Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz bu (İslâm), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki şu ümmetiniz, bir ümmetten ibârettir ve ben de Rabbinizim, artık çekinin benden.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Abdullah Parlıyan = Muhakkak ki, bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir, çünkü hepinizin Rabbi benim, öyleyse yolunuzu, benim gönderdiğim kitaplarla bulmaya çalışın.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Adem Uğur = Şüphesiz bu (insanlar) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir; ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının (denildi).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ahmed Hulusi = İşte şu tek bir ümmet olarak, sizin toplumunuzdur. . . Ben de sizin Rabbinizim, o hâlde (yaşatabileceklerimden) korunun!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ahmet Tekin = Bir tek ümmet, yalnızca bu sizin ümmetinizdir. Bir tek din, zamanla değişmeyen tabiî hukuk kurallarını içeren din, yalnızca bu sizin dininiz, bu sizin şeriatınız İslâm’dır. Ben de sizin Rabbinizim. Bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azâbımdan korunun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de Rabbinizim. Öyleyse benden sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ali Bulaç = İşte sizin ümmetiniz bir tek ümmettir ve Ben de sizin Rabbinizim; öyleyse benden korkup sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bu dininiz, esasta bir tek dindir; (islâm dinidir, tevhid dinidir). Ben de Rabbinizim. Artık benden korkun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ali Ünal = Aynı inanç etrafında teşkil ettiğiniz bu ümmetiniz tek bir ümmettir; Ben de sizin Rabbinizim; o halde kalbiniz saygıyla dopdolu olarak Bana itaat edin, Bana karşı gelmekten sakının ve böylece korumam altına girin.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz bu insanlar bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir; ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana itaat ediniz.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Bekir Sadak = suphesiz bu muslumanlik, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim; oyleyse Benden sakinin.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Celal Yıldırım = Ve doğrusu bu (dininiz) bir tek yol ve şeriattır. (Her peygamber aynı esası yansıtmakla görevliydi). Ben de sizin (tek olan, eşi olmayan) Rabbınızım ; artık benden korkup (bu esasa uymayan şeylerden) sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz bu (İslâm), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de rabbinizim. Öyle ise emirlerime uygun yaşayıp azabımdan sakının!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Diyanet İşleri (eski) = Şüphesiz bu Müslümanlık, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim; öyleyse Benden sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Diyanet Vakfi = «Şüphesiz bu (insanlar) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir; ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının» (denildi).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Edip Yüksel = Sizin bu toplumunuz bir tek toplumdur. Ben sizin Rabbinizim beni sayın.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve rabbınız da ben, artık hep bana korunun

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve Rabbiniz de Benim; artık hep Benden korkun!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının.» (denildi).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Gültekin Onan = İşte sizin ümmetiniz bir tek ümmettir ve ben de sizin rabbinizim; öyleyse benden korkup sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Harun Yıldırım = "Şüphesiz bu (insanlar) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir; ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının" (denildi).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Hasan Basri Çantay = Şu (insanlar) birtek ümmet haalinde sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Benden korkun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Hayrat Neşriyat = İşte gerçekten bu (ümmet-i İslâmiye) tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim; öyle ise benden sakının!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 İbni Kesir = Şüphesiz bu; bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabb' ınızım. Ben'den korkun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Kadri Çelik = İşte sizin ümmetiniz bir tek olan ümmettir ve ben de sizin Rabbinizim; öyleyse benden korkup sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Muhammed Esed = Muhakkak ki, bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir; çünkü hepinizin Rabbi Benim; öyleyse Bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Mustafa İslamoğlu = Kesinlikle bu (elçilerin takipçilerinden oluşan) ümmetiniz bir tek ümmettir ve Ben de sizin (bir tek) Rabbinizim: şu halde Bana karşı sorumluluğunuzu yerine getirin!"

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve muhakkak ki, bu (İslâmiyet) bir tek din olarak hepinizin dinidir. Ve ben de Rabbinizim, artık bana ittikada bulunun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ömer Öngüt = Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O hâlde benden korkun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Şaban Piriş = İşte bu, önderliğiniz, tek bir önderliktir ve ben de sizin Rabbinizim, o halde benden korkun.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Sadık Türkmen = Ve şüphesiz; işte bu sizin ümmetinizdir, bir tek ümmet! Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse Benden korkup sakının!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Seyyid Kutub = Sizin de bir parçasını oluşturduğunuz şu ümmet, tek bir ümmettir, ben de sizin Rabb'inizim. Öyleyse sırf benden korkunuz.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Suat Yıldırım = Ve hepinizin dini bir tek dindir. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse Bana karşı gelmekten sakının!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Süleyman Ateş = "Ve işte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin Rabbinizim, benden korkun." (dedik).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte sizin ümmetiniz bir tek olan ümmettir ve ben de sizin Rabbinizim: öyleyse benden korkup sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Ümit Şimşek = Şu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir; Ben ise hepinizin Rabbiyim. Onun için Bana karşı gelmekten sakının.

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ve ben de sizin Rabbinizim; o halde benden sakının!

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki bu sizin ümmetiniz, tek bir ümmettir. Ve Ben, sizin Rabbinizim. Öyleyse Bana karşı takva sahibi olun (Bana ulaşmayı dileyin).

fettekûni (fe ittekû-ni)

  Mü’minûn / 52 -

 İlyas Yorulmaz = (Bu sizin inancınız ve yaşadığınız kurallar, bütün zamanlar içinde) Ümmetiniz (topluluğunuz) tekbir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, yalnızca benden sakınıp korunun.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Pisle temiz bir değildir, pisin çokluğu seni şaşırtsa bile. Artık ey aklı tam olanlar, çekinin Allah'tan da muradınıza erin.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Kötü şeyler ile iyi şeyler eşit olamaz, gereksiz faydası olmayan kötü şeylerin çokluğu, sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri! Hayatınızın düzenlemesini Allah'ın kitabından alın ki, gerçek mutluluğa erebilesiniz.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Adem Uğur = De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Habis (pis), tayyib (temiz) ile eş değerde olmaz. . . Habisin çoğunluğu hoşuna gitse bile". . . O hâlde ey öze ermiş derin düşünür akıl sahipleri (Ulül Elbab), Allâh'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ahmet Tekin = 'Kötü insanların, çirkin fiillerin, kirli malların çokluğu, seni hayrete de düşürse, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, temiz ile pis, helâl ile haram denk olamaz. Ey akıl ve vicdan sahipleri, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.' de.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Pis olanın çokluğu hoşuna gitse de, pis ile temiz bir olamaz. Şu halde ey akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.'

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ali Bulaç = De ki: "Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Murdarla temiz (haramla helâl) bir olmaz; murdarın çokluğu hoşunuza gitse bile”. O halde ey gerçek akıl sahipleri, haram (murdar) hususunda Allah’dan korkun ki, kurtuluşa kavuşasınız.

fe ittekû allâhe

  Mâide / 100 -

 Ali Ünal = Pis ve murdar olanın çokluğu seni hayrete sevketse de, “Hiç pis ve murdar olanla temiz ve hoş olan bir midir?” de, (böyle inan ve bunu anlat). Ey gerçek akıl ve idrak sahipleri! (O’nun koyduğu ölçülere riayetsizlik ederek aksini düşünüp öyle inanmak ve ona göre davranmak suretiyle) Allah’a karşı gelmekten sakının ki, gerçek kurtuluşa, başarıya ve muradınıza erebilesiniz.