Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun ki üstünüzde yedi yol yarattık ve bu yaratıştan gafil değiliz biz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki, biz sizin üzerinizde yedi tabaka veya yedi yol veya yedi sistem, yedi yörünge yarattık. Biz yaratmaktan gafil değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Adem Uğur = Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki fevkinizde yedi yol (yedi bilinç mertebesinin yaşam yolu - evrendeki tüm yaratılmışlar bu yedi düzeyden birini yaşar) yarattık. . . Onların halk edilişinden gâfiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz sizin üstünüzde manyetik bağlantılı yedi atmosfer katmanı yarattık. Biz, muhtaç olduğunuz ortamı ve imkânları yaratmayı ihmal edecek değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ahmet Varol = Andolsun sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yaratmadan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; Biz yaratmada gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu biz, sizin üzerinizde yedi kat (gök) yarattık. Biz yaratmaktan gafil olmadık (onu korumaktayız).

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ali Ünal = Andolsun sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yaratmadan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun biz, sizin üzerinizde yedi yol/yörünge yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, ustunuzde yedi tabaka yarattik. Biz, yarattigimizdan habersiz degiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki, üzerinizde yedi tabaka (veya yol, ya da sistem) yarattık. Ve biz yarattığımızdan habersiz değilizdir.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Cemal Külünkoğlu = Gerçekten biz sizin üzerinizde yedi yol (yörünge) yarattık ve şüphesiz, biz yarattığımız âlemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz, yarattığımızdan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Edip Yüksel = Üstünüzde yedi yol yarattık ve biz asla yaratıklardan habersiz olmadık.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Filhakıka biz, sizin fevkınızda yedi tarıyk yarattık ve halktan gafil olmadık

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gerçekte Biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık ve yaratmaktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Gültekin Onan = Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; biz yaratmada gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Harun Yıldırım = Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun ki biz sizin üstünüzde yedi yol yaratdık. Biz yaratmakdan gaafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Hayrat Neşriyat = Ve and olsun ki, sizin üstünüzde yedi yol (yedi gök) yarattık. (Biz)yaratılanlardan gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmadan gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz sizin üstünüzde yedi yol (gök) yarattık; biz yaratıktan gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Muhammed Esed = Yine, gerçek şu ki, Biz sizin üzerinizde yedi (semavi) yörünge yarattık; ve şüphesiz, Biz yarattığımız alemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu yine Biz, sizin üzerinizde kat kat yollar yaratmışız: zira Biz hiçbir varlıktan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = And olsun ki, üzerinizde yedi tabaka (veya yol, ya da sistem) yarattık. Ve biz yarattığımızdan habersiz değilizdir.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Şaban Piriş = Sizin üzerinizde yedi kat yaratmışızdır. Yarattıklarımızdan gafil de değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun, Biz sizin üzerinizde yedi kat yol/gök yarattık; Biz, yaratmaktan gafil değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Seyyid Kutub = Üstünüzde birinden diğerine geçilebilen yedi katman yarattık. Bu yarattıklarımızı başıboş bırakmayız.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Suat Yıldırım = Yine şu da bir gerçektir ki, Biz sizin üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz yaratmadan da, yarattıklarımızdan da habersiz değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Süleyman Ateş = Üstünüzde de yedi tabaka (yedi gök) yarattık. Biz yaratmadan gâfil değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; biz yaratmada gafiller değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Ümit Şimşek = Şu da bir gerçek ki, Biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Yarattıklarımızdan ise Biz asla habersiz değili

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık! Ve biz yaratılıştan/yaratılmışlardan gafil de değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.

gâfilîne

  Mü’minûn / 17 -

 İlyas Yorulmaz = Elbetteki biz sizin yaratılışınızın üzerinde, yedi yol (yedi kat gök) yarattık ve biz yaratmaktan asla geri duracak değiliz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Diyanet İşleri = (156-157) “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiç şüphe yok ki bizden önce ancak iki tâifeye kitap indirildi ve bizse onu okumaktan âcizdik, bir şey anlamıyorduk demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Abdullah Parlıyan = O'nu size indirdik ki, “Kitap yalnız bizden önceki iki topluluğa, yani Yahudi ve Hıristiyanlara indirilmişti de, biz onların eğitim ve öğretimlerinden habersizdik” demeyesiniz diye,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Adem Uğur = Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik demeyesiniz diye;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmed Hulusi = "BİLGİ, sadece bizden önceki iki taife (Yahudi ve Nasara) üzerine inzâl edildi; biz, onların kendilerine geleni okuyup değerlendirmesinden gâfildik" demeyesiniz. . .

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmet Tekin = 'Kitaplar, bizden önceki iki topluluğa indirildi; biz, onlara öğretilenlerden, o kitabın içindeki hükümlerden habersizdik' diyerek itiraz edememeniz için bu Kur’ân’ı indirdik.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmet Varol = 'Kitap yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi ve biz onların okumalarından habersizdik' demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Bulaç = "Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik" dememeniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Mekke’liler! Siz): “- Bizden önce Yahudî’lerle Hristiyanlara indirilen kitap, konuştuğumuz dilde olmadığından onu okumaktan gafilleriz” derdiniz. Bunu dememeniz (için lisanınız üzere KUR’AN’ı gönderdik.)

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Ünal = Ayrıca, “Kitap, yalnızca bizden önceki iki topluluğa (Yahudilere ve Hıristiyanlara) indirildi; biz ise, onların okuyup üzerinde çalıştıkları gerçeklerden habersizdik.” demeyesiniz.