Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
halaknâ-hum
Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: “Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Şimdi sor bir onlara, yaratılış bakımından onlar mı daha güçlü kuvvetli, yoksa bizim diğer yarattıklarımız mı? Şüphe yok ki biz, onları cıvık bir balçıktan yarattık.
halaknâ-hum
Abdullah Parlıyan = Şimdi onlara bir sor: “Yaratılış bakımından kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa bizim diğer yarattığımız gökler, sistemler ve düzenler mi?” Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Adem Uğur = Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ahmed Hulusi = O hâlde görüşlerini sor onlara (seni inkâr edenlere): Yaratılışları itibarıyla onlar mı daha güçlü yoksa yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları Tıyn-i Lazib'den (yapışkan - kopup ayrılmayan bir balçıktan) yarattık.
halaknâ-hum
Ahmet Tekin = Şimdi inkâr edenlere sorarak cevap iste:'Onları yeniden yaratmak mı, yoksa bizim yaratmaya devam ettiklerimizi yaratmak mı daha güç?' Biz onları cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ahmet Varol = Onlara sor: Yaratılış bakımından kendileri mi daha zorludur yoksa bizim (diğer) yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ali Bulaç = Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları, cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Şimdi sor Mekke halkına: (Öldükten sonra) kendilerini yaratış mı zor; yoksa bizim yarattıklarımız (melekler, gökler, arz ve yıldızlar) mı? Biz kendilerini (Adem’den, Adem’i de) yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ali Ünal = Sor o (müşriklere): “Yaratılışça onlar mı daha güçlü–kuvvetli yoksa yarattığımız (gökler ve oralardaki melekler mi)? O (müşrikleriinsanı) yapışkan bir çamurdan yarattık.”
halaknâ-hum
Bayraktar Bayraklı = Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından kendileri mi daha zor, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Bekir Sadak = Allah'a es kosanlara sor: Kendilerini yaratmak mi daha zordur, yoksa Bizim yarattigimiz gokleri yaratmak mi? Aslinda Biz kendilerini ozlu ve yapiskan camurdan yaratmisizdir.
halaknâ-hum
Celal Yıldırım = Onlara bir sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur yoksa bizim yarattıklarımız (gökler, sistemler ve düzenler) mi ?.. Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Cemal Külünkoğlu = Şimdi sen onlara sor bakalım: “Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?” Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Diyanet İşleri (eski) = Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
halaknâ-hum
Diyanet Vakfi = Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Edip Yüksel = Sor onlara, 'Yaratılış bakımından onlar mı daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?' Onları yapışkan bir balçıktan yarattık.
halaknâ-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Şimdi sor onlara yaradılışça kendileri mi daha çetin yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz kendilerini bir cıvık çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi sor onlara: «Yaratılışça kendileri mi daha çetin, yoksa Bizim yarattıklarımız mı?» Biz kendilerini cıvık bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şimdi onlara sor: «Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?» Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Gültekin Onan = Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları, cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Harun Yıldırım = Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Hasan Basri Çantay = Şimdi onlardan haber iste: Yaratılışda kendileri mi daha kuvvetli, yoksa bizim yaratdıklarımız mı? Hakıykat biz onları bir cıvık çamurdan yaratdık.
halaknâ-hum
Hayrat Neşriyat = Şimdi sor onlara: 'Yaratılış cihetiyle kendileri mi daha zor, yoksa bizim (semâ ile berâber içinde) yarattıklarımız mı?' Muhakkak ki biz, kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
İbni Kesir = Onlara sor; yaratış bakımından kendileri mi daha zordur, yoksa bizim yaratmış olduklarımız mı? Doğrusu Biz; onları cıvık bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Kadri Çelik = Şimdi onlara sor (bakalım): “Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Doğrusu biz onları, cıvık yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Muhammed Esed = Ve şimdi, o (hakikati inkar ede)nlerden sana cevap vermelerini iste: Onları yaratmak, Bizim yarattığımız bu (sayısız mucizelerden) daha mı zordur? Nitekim Biz onları (basit) bir balçıktan yarattık!
halaknâ-hum
Mustafa İslamoğlu = Onlardan şu sorunun cevabını iste: "Kendileri yaratılışça (takdir ettiğimizden) daha üstün ve güçlü müdürler, yoksa Bizim yarattığımız (ve çok iyi bildiğimiz Şeytansı) birileri midir? Açık gerçek şu ki, onları konsantre bir balçık türünden yaratan Biziz.
halaknâ-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = İmdi onlara soruver. Onlar mı yaradılışca daha kuvvetli, yoksa Bizim (sair) yaratmış olduklarımız mı? Şüphe yok ki, Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ömer Öngüt = Şimdi sor onlara! Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa bizim (diğer) yaratmış olduklarımızı yaratmak mı? Biz insanı özlü ve yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Şaban Piriş = Şimdi onlara sor: -Yaratılışça onlar mı daha güçlü; yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Sadık Türkmen = Ve şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından onlar mı daha zor? Yoksa Bizim diğer yarattıklarımız mi?” Doğrusu Biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık!
halaknâ-hum
Seyyid Kutub = Şimdi sor onlara; «Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa, Bizim yarattıklarımız mı?» Aslında biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Suat Yıldırım = Onlara bir sor bakalım: Kendileri mi yaratılışça daha güçlü kuvvetli, yoksa Bizim diğer yarattıklarımız mı? Doğrusu Biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Süleyman Ateş = Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Tefhim-ul Kuran = Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları, cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
Ümit Şimşek = Sor onlara: Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa bütün bu yarattıklarımızı mı? Nihayet Biz onları yapışkan bir çamurdan yaratmışız.
halaknâ-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Şimdi sor onlara: Yaratış ve yaratılış bakımından onlar mı daha güçlüdür, yoksa bizim yarattığımız şuurlular mı? Gerçek şu ki, biz onları bir cıvık çamurdan yarattık.
halaknâ-hum
İskender Ali Mihr = Hayır, onlardan fetva iste (sor): "Onlar mı yaratılış bakımından daha kuvvetli, yoksa Bizim (diğer) yarattıklarımız mı?" Muhakkak ki Biz, onları yapışkan nemli topraktan yarattık.
halaknâ-hum
İlyas Yorulmaz = Onlara sor “Onları yaratmak mı zor?” Yoksa yarattığımız diğerleri mi zor? Nitekim onları önemsiz yapışkan çamurdan yarattık.
mâ halaknâ-humâ
Diyanet İşleri = Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
mâ halaknâ-humâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Biz onları, ancak gerçek olarak yarattık ve fakat çoğu bilmez.
mâ halaknâ-humâ
Abdullah Parlıyan = Biz onları ancak değişmez bir gerçek ve şaşmaz bir düzen içinde yarattık, fakat çoğu bu gerçeği bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Adem Uğur = Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
mâ halaknâ-humâ
Ahmed Hulusi = Biz onları yalnızca Hak (Esmâ özelliklerimizin açığa çıkışı) olarak yarattık! Ne var ki onların çoğunluğu (bu hakikati) bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Ahmet Tekin = Onları, ancak haklı bir gerekçe ile hikmete dayalı olarak hesaplı bir düzen içinde yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Ahmet Varol = Biz onları ancak hak üzere yarattık. Ama onların çoğu bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Ali Bulaç = Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Ali Fikri Yavuz = Ancak bunları (iman ve itaatı gerektiren) hak için yarattık; fakat onların, (Mekke kâfirlerinin) çoğu bilmezler.
mâ halaknâ-humâ
Ali Ünal = Onları ancak hak bir gaye için, yerli yerince ve gerçeğe dayalı sabit bir sistem üzerinde yarattık; ama o (inanmayanların, Allah’a şirk koşanların) çoğu bunu bilmezler.