Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Diyanet İşleri = (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın onları, yaptıkları işlerin daha da güzeliyle mükâfatlandırması ve haklarında, lûtfunu arttırması için ve Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Abdullah Parlıyan = Allah onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi lütfundan artıracaktır. Çünkü Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırmaktadır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Adem Uğur = Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ahmed Hulusi = (Bu yüzdendir ki), Allâh onlara, çalışmalarının sonucunu en güzel şekilde yaşatır ve onlara lütfuyla, fazlasını da bağışlar. . . Allâh dilediğini ölçüsüz yaşam gıdasıyla besler!

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ahmet Tekin = O gün, Allah onları, devamlı, bilinçli olarak işledikleri amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak mükâfatlandıracak, lütfundan onlara fazlasını verecektir. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere hesapsız nimet ve rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ahmet Varol = Çünkü Allah onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi lütfundan artıracaktır. Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ali Bulaç = Çünkü Allah, yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi fazlından arttıracaktır. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü Allah, kendilerine yaptıkları işlerin en güzeli ile mükâfat verecek ve fazlından da, onlara daha ziyadesini verecektir. Allah, dilediği kimseye hesabsız rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ali Ünal = Allah, onları en güzel amellerine göre mükâfatlandıracak, üstelik onlara lütf u kereminden daha fazlasını verecektir. Allah, her kimi dilerse ona hesapsız rızık bahşeder.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, onları işlediklerinin en güzeliyle ödüllendirir ve lütfundan onlara fazlasıyla verir. Allah, dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Bekir Sadak = Allah, onlari islediklerinin en guzeliyle mukafatlandirir ve lutfundan onlara fazlasiyla verir. Allah diledigini hesapsiz sekilde riziklandirir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Celal Yıldırım = (Bu da) Allah'ın onları işlediklerinin en güzeliyle mükâfatlandırması ve kendi bol nîmetini, geniş rahmetini onlara fazlasiyle vermesi içindir. Allah dilediği kimseleri hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah, onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecek, onların mükâfatlarını kendi lütfundan artıracaktır. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah, onları işlediklerinin en güzeliyle mükafatlandırır ve lütfundan onlara fazlasıyla verir. Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Diyanet Vakfi = Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Edip Yüksel = ALLAH onların güzel işlerini kuşkusuz ödüllendirecek ve onlara lütfunu arttıracaktır. ALLAH dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünki Allah kendilerine işledikleri amellerin en güzeliyle ecir verecek, fazlından da ziyadesini bahşeyleyecekdir ve Allah dilediğine hisabsız rızık verir

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Allah, kendilerini yaptıkları işlerin en güzeli ile mükafatlandıracak, onlara lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü Allah, kendilerine işledikleri amellerin en güzeli ile ecir verecek, lütfundan fazlasını da bahşedecektir ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Gültekin Onan = Çünkü Tanrı, yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi fazlından arttıracaktır. Tanrı, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Harun Yıldırım = Çünkü (o günde) Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak ve lütfundan onlara fazlasıyla verecektir. Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Hasan Basri Çantay = Çünkü Allah, kendilerini işledikleri amellerin en güzeliyle mükâfatlandıracak, onlara fazlından daha ziyâdesini de verecekdir. Allah kimi dilerse onu sayısız rızıklandırır (Sevaba kavuşdurur).

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Hayrat Neşriyat = Tâ ki, Allah onları amellerinin daha güzeliyle mükâfâtlandırsın ve lütfundan onlara daha fazlasını da versin! Çünki Allah, dilediği kimseyi hesabsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 İbni Kesir = Allah; onları işledikleri amellerin en güzeliyle mükafatlandıracak, onlara lutfunu fazlasıyla verecektir. Ve Allah; dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Kadri Çelik = Sonuçta Allah, onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi fazlından artıracaktır. Allah, dilediğine hesapsız olarak rızık vermektedir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Muhammed Esed = (Ve ancak böyleleri) Allah('ın kendilerini) yapıp ettiklerinin en iyisi, en güzeliyle ödüllendireceğini ve onlara, lütuf ve cömertliğinden, (hak ettiklerinden de) fazlasını vereceğini (umabilirler); çünkü dilediğine hesapsız rızık bahşeden (yalnızca) Allah'tır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Mustafa İslamoğlu = Bütün bunların sonucunda da Allah onları yaptıklarının en iyisiyle ödüllendirir; üstelik onlara kendi lutfundan daha fazlasını da verir: zira dilediğine hesapsız rızık bağışlayan yalnızca Allah'tır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Tâ ki, Allah Teâlâ onlara amellerinin en güzeli ile mükâfaat versin ve onlara ziyâdesini de kendi kereminden ihsan buyursun ve Allah Teala dilediğini hesapsız derecelerde merzûk buyurur.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ömer Öngüt = Allah onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi lütfundan artıracaktır. Çünkü Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırmaktadır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Şaban Piriş = Allah, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak, onlara katından fazla fazla verecektir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Sadık Türkmen = (bütün bunları) Allah; kendilerini yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirsin ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah dilediğine hesapsız rızık yaratır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Seyyid Kutub = Amaçları, Allah'ın kendilerini işledikleri amellerin en güzel karşılığı ile ödüllendirmesi ve lütfu ile bundan da daha fazlasını vermesidir. Allah dilediği kimselere hesapsız rızık bağışlar.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Suat Yıldırım = Allah Teâlâ onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecek, onların mükâfatlarını kendi lütfundan artıracaktır. Allah dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Süleyman Ateş = Ki Allâh onlara yaptıklarının en güzel karşılığını versin ve lutfundan onlara daha fazlasını da ihsan etsin. Allâh dilediğini hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Tefhim-ul Kuran = Çünkü Allah, onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi fazlından arttıracaktır. Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırmaktadır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Ümit Şimşek = Allah onları yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendirecek ve lütuf ve ihsanıyla bundan daha fazlasını da onlara verecektir. Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ki Allah kendilerine, yapıp işlediklerinin en güzelini versin ve lütfundan onlara artışlar sağlasın. Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 İskender Ali Mihr = Allah, onlara yaptıklarının karşılığını en güzel şekilde vermek için onlara fazlından arttırır. Ve Allah, dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

hisâbin

  Nûr / 38 -

 İlyas Yorulmaz = Hesap günü, onlara yaptıklarının en güzelini ödemesi ve verdiği rızkı bağışıyla daha çok artırması içindir. Allah dilediği kimsenin rızkını hesapsız artırır.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Diyanet İşleri = “İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu, bizim vergimizdir demiştik, istersen sayısız olarak sen de ihsân et; istersen elini yum, verme.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Ve O'na “Bu devlet ve bu saltanat bizim sana hediyemizdir. Sana verilen bu nimetlerden dilediğine hesapsız ver, veya elinde tut serbestsin” dedik.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Adem Uğur = İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır dedik.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ahmed Hulusi = "İşte bu (sana özel tasarruf edeceğin mülk) bizim hibemizdir; öyleyse ister ver ister verme, sınırsızca kullan!"

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ahmet Tekin = İşte bunlar bizim ihsanımız. Artık ister başkalarına ikram et. İster elinde tut. Bunun hesabı sana sorulmayacak.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ahmet Varol = Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine ver veya tut. (Bunun) bir hesabı yoktur.

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ali Bulaç = "İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut."

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = (Biz buyurduk ki): “- Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine hesabsız olarak ver, yahud tut (verme, ey Süleyman).

hisâbin

  Sâd / 39 -

 Ali Ünal = “Bütün bunlar, sana hesapsız ihsanımızdır,” dedik, “istersen sen de (eksilir endişesine kapılmadan) onlardan başkasına ihsanda bulunabilirsin, istersen hiç bulunmazsın. Her iki durumda da sorguya çekilecek değilsin.”