Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Diyanet İşleri = İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey elçiler demişti, başka ne memûriyetiniz var?

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Abdullah Parlıyan = 'Elçiler, işiniz nedir?' diye sordu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Adem Uğur = Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var? dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim): "Ey irsâl olunanlar! (Başka) işleviniz nedir?" dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ahmet Tekin = 'Ey elçiler, başka ne istiyorsunuz, ne işiniz var?' dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ahmet Varol = 'Peki sizin işiniz nedir ey elçiler!' dedi. [3]

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = (Yine) dedi ki: “-Ey elçiler (Allah’ın melekleri!) Bundan sonra işiniz ne?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ali Ünal = Ve ilâve etti: “Ey elçiler, başka gelme sebebiniz nedir?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = İbrâhim, “Ey elçiler! Başka ne işiniz var?” dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Bekir Sadak = (56-57) «aten sapiklardan baska kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!» diyerek sormustu: «Ey elciler! Isiniz nedir?»

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Celal Yıldırım = «Ey elçiler! Göreviniz ne?» diyerek sormuştu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = (İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = (56-57) 'Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!' diyerek sormuştu: 'Ey elçiler! İşiniz nedir?'

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Diyanet Vakfi = «Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Edip Yüksel = 'Ey elçiler, göreviniz nedir,' dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = «Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey elçiler, bunun ardından göreviniz nedir? diye sordu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ey elçiler! Başka ne işiniz var?» dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Ey elçiler! İşiniz nedir?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey gönderilenler (elçiler), dedi, daha işiniz (me'muriyetiniz) ne»?

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Hayrat Neşriyat = 'Ey elçiler! Başka ne işiniz (ne vazîfeniz) var?' dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 İbni Kesir = Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Kadri Çelik = Dedi ki: “Ey elçiler! (Bunun dışında, diğer) İşiniz ne?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Muhammed Esed = Ve ekledi: "(Bana başka) bir diyeceğiniz var mı, ey (yüce makamın) elçileri?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = ve ekledi: "Daha başka bir işiniz de var mı ey elçiler?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dedi ki: «Ey elçiler! Artık işiniz nedir?»

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ömer Öngüt = Dedi ki: “O halde işiniz nedir ey elçiler?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Şaban Piriş = Ey elçiler asıl göreviniz nedir? dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Sadık Türkmen = “ey elçiler, işiniz (gerçek göreviniz) nedir?” dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Seyyid Kutub = İbrahim; «Ey elçiler göreviniz nedir?» dedi.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Suat Yıldırım = Ve ilâve etti: "Ey elçiler, bundan başka işiniz nedir? sorabilir miyim?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Süleyman Ateş = (İbrâhim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?»

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Ümit Şimşek = 'Elçiler, işiniz nedir?' diye sordu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 İskender Ali Mihr = Şöyle dedi: “Ey elçiler! Bundan sonra sizin konuşacağınız konu nedir?”

hatbu-kum

  Hicr / 57 -

 İlyas Yorulmaz = “Ey Elçiler! Başka haber vereciğiniz bir durum var mı? dedi.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Diyanet İşleri = Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Mûsâ onlara, “(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?” dedi. Onlar, “Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır” dediler.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Medyen suyuna varınca orada, hayvanlarını sulayan bir bölük halk gördü. Gerilerinde de iki kadın vardı, onlar, hayvanlarını sudan men ediyorlardı. Mûsâ, ne yapıyorsunuz, niçin hayvanlarınızı sulamıyorsunuz deyince dediler ki çobanlar gidinceye dek biz, hayvanlarımızı sulayamıyoruz ve babamız da pek ihtiyar bir adam.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Medyen suyuna varınca, orada hayvanlarını sulayan kalabalık bir gurup insanla karşılaştı ve onlardan biraz ötede, kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki kadın gördü ve onlara: “Derdiniz nedir?” diye sordu. “Bu çobanlar, işlerini bitirip uzaklaşmadıkça, biz hayvanlarımızı sulayamıyoruz; çünkü biz kadınız, bu işleri görecek başka kimsemiz yok, babamız da pek yaşlı” diye cevap verdiler.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Adem Uğur = Musa, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir çok insan buldu. Onların gerisinde de, (hayvanlarını) engelleyen iki kadın gördü. Onlara: Derdiniz nedir? dedi. Şöyle cevap verdiler: Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da çok yaşlıdır.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ahmed Hulusi = (Musa) Medyen su kuyularına ulaşınca, hayvanlarını sulayan bir grup gördü. Az ötede de iki kız, hayvanlarını sulamak için sıra bekliyordu. (Musa) sordu: "Nedir derdiniz ne bekliyorsunuz?" Dediler ki: "Çobanlar sulayıp dönene kadar biz sulayamayız. . . Babamız da çok ihtiyardır bu işe gelemez!"

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ Medyen suyuna varınca, orada hayvanlarını sulayan birçok insan gördü. Onların gerisinde de, on kadar develerinin suya gelmesini engelleyen iki genç kız gözüne ilişti. Onlara:'Onlarla birlikte hayvanlarınızı sulamanıza engel olan sebep ne?' dedi.'Çobanlar hayvanlarını sulayıp çekilmeden, biz onların içine sokulup hayvanlarımızı sulayamayız. Babamız da çok yaşlı.' dediler.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ahmet Varol = Medyen suyuna vardığında orada (hayvanlarını) sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (sürülerini suya gitmekten) alıkoyan iki kadın gördü. 'Sizin derdiniz nedir?' dedi. Dediler ki: 'Çobanlar çekilip gitmeden biz sulamayız. Babamız ise pek yaşlı bir ihtiyardır.'

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ali Bulaç = Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler.

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = Medyen suyuna varınca, kuyunun başında hayvanlarını sulayan bir küme insan buldu. Onların aşağısında da, (suya doğru içmek için zorlayan hayvanları) engellemekte olan iki kadın gördü. (Onlara) dedi ki: “- Haliniz nedir?” Onlar şöyle cevap verdiler: “ - Çobanlar davarlarına su içirip dönmedikçe biz (hayvanlarımıza) su veremeyiz. Babamız da yaşı çok büyük bir ihtiyardır, (biz onun için çıkıyoruz).”

hatbu-kumâ

  Kasas / 23 -

 Ali Ünal = Medyen’in su kuyularına varınca orada davarlarını suvaran bir grup insan buldu. Ayrıca, kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki de kadın vardı. “Siz niçin bekliyorsunuz?” diye onlara sordu. “Çobanlar hayvanlarını suvarıp da buradan ayrılmadan biz hayvanlarımızı suvarmayız. Babamız çok yaşlı olduğu için iş bize kalıyor.” dediler.