Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Diyanet İşleri = “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa sizi ancak boşu boşuna yarattık gerçekten de dönüp tapımıza gelmeyeceksiniz mi sanıyordunuz?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Abdullah Parlıyan = Sizi boşuna ve amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Adem Uğur = Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ahmed Hulusi = "Sizi boş yere yarattığımızı ve sizin gerçekten bize rücu ettirilmeyeceğinizi mi sandınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ahmet Tekin = 'Sizi kesinkes boş yere yarattığımızı mı, sizin, huzurumuza getirilip hesaba çekilmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ahmet Varol = Yoksa sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ali Bulaç = "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ali Fikri Yavuz = Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmiyeceğinizi mi zannettiniz?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ali Ünal = (Ey insanlar!) Yoksa sizi eğlence olsun diye boşuna yarattığımızı ve hayatınızın hesabını vermek üzere Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Bayraktar Bayraklı = “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Bekir Sadak = (114-11) 5 Allah' «Pek az kaldiniz, keski bilseydiniz! Sizi bosuna yarattigimizi ve Bize dondurulmeyeceginizi mi sandiniz?» der.

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Celal Yıldırım = Sizi boşuna, amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız ?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Diyanet İşleri (eski) = (114-115) Allah' 'Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?' der.

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Diyanet Vakfi = Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Edip Yüksel = 'Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?'

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (Ey insanlar!) Yoksa sizi eğlence olsun diye boşuna yarattığımızı ve hayatınızın hesabını vermek üzere Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (114-11) 5 Allah' «Pek az kaldiniz, keski bilseydiniz! Sizi bosuna yarattigimizi ve Bize dondurulmeyeceginizi mi sandiniz?» der.

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Gültekin Onan = "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Harun Yıldırım = Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Hasan Basri Çantay = «Ya sizi ancak boş yere yaratdığımızı ve sizin hakıykaten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız»?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten siz bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?'

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 İbni Kesir = Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize hiç döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Kadri Çelik = “Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Muhammed Esed = Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Mustafa İslamoğlu = Şimdi Bizim sizi boş yere ve amaçsız yarattığımız; dahası (hesap vermek için) Bize döndürülmeyeceğinizi sanıyorsunuz, öyle mi?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ya siz zannettiniz mi ki, Biz sizi ancak bir abes yere yarattık ve hakikaten siz Bize döndürülmeyeceksiniz?»

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ömer Öngüt = “Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Şaban Piriş = Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Sadık Türkmen = “yoksa, sizi boş yere yarattığımızı mı sandınız? Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?”

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Seyyid Kutub = Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Suat Yıldırım = "Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Süleyman Ateş = "Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?»

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Ümit Şimşek = 'Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve bir daha huzurumuza dönmeyeceğinizi mi sandınız?'

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse Bizim, sizi abes olarak (boş yere) yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?

hasibtum

  Mü’minûn / 115 -

 İlyas Yorulmaz = “Bizim sizi boşa yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi zannediyordunuz?” dedi.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Diyanet İşleri = Yoksa; Allah içinizden, Allah’tan, Resûlünden ve mü’minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sanır mısınız ki kendi hâlinize bırakılacaksınız ve Allah, sizden savaşanlarla Allah'tan, Peygamberinden ve inananlardan başkasını sır dostu edinmeyenleri bilmeyecek? Ve Allah, ne yaparsanız hepsinden de haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Ey inananlar! Allah, aranızdan cihad edenleri, Allah'tan, peygamberinden ve mü'minlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri, kendi ilmiyle ayırt etmeden, sizi kendi halinize terkedeceğini mi sanıyorsunuz? Allah yaptığınız herşeyden haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Adem Uğur = Yoksa, Allah, sizden, cihad edip Allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa siz, Allâh sizden mücahede edenleri, Allâh'tan ve Rasûlünden ve iman edenlerden başkasını velî (sırdaş, dost) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yapmakta olduğunuz şeylere Habiyr'dir (nefsinizdeki Habiyr ismi mânâsı ile).

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ahmet Tekin = Yoksa kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah’ın içinizden hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edenleri; Allah’tan, Rasûlünden başka ve mü’minlerin dışında, kimselere sığınmayan, dost ve sırdaş tutmayan ve başka hâmîler aramayanları ortaya çıkarmadan, onları tesbit etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, işlediğiniz, gizli-açık bütün amellerinizden haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ahmet Varol = Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Peygamberinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan öyle kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ali Bulaç = Yoksa siz, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan ve Resûlü'nden ve mü'minlerden başka sır dostu edinmeyenleri Allah 'bilip (ortaya) çıkarmadan' bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, yoksa sizden cihad işi terk olunur mu zannedersiniz? ve yine Allah, içinizden ihlâsla mücadele edenleri, ne Allah’dan, ne Rasûlünden, ne de müminerden başkasını dost edinmiyenleri, bilmediğini mi sandınız? Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

hasibtum

  Tevbe / 16 -

 Ali Ünal = Yoksa siz, Allah içinizde (O’nun yolunda) cihad edenlerle, Allah’tan, Rasûlünden ve mü’minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ve bunlardan başkasından yardım beklentisi içinde olmayanları iyice ortaya çıkarmadan kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyordunuz? Allah, her ne yapıyorsanız onu hakkıyla bilendir.