Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Diyanet İşleri = İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte budur azap, artık tatsınlar gâyet sıcak ve gâyet soğuk suları.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Abdullah Parlıyan = İşte bu, böyleleri içindir. Öyleyse bırak tatsınlar o kaynar suyu ve pis kokulu irini.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Adem Uğur = İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ahmed Hulusi = İşte bu! Tatsınlar onu! Kaynar su (yakıcı benlik fikirleri) ve irindir (bedensellik kabulünün getirisi fiillerin yaşatacağı olaylar)!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ahmet Tekin = Bu günahkârlar içindir; artık tatsınlar bunu, kaynar su ve irini.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ahmet Varol = İşte bu. Onu tatsınlar. Kaynar su ve irin(dir.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ali Bulaç = İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bu, kâfirlere... Artık tadsınlar kaynar sudan ve irinden ibaret Cehennem azabını...

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ali Ünal = Budur onları bekleyen, öyleyse tatsınlar onu, kaynar suları ve kopkoyu irinleri.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = İşte bu, kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Bekir Sadak = Iste bu kaynar su ve irindir, artik onu tatsinlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Celal Yıldırım = İşte kaynar su ve irin, tadsınlar onu..

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = (57-58) İşte kaynar su ve irin, tatsınlar onu. Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Diyanet Vakfi = İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Edip Yüksel = İşte onu tatsınlar: Kaynar su ve irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte, artık tatsınlar onu bir hamîm ve bir ğassâk

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte kaynar su ve irin; tatsınlar onu.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte artık tatsınlar onu ki, o kaynar su ve irindir.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Gültekin Onan = İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Harun Yıldırım = İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Hasan Basri Çantay = İşte o azâbı, (evet) onu tatsınlar (ki bu) kaynar su ve irindir.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Hayrat Neşriyat = Bu (böyledir!) İşte tatsınlar onu; bir kaynar su ve bir irin!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 İbni Kesir = İşte şu, kaynar su ve irin. Tatsınlar onu.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Kadri Çelik = İşte bu kaynar su ve irindir; artık onu içmeleri gerekir.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Muhammed Esed = Bu, (işte böyleleri içindir,) öyleyse bırak tatsınlar: yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık,

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = Bu (da) böyledir! O halde bırak da, (yürek) dağlayıcı ve zift gibi iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar;

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (56-58) Cehennem vardır. Ona yaslanacaklardır. Artık ne fena döşek. İşte o. Artık onu tatsınlar. Son derece sıcaktır ve gövdelerden çıkan irindir. Ve onun şeklinden başkaca da çiftler vardır.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ömer Öngüt = İşte kaynar su ve irin! Tadsınlar onu!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Şaban Piriş = İşte bu azap! tatsınlar onu, kaynar su ve irin!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Sadık Türkmen = Işte böyle/inkârcılar artık tatsınlar onu; kaynar su ve irin!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Seyyid Kutub = İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Suat Yıldırım = Bu böyledir! İşte tatsınlar bakalım o kaynar suları ve irinleri!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Süleyman Ateş = İşte onu tadsınlar: Kaynar ve kokuşmuş sudur!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Ümit Şimşek = İşte kaynar su ile irin; tatsınlar onu!

hamîmun

  Sâd / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte burada! Hadi, tatsınlar onu: Kaynar su, kokuşmuş irin.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 İskender Ali Mihr = (Cehennemdekilerin durumu) bu, böylece artık hamîmi (kaynar su) ve gassak’ı (irini) tatsınlar.

hamîmun

  Sâd / 57 -

 İlyas Yorulmaz = Bu, suçlulara tattırılacak olan kaynar su ve pis içecekler.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Diyanet İşleri = İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve eşit değildir iyilikle kötülük. Kötülüğü, en güzel bir muâmeleyle karşıla, gider, bir de bakarsın ki aranızda düşmanlık olan kişi, sanki senin en yakın bir dostun.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Abdullah Parlıyan = iyilikle kötülük bir olamaz, sen kötülüğü en güzel olan şeyle sav. O vakit seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Adem Uğur = İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ahmed Hulusi = İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır. . . O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ahmet Tekin = İyilikle kötülük, devletle anarşi birbirine denk olamaz. Kötülüğü, anarşiyi, en güzel metodu kullanarak, işleyen müesseseler kurarak, hukuk kurallarını işleterek, fazileti, sevabı en yüksek hükümlere öncelik vererek ortadan kaldır. O zaman seninle aranda düşmanlık olan kişinin, sanki samimi bir dost gibi davrandığını görürsün.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ahmet Varol = İyilikle kötülük bir olmaz. [3] Sen (kötülüğü) en güzel olan bir tarzda sav. O zaman (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık olan adeta sıcak bir dost olmuştur.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ali Bulaç = İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem iyilikle kötülük müsavi olmaz. Sen kötülüğü, en güzel olan iyi hareketle önle. O vakit bakarsın ki, seninle arasında bir düşmanlık bulunan, yakın bir dost gibi olmuştur.

hamîmun

  Fussilet / 34 -

 Ali Ünal = İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, kötülüğü en güzel karşılıkla savmaya bak. Bir de görürsün ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi candan, sıcak bir dost oluvermiştir.