Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Diyanet İşleri = Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ne olacak halleri her ümmetten bir tanık getirdiğimiz, seni de hepsine tanık tuttuğumuz gün?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Öyleyse hesap günü her topluluk içinden şahitler getireceğimiz ve seni de ey peygamber! Onlar üzerine şahit tutacağımız zaman, ne olacak o günahkarların hali?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Adem Uğur = Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ahmed Hulusi = Her topluluktan, içlerinden bir şahit getirip, seni de onlara şahit tuttuğumuz zaman, nicedir hâlleri?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ahmet Tekin = Her milletten kutsal kitabı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önder, doğruları konuşan şâhitler getirdiğimiz zaman, seni de geçmiş ümmetlere ve bu ümmete, Kur’ân’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önder, doğruları konuşan şâhit olarak gösterdiğimiz zaman, bakalım onların hali ne olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ahmet Varol = Her ümmetten bir şahit getirdiğimizde ve seni de bunların üzerine şahit kıldığımızda durum ne olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ali Bulaç = Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Her ümmetten peygamberlerini birer şahid getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahid yaptığımız zaman bakalım kâfirlerin hali ne olacak!...

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ali Ünal = Her ümmetten (o ümmetin yaptıklarına ve onlara Allah’ın dininin tebliğ edildiğine dair) bir şahit getirdiğimiz ve (ey Rasûlüm,) seni de şunlar (ümmetin hakkında ve onlar içindeki kâfirler ve münafıklar) aleyhinde şahit olarak getirdiğimizde insanların hali nice olur?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Bayraktar Bayraklı = Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak tutacağımız zaman, halleri nice olacaktır.

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Bekir Sadak = Her ummete bir sahid getirdigimiz ve seni de bunlara sahid getirdigimiz vakit durumlari nasil olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Celal Yıldırım = Her ümmetten bir şâhid getireceğimiz, seni de onlar üzerine şâhid getireceğimiz zaman (halleri) nice olur?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Cemal Külünkoğlu = (Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (peygamber) getirdiğimiz ve seni de onların (üzerine) şahit olarak gösterdiğimiz zaman, bakalım (inkârcıların) hali ne olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Diyanet İşleri (eski) = Her ümmete bir şahid getirdiğimiz ve seni de bunlara şahid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Diyanet Vakfi = Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Edip Yüksel = Her ulusun üzerine bir tanık getirdiğimizde, seni de bunların üzerine tanık olarak getirsek halleri nice olur?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bakalım nasıl olacak: Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz, seni de onların üzerine şahid getirdiğimiz vakıt?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz, seni de bunların üzerine şahit getirdiğimiz zaman, bakalım bunların hali nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman bakalım kâfirlerin hali ne olacak!..

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Gültekin Onan = Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak ?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Harun Yıldırım = Her ümmetten birer şahit getirdiğimiz seni de onlar üzerine bir şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Hasan Basri Çantay = Her ümmetden (leh ve aleyhlerinde söyleyecek) birer şâhid, onların üzerine de (Habîbim) seni bir şâhid olarak getirdiğimiz zaman (o Yahudilerin, kâfirlerin, münafıkların halleri) nice (olur)?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Hayrat Neşriyat = Nihâyet (kıyâmet gününde) her ümmetten (peygamberlerini) birer şâhid (olarak)getirdiğimiz ve seni de onların üzerine şâhid tuttuğumuz zaman, (bakalım o kâfirlerin hâlleri)nasıl olacak!

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 İbni Kesir = Her ümmetten bir şahid kıldığımız ve onlara da seni şahid getirdiğimiz zaman nice olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Kadri Çelik = Her ümmete bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunlara şahit kıldığımız zaman durumları nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Muhammed Esed = Öyleyse (Hesap Günü), her topluluk içinden şahitler getireceğimiz ve seni (ey Peygamber) onlar aleyhinde şahit tutacağımız zaman, ne olacak (o günahkarların hali?)

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Mustafa İslamoğlu = Asıl her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlar aleyhine şahit gösterdiğimiz zaman ne olacak (onların hali)?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Nasıl olacak! Her ümmetten bir şahit getireceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit getireceğimiz zaman?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ömer Öngüt = Her ümmetten bir şâhit getireceğimiz ve seni de onlar üzerine şâhit getireceğimiz zaman halleri nice olur?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Şaban Piriş = Her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit kıldığımız zaman nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Sadık Türkmen = Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!..

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Seyyid Kutub = Her ümmete karşı birer şahid tutacağımız ve seni de kendilerine karşı birer şahid tutacağımız ve seni de kendilerine karşı şahit göstereceğimiz gün acaba onların halleri nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Suat Yıldırım = Ey Resulüm! Her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (peygamber) celbettiğimizde ve seni de bütün onlara (ümmetine) şahit olarak getirdiğimizde, bakalım onların hali nice olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Süleyman Ateş = Her ümmetten (inanç ve davranışlarının doğru olup olmadığına tanıklık edecek) bir şâhid, seni de bunlara şâhid getirdiğimiz zaman (halleri) nice olur?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Tefhim-ul Kuran = Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların da üzerine seni şahid olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Ümit Şimşek = Biz her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve şunlardan da seni şahit getirdiğimiz zaman onların halleri nice olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Her ümmetten bir tanık getirip seni de şunlar üzerine bir tanık olarak diktiğimizde iş nice olacak?!

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 İskender Ali Mihr = Artık her ümmetten bir şahit (resûl) getirdiğimiz zaman ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdiğimiz zaman (halleri) nasıl olacak?

fe keyfe

  Nisâ / 41 -

 İlyas Yorulmaz = Biz her ümmet için bir şahit getirdiğimiz zaman ve seni de onlar için şahit getirdiğimizde (onların hali) nasıl olacak.

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Diyanet İşleri = (Şu’ayb) onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: “Ey kavmim! Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini ulaştırdım. Size nasihat de ettim. Şimdi ben, inkârcı bir topluluğa nasıl üzülürüm?”

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şuayb, onlardan yüz çevirdi de ey kavmim dedi, andolsun ki ben size Rabbimin bildirdiği haberleri tebliğ ettim ve öğüt verdim. Artık kâfir bir kavme nasıl acıklanabilirim?

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Abdullah Parlıyan = Sonunda Şuayb onların yanından dönüp giderken: “Ey kavmim!” dedi “Gerçek şu ki, ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim ve güzelce öğüt verdim. Artık ben sizin gibi gerçekleri örtbas eden kâfir bir topluluk için üzülmem nasıl olabilir?” dedi.

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Adem Uğur = (Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Artık kâfir bir kavme nasıl acırım!"

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ahmed Hulusi = (Bunun üzerine Şuayb) onlardan yüz çevirdi ve: "Ey kavmim!. . Andolsun ki Rabbimin risâletlerini size tebliğ ettim. . . Size öğüt verdim. . . Hakikat bilgisini inkâr eden bir topluluğa (artık) nasıl üzülebilirim?"

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ahmet Tekin = Bu durumda, Şuayb onlardan uzaklaştı. Ve :'Ey kavmim, ben, Rabbimin bana vahyettiklerini size tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Artık bundan sonra, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas eden inkârcı, küfre saplanmış bir kavme, nankör bir topluma nasıl acırım.' dedi.

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ahmet Varol = (Şu'ayb da) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: 'Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiklerini ulaştırdım ve size öğüt verdim. Artık inkarcılar topluluğuna nasıl üzülürüm?'

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ali Bulaç = O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim andolsun, size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Şimdi ben, inkâra sapan bir topluluğa nasıl üzülebilirim?"

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ali Fikri Yavuz = Şuayb helâk olan kavminden yüz çevirip dedi ki; “- Ey kavmim, doğrusu ben size Rabbimin gönderdiği emirleri tebliğ ettim ve iyiliğinizi istedim. Şimdi kâfir olan bir topluluğa nasıl acırım?”

fe keyfe

  A’râf / 93 -

 Ali Ünal = Bu tecelli karşısında Şuayb oradan uzaklaşırken şöyle diyordu: “Zavallı halkım! Ben size ancak Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve size samimi nasihatlerde bulundum. Şimdi böyle nankör, küfürde böylesine ısrarlı bir topluluk için ne diye gam çekeyim ki!?”