Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın âyetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O’nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın âyetlerini satarlar da karşılık olarak pek az ve âdî bir şey elde ederler ve halkı Allah yolundan menederler. Gerçekten de yaptıkları şey, ne de kötü şeydir.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Abdullah Parlıyan = Basit bir kazanç uğruna, Allah'ın ayetlerini az bir dünyalık karşılığında sattılar da, insanları Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Adem Uğur = Allah'ın âyetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsânî istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ahmed Hulusi = (Onlar) Allâh işaretlerini az bir değer (dünyalık zevkler) karşılığında sattılar da O'nun yolundan engellediler. Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ahmet Tekin = Onlar, Allah’ın âyetlerini, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine birkaç pula değiştiler. İnsanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten alıkoydular. İslâmî hayatı yaşamalarına, İslâmî faaliyet göstermelerine engel oldular. İşlemeye devam ettikleri ameller ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ahmet Varol = Allah'ın ayetlerini az bir değere sattılar ve O'nun yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ali Bulaç = Allah'ın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar, böylece O'nun yolunu engellediler. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar, Allah’ın âyetlerini (Kur’an’ı) az bir bahaya (nefis arzusuna karşılık) sattılar da, insanları Allah yolundan çevirdiler. Gerçekten, onların yaptıkları şeyler ne kötüdür!...

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ali Ünal = Anlaşmalarına uymayarak, Allah’ın (anlaşmaların yerine getirilmesini emreden) âyetlerini (ve bu konuda verdikleri sözleri) az bir dünya menfaati karşılığında sattılar da, insanları Allah’ın yolundan alıkoymaya çalıştılar. Gerçekten ne fena işler çeviriyorlar!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın âyetlerini az bir değere sattılar da, böylece insanları Allah yolundan engellediler. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Bekir Sadak = Allah'in ayetlerini az bir degere degisip, O'nun yolundan alikoydular. Onlarin isledikleri gercekten ne kotudur!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın âyetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar da Allah yolundan alıkoydular. Bunlar gerçekten ne kötü şeyler işlemektedirler!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Cemal Külünkoğlu = Basit bir kazanç uğruna Allah'ın ayetlerini gözden çıkardılar ve halkı O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları şeyler ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın ayetlerini az bir değere değişip, O'nun yolundan alıkoydular. Onların işledikleri gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Diyanet Vakfi = Allah'ın âyetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsânî istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın ayetlerini az bir fiyata satıp onun yolundan saptılar. Yaptıkları ne kadar da kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allahın âyetlerini bir semeni kalile sattılar da Allah yolundan men'ettiler, hakıkat bunlar ne fena şeyler yapmaktalar!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında sattılar ve Allah yolundan alıkoydular. Gerçekten bunlar, ne kötü şeyler yapmaktalar!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın âyetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapageldiler.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Gültekin Onan = Tanrı'nın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar, böylece O'nun yolunu engellediler. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Harun Yıldırım = Allah’ın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar. Böylece O’nun yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar Allahın âyetleri mukaabilinde az bir bahâyı satın aldılar da onun yolundan (halkı zorla) men'etdiler. Hakıykat, onların yapa geldikleri şeyler ne kötüdür!..

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Hayrat Neşriyat = Allah’ın âyetlerini az bir bedel karşılığında sattılar da (insanları) O’nun yolundan men' ettiler. Muhakkak ki onların yapmakta oldukları ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 İbni Kesir = Onlar, Allah'ın ayetlerini az bir değere değişip O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapageldikleri şey ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Kadri Çelik = Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında sattılar ve O'nun yolundan alıkoydular. Onların işledikleri gerçekten pek de kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Muhammed Esed = Basit bir kazanç uğruna Allahın ayetlerini gözden çıkarıyor ve böylece Onun yolundan dönü dönüveriyorlar: bakın, ne çirkin bütün bu yapageldikleri,

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah'ın ayetlerini az bir menfaate değiştiler ve O'nun yoluna engel oldular; onlar, ne berbat şeyler yapıp duruyorlar:

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Onlar) Allah Teâlâ'nın âyetlerini az bir bedel mukabilinde sattılar. Sonra da onun yolundan çevirdiler. Şüphesiz ki onların yapar oldukları şey ne kadar fenadır.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ömer Öngüt = Allah'ın âyetlerini az bir dünya menfaati karşılığında sattılar da insanları O'nun yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Şaban Piriş = Allah’ın ayetlerini az bir değere değişip, insanları O’nun yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Sadık Türkmen = Allah’ın ayetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları, O’nun yolundan (hak ve özgürlüklerinden) alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Seyyid Kutub = Allah'ın ayetlerini birkaç paraya sattılar ve insanları O'nun yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları ne kadar kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Suat Yıldırım = Onlar Allah’ın âyetlerini az bir dünya menfaati karşılığında sattılar da Allah’ın yolundan insanları alıkoydular. Gerçekten onlar ne fena iş yapıyorlar!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Süleyman Ateş = Allâh'ın âyetlerini az bir paraya sattılar da O'nun yoluna engel oldular. Onların yaptıkları, gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah'ın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar, böylece O'nun yolunu engellediler. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Ümit Şimşek = Onlar Allah'ın âyetlerini az bir paraya satarak halkı Onun yolundan alıkoydular. Ne kötü birşeydir onların yaptıkları!

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah'ın ayetlerini nasıl basit bir ücret karşılığı sattılar da Allah'ın yolundan alıkoydular. Gerçekten ne fena şeylerdir onların yapmakta oldukları.

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın âyetlerini az bir bedele sattılar. Böylece O’nun (Allah’ın) yolundan (insanları) men ettiler (Sıratı Mustakîm’e insanların ulaşmasına mani oldular). Muhakkak ki; onların yapmış oldukları kötü (fena) bir şey (muhakkak ki; onlar, kötü bir şey yapmış oldular).

fe saddû

  Tevbe / 9 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın ayetlerini az bir ücret karşılığında satmışlar, sonrada Allah’ın yolundan insanları alıkoymuşlardı. Onların yaptıkları şeyler ne kadar kötü.

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Diyanet İşleri = Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah’ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Antlarını kalkan edinmişler de halkı, Allah yolundan çıkarmışlardır; şüphe yok ki ne de kötüdür bu yaptıkları şey.

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Abdullah Parlıyan = Münafıklar yeminlerini öldürülmekten korunabilecekleri bir kalkan edindiler ve böylece insanları cihaddan ve Muhammed'e iman etmekten uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Şüphesiz onların yaptıkları ne kötü şeydir.

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Adem Uğur = Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ahmed Hulusi = Yeminlerini bir kalkan edindiler de Allâh yolundan alıkoydular. . . Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ahmet Tekin = Onlar, yeminlerini kalkan haline getirdiler. Böylece insanları Allah yolundan, müslüman olmaktan, İslâm’ı yaşamaktan ve İslâmî faaliyetlerden alıkoydular. Onların işlemeye devam ettikleri ameller ne kötüdür.

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ahmet Varol = Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ali Bulaç = Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Yeminlerini bir kalkan edinib de Allah yolundan yüz çevirmektedirler. Doğrusu bunlar ne fena yapıyorlar!...

fe saddû

  Münâfikûn / 2 -

 Ali Ünal = Yeminlerini kalkan olarak kullanıp, insanları Allah’ın yolundan alıkoymaya çalışıyorlar. Gerçekten de ne kötüdür yaptıkları!