Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe zalemû
Diyanet İşleri = Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkâr ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
fe zalemû
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardan sonra da Mûsâ'yı, delillerimizle Firavun'a ve Firavun'un kavminden ileri gelenlere gönderdik, fakat kendilerine zulmetti onlar, bak da gör, bozguncuların sonucu ne olmuştur.
fe zalemû
Abdullah Parlıyan = Ve önceki toplumlardan sonra, Firavun ve çevresindekilere Musa'yı, ayetlerimizle gönderdik. Musa'yı ve ayetlerimizi inatla reddettiler. Bak bu bozguncuların sonu nasıl oldu.
fe zalemû
Adem Uğur = Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler; ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!
fe zalemû
Ahmed Hulusi = Sonra, onların ardından Musa'yı (Esmâ'nın açığa çıkışı olan) delillerimiz ile Firavun ve onun ileri gelenlerine bâ'settik. . . (Firavun ve ileri gelenleri ise) onlara (delillerimizin hakkını vermeyerek) zulmettiler. . . Fesat çıkaranların sonu nasıl oldu, bir bak!
fe zalemû
Ahmet Tekin = Sonra onların ardından, Mûsâ’yı âyetlerimizle, mûcizelerimizle Firavun’a ve ileri gelenlerine, kodamanlarına tebliğ göreviyle özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Âyetlerimize karşı yakışıksız tavırlar aldılar, açıklanan sorumluluklarını hiçe saydılar, Allah’ın kitabını kendilerine tebliğini, sünnetin hayata geçirilmesini engellediler. İbret nazarıyla bir bak, incele, o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu?
fe zalemû
Ahmet Varol = Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle, Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; ancak onlar ayetlerimize haksızlık ettiler. Bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
fe zalemû
Ali Bulaç = Sonra bunların (peygamberlerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik; onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
fe zalemû
Ali Fikri Yavuz = Sonra onların arkasından mûcizelerimizle Mûsa’yı Firavun’a ve topluluğuna gönderdik. Sonra o mûcizeleri inkâr edip kendilerine zulmettiler. Bak ki, o fesad çıkaranların âkıbeti nasıl oldu?
fe zalemû
Ali Ünal = Adı anılan bütün bu peygamberlerden sonra (insanlığın ve İlâhî Mesaj’ın tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak) Musa’yı, yine âyetlerimizle (apaçık delil ve mucizelerimizle) Firavun’a ve onun ileri gelen yetkililerine gönderdik; fakat onlar da, diğerleri gibi âyetlerimize haksızlık ettiler. Bir defa daha gör ki, o bozguncuların sonları nasıl oldu!
fe zalemû
Bayraktar Bayraklı = Onlardan sonra, Mûsâ'yı mûcizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Âyetlerimize haksızlık ettiler, fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu?
fe zalemû
Bekir Sadak = Sonra peygamberlerin ardindan Musa'yi ayetlerimizle Firavun ve erkanina gonderdik. Ayetlerimize karsi haksizlik ettiler. Bozguncularin sonunun nasil olduguna bir bak.
fe zalemû
Celal Yıldırım = Sonra da onların ardından Musa'yı âyetlerimizle Fir'avn'a ve (onun meclisinde yer alan, itibar gören) ileri gelenlerine gönderdik. Âyetlerimize karşı haksızlıkta bulundular ama (sen) fesad çıkarıp (Hakk'a karşı gelenlerin) sonunun nasıl olduğuna bir bak!
fe zalemû
Cemal Külünkoğlu = Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Sonra bak, o bozguncuların sonu ne oldu?
fe zalemû
Diyanet İşleri (eski) = Sonra peygamberlerin ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun ve erkanına gönderdik. Ayetlerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
fe zalemû
Diyanet Vakfi = Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler; ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!
fe zalemû
Edip Yüksel = Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gönderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna dikkat et!
fe zalemû
Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra onların arkasından âyetlerimizle Musâyı Fir'avne ve cem'iyyetine gönderdik, tuttular, o âyetlere zulm ettiler, ettiler de bak o müfsidlerin akıbeti nasıl oldu?
fe zalemû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra onların arkasından Musa'yı ayetlerimizle, Firavun ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o ayetlere karşı çıkarak zulmettiler. Artık bir bak o bozguncuların sonu ne oldu?
fe zalemû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler. Ettiler de bak, o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu!
fe zalemû
Gültekin Onan = Sonra bunların (elçilerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik. Onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
fe zalemû
Harun Yıldırım = Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve ileri gelenlerine gönderdik, fakat onlar zulmettiler. Bak fesatçıların sonu nasıl oldu?
fe zalemû
Hasan Basri Çantay = Sonra onların (o peygamberlerin) ardından Musâyi âyetlerimizle Fir'avne ve onun cem'iyyetine (peygamber olarak) gönderdik de (o âyetlere) zulm etdiler. Bak ki fesâdcıların sonu nice oldu!
fe zalemû
Hayrat Neşriyat = Sonra onların ardından Mûsâ’yı mu'cizelerimizle Fir'avun’a ve (kavminin) ileri gelenlerine gönderdik de onlara (o mu'cizelere olan inkârlarıyla nefislerine) zulmettiler. Fakat bak fesad çıkaranların âkıbeti nasıl oldu!
fe zalemû
İbni Kesir = Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Bir bak ki; fesadçıların sonu nice oldu?
fe zalemû
Kadri Çelik = Sonra onların ardından Musa'yı, ayetlerimizle Firavun ve önde gelen çevresine gönderdik de ayetlerimize karşı zulmettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
fe zalemû
Muhammed Esed = Ve bu (önceki toplumlardan) sonra Firavunun ve onun soylular çevresine Musayı ayetlerimizle gönderdik; onları inatla reddettiler ve bak, nasıl oldu sonu bu bozguncuların!
fe zalemû
Mustafa İslamoğlu = Sonra, bu kavimlerin peşinden Firavun'a ve onun önde gelen adamlarına ayetlerimizle Musa'yı gönderdik; ona getirdiği ayetler yüzünden haksızlık ettiler ve bak nasıl oldu fesatçıların sonu.
fe zalemû
Ömer Nasuhi Bilmen = Sonra onları müteakip, Mûsa'yı âyetlerimizle Fir'avun'a ve onun kavminin büyüklerine peygamber gönderdik. O (âyetlere) zulmettiler. Artık bak ki, o müfsidlerin akibeti nasıl oldu?
fe zalemû
Ömer Öngüt = Onlardan sonra da Musa'yı âyetlerimizle Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Onlar bu âyetlere karşı zâlimlik ettiler. Bir bak, fesatçıların âkibeti nasıl oldu?
fe zalemû
Şaban Piriş = Onlardan sonra ayetlerimizle Musa’yı, Firavun’a ve onun zalim olan çevresine gönderdik. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bak!
fe zalemû
Sadık Türkmen = Sonra onların ardından ayetlerimizle Musa’yı gönderdik; Firavun’a ve ileri gelen adamlarına. Onlar onlara (ayetlere) hainlik ettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu?
fe zalemû
Seyyid Kutub = Sonra bu peygamberlerin arkasından Musa'yı ayetlerimiz ile Firavun'a ve yakın adamlarına gönderdik, fakat onlar ayetlerimize karşı zalimce bir tutum takındılar. Gör bakalım, bozguncuların sonu nice oldu?
fe zalemû
Suat Yıldırım = Onlardan sonra Mûsâ’yı âyetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen yetkililerine gönderdik. Onlar âyetlerimize haksızlık ettiler. Ettiler de, bak o müfsitlerin âkıbeti nice oldu!
fe zalemû
Süleyman Ateş = Onlardan sonra Mûsâ'yı âyetlerimizle Fir'avn'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik, âyetlerimize haksızlık ettiler; fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu!
fe zalemû
Tefhim-ul Kuran = Sonra bunların (peygamberlerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik. Onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
fe zalemû
Ümit Şimşek = Onların arkasından, Musa'yı âyetlerimizle birlikte Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar da âyetlerimize haksızlık ettiler. Sonra bak, o bozguncuların sonu ne oldu?
fe zalemû
Yaşar Nuri Öztürk = Onların ardından Musa'yı, ayetlerimizle Firavun'a ve kodamanlarına gönderdik de ayetlerimiz karşısında zulme saptılar. Bir bak, nasıl olmuştur bozguncuların sonu!
fe zalemû
İskender Ali Mihr = Bir zaman sonra da, onlardan sonra (onların arkasından), firavuna ve onun (kavminin) ileri gelenlerine Musa (A.S)’ı âyetlerimizle, (mucizelerimizle) gönderdik (görevlendirdik). Fakat ona zulmettiler. Bak fesat çıkaranların akibeti nasıl oldu.
fe zalemû
İlyas Yorulmaz = Onlardan sonra, Musa’yı açıklayıcı belgelerle Firavun ve onun önde gelen yöneticilerine göndermiştik. Fakat kendilerine gelen gerçeklere haksızlık yapmıştılar. Şimdi bak bakalım bozgunculuk yapanların sonları nasıl oldu?
fe zalemû
Diyanet İşleri = Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Abdulbaki Gölpınarlı = Bizi, mûcizeler göndermekten meneden şey, ancak evvelki ümmetlerin, onları yalanlamalarıdır ve Semûd'a apaçık bir mûcize olarak dişi deveyi verdik de zulmettiler ona ve biz âyetleri, ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Abdullah Parlıyan = Bizi mucizeler ve açık belgeler göndermekten alıkoyan şey, ancak önceki ümmetlerin, onları yalanlamalarıdır. Semûd kavmine, apaçık mucize olarak dişi deveyi verdik de, deveyi boğazlamak suretiyle, kendilerine yazık ettiler. Biz ayetlerimizi daima, korkutup uyarmak için göndermişizdir.
fe zalemû
Adem Uğur = Bizi, âyetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan tek şey, öncekilerin bu âyetleri yalanlamış olmasıdır. Nitekim Semûd kavmine, açık bir mucize olmak üzere bir dişi deve vermiştik. Onlar ise, (bu deveyi boğazladılar ve) bu yüzden zalim oldular. Oysa biz âyetleri ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Ahmed Hulusi = Mucizelerimizi irsâl etmemize mâni olan, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır (siz de yalanlarsanız derhal azabını yaşardınız, sizi ortadan kaldırmak zorunda kalırdık)! Semud'a da aydınlatan olarak dişi deveyi verdik de (vahşice öldürerek) ona zulmettiler! Biz mucizelerimizi ancak korkutmak için irsâl ederiz.
fe zalemû
Ahmet Tekin = Bizi âyetler, maddî mûcizeler göndermekten alıkoyan tek şey, öncekilerin bu âyetleri yalanlayarak, kanunlarımız gereği, helâke maruz kalmalarıdır. Nitekim Semûd kavmine açık bir mûcize olmak üzere bir dişi deve vermiştik. Onlar ise, bu devenin haklarına riayet etmemek, onu öldürmek suretiyle bu maddî mûcizeyi hiçe saydılar. Oysa biz, o mûcizeleri ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Ahmet Varol = Bizi mucizeler göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. Semud'a apaçık (bir mucize) olarak dişi deveyi verdik de ona zulmettiler. Oysa biz mucizeleri ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Ali Bulaç = Bizi ayet (mucize)ler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik, fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Ali Fikri Yavuz = (Kureyş kavminin iman etmek için istediği) o mûcizeleri göndermekten bizi alıkoyan da yoktur. Ancak bu mûcizeleri, evvelki ümmetler yalanladılar (Yine imana gelmediler). Biz, Semûd’a, açık bir mûcize olarak o dişi deveyi verdik de, sonra inkâr edip öldürdüler. Halbuki biz, o mûcizeleri, ancak korkutmak için göndeririz.
fe zalemû
Ali Ünal = O kâfirlerin (Rasûl’den güya risaletine delil olarak) istedikleri mucizeleri göndermekten Bizi alıkoyan, onlardan önceki kâfirlerin kendilerine gönderilen mucizeleri yalanlamış olmaları, (onların da aynı şekilde yalanlayıp helâki hak edecekleri gerçeği)dir. Semud Kavmi’ne gözlerini açacak apaçık bir mucize olarak o dişi deveyi vermiştik de, onu öldürmekle zulüm işlemiş, kendilerine yazık etmişlerdi. Biz ise âyetlerimizi, (Kitabın âyetlerini, Bize ait delilleri, gerektiğinde mucizeleri, ancak muhtemel bir helâke ve Âhiret azabına karşı) korkutmak ve uyarmak için göndeririz.