeniz) gerekmez miydi? Çünkü, bu şehadeti sağlamadıkları sürece, Allah katında yalancı olanlar işte böyleleridir!

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Mustafa İslamoğlu = (İftiracılar) iddialarını isbat için dört şahit getirselerdi ya! Madem ki bu şahitleri getiremediler, bu takdirde onlar Allah katında yalancının ta kendisidirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onun üzerine dört şahit getirmeli değil mi idiler? Madem ki, şahitleri getiremediler, artık onlardır Allah katında yalancılar, onlardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ömer Öngüt = Buna karşılık dört şâhit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar bu şâhitleri getiremediler, öyle ise onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Şaban Piriş = İftira atanların da dört şahid getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar, şahidleri getirmediler, o halde onlar, Allah katında yalancıdırlar.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Sadık Türkmen = Onlar (iftiracılar), bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Madem ki şahit getirmediler; işte onlar, Allah yanında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Seyyid Kutub = Bu konuda dört şahit göstermeleri gerekmez miydi? Madem ki, bu şahitleri gösteremediler, o halde onlar Allah katında yalancıların ta kendileridirler.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Suat Yıldırım = O iftiracılar dört şahit getirselerdi ya! Şahitlerini getirmediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileri olarak tescil edileceklerdir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Süleyman Ateş = Ona dört şâhid getirmeleri gerekmez miydi? Mâdem ki şâhidleri getirmediler, o halde onlar Allâh yanında yalancıların tâ kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Tefhim-ul Kuran = Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Ümit Şimşek = İddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahit getiremediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ona dört tanık getirselerdi ya! Mademki, tanıkları getiremediler, o halde Allah katında onlar yalancılardır.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 İskender Ali Mihr = Ona dört şahit getirmeli değiller miydi? Öyleyse şahitleri getiremediklerine göre bu taktirde işte onlar, onlar Allah’ın katında yalancıdırlar.

hum el kâzibûne

  Nûr / 13 -

 İlyas Yorulmaz = Bu iddianın ısbatı için dört şahit getirmeleri gerekli değilmiydi? Eğer dört şahidi getiremiyorlarsa, Onlar Allah’ın yanında yalancıdırlar.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Diyanet İşleri = Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın âyetlerine inanmayanlar, yalan söylerler, iftirâda bulunurlar, onlardır yalancıların tâ kendileri.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın ayetlerine inanmayanlar yalan söylerler, iftira ederler; işte asıl onlardır yalancılar.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Adem Uğur = Allah'ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. İşte onlar, yalancıların kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ahmed Hulusi = Yalanı uyduranlar, yalnızca, Allâh'ın kendini dillendiren işaretlerine iman etmeyenlerdir. . . Yalancıların ta kendileri işte bunlardır!

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın âyetlerine inanmayacak olanlar ancak yalan uydurur. Onlar, işte onlar yalancıların ta kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ahmet Varol = Yalanı ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. İşte onlar yalancıların bizzat kendileridir.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ali Bulaç = Yalanı, yalnızca Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte yalancıların asıl kendileri onlardır.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ali Fikri Yavuz = Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmıyanlar uydurur. İşte bunlar, asıl yalancı olanlardır.

hum el kâzibûne

  Nahl / 105 -

 Ali Ünal = Allah’ın âyetlerine iman etmeyenlerdir ki, ancak onlardır sürekli yalan uyduranlar ve onlardır yalancıların ta kendileri.