Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Diyanet İşleri = Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve sabret, çünkü Allah, gerçekten de iyilik edenlerin ecrini zâyi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Abdullah Parlıyan = Ve her türlü zorlukluğa karşı dirençli ol sonuna kadar dayan; çünkü Allah iyilik yapanların hakettiği karşılığı hiçbir şekilde boşa götürmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Adem Uğur = (Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ahmed Hulusi = Sabret. . . Muhakkak ki Allâh ihsan sahiplerinin mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ahmet Tekin = Sabrederek mücadeleye devam et. Allah, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlerin, idarecilerin, müslümanların mükâfatını zâyi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ahmet Varol = Sabret. Allah iyilik yapanların ecirlerini zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ali Bulaç = Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, kavminin eziyetlerine ve ibadete) sabret; çünkü Allah, iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ali Ünal = Ve (daima iyilik yapmada, muhtemel hatalardan kaçınmada, bir de Allah yolunda maruz kaldığın musibetlere ve zamana karşı) sabret. Hiç şüphesiz Allah, O’nun kendilerini gördüğünün şuuru içinde sürekli iyilik duygusuyla davranan ve güzel işler yapanların mükâfatlarını asla zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Bayraktar Bayraklı = Sabırlı ol! çünkü Allah, güzel iş yapanların ödülünü zâyi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Bekir Sadak = Sabret, Allah iyi davrananlarin ecrini elbette zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Celal Yıldırım = Ve sabret; şüphesiz ki Allah iyiliği huy edinip iyilikte bulunanların mükâfatını zayi'etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Cemal Külünkoğlu = Ve sabret. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sabret, Allah iyi davrananların ecrini elbette zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Diyanet Vakfi = (Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Edip Yüksel = Sabret, çünkü ALLAH, iyilik yapanların ödülünü savsamaz.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve sabr et zira Allah muhsinlerin ecrini zayi' etmez

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve sabret, çünkü Allah iyi davrananların mükafatını ziyan etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükafatını yitirmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Gültekin Onan = Ve sabret. Gerçekten Tanrı, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Harun Yıldırım = Sabret! Çünkü Allah muhsinlerin mükafatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Hasan Basri Çantay = Sabr-u sebat et. Zîrâ Allah iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Zîrâ şübhesiz ki Allah, iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 İbni Kesir = Sabret, çünkü Allah ihsan edenlerin ücretini zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Kadri Çelik = Sabret, Allah ihsan sahiplerinin ecrini elbette zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Muhammed Esed = Ve sabret, sonuna kadar dayan: çünkü Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve diren: unutma ki Allah iyilerin hak ettiği karşılığı azla zayi etmez!

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sabret. Zira şüphe yok ki, Allah Teâlâ muhsin olanların mükâfaatını zâyi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ömer Öngüt = Sabret! Çünkü Allah muhsinlerin mükâfatını zâyi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Şaban Piriş = Sabret, Allah iyilerin ecrini zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Sadık Türkmen = Sabret! Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ücretini zayi etmez/boşa çıkarmaz!

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Seyyid Kutub = Müşriklerin sana çektirdikleri sıkıntılara karşı sabret; çünkü Allah, iyi davranışları ödülsüz bırakmaz.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Suat Yıldırım = Sabret, zira Allah iyi davrananların mükâfatını zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Süleyman Ateş = Sabret, çünkü Allâh güzel davrananların ecrini zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Ümit Şimşek = Sabret; iyilik yapan ve iyi kulluk edenlerin ödülünü Allah zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sabret! Allah, güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 İskender Ali Mihr = Ve sabret, muhakkak ki Allah, muhsinlerin ecrini zayi etmez.

fe innallâhe (inne allâhe)

  Hûd / 115 -

 İlyas Yorulmaz = (Yaptığınız güzel ve faydalı şeylerin karşılığını almakta acele etmeyin) Sabredin. Allah, yapılan iyilikleri zayi etmez.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Diyanet İşleri = Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez” dedi.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa dediler, sen Yûsuf musun? Ben dedi Yûsuf'um, bu da kardeşim. Allah lûtfetti bize. Şüphe yok ki kim çekinir ve sabrederse mutlaka Allah, bu çeşit iyilik edenlerin ecrini zâyi etmez.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Abdullah Parlıyan = “Aaa, yoksa sen Yûsuf musun?” diye haykırdılar. O da: “Ben Yûsuf'um, bu da benim kardeşim Bünyamin, Allah bize birbirimize kavuşmayı lütfetti, bize yardımda bulunarak korudu ve yüceltti. Gerçek şu ki, kim yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırlar ve güçlüklere göğüs gererse bilsin ki, Allah iyilikte bulunanların emeklerini boşa çıkarmaz.”

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Adem Uğur = Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusufum, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ahmed Hulusi = (Kardeşler) dediler ki: "Aa! Sen, evet sen gerçekten Yusuf'sun?". . . (Yusuf) dedi ki: "Ben Yusuf'um ve bu da kardeşimdir. . . Gerçekten Allâh bize lütfu ihsanda bulundu. . . Zira kim korunur ve sabreder ise, muhakkak ki Allâh iyilik yapanların karşılığını boşa çıkarmaz. "

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Yoksa sen, gerçekten Yûsuf musun?' dediler.'Ben Yûsuf’um. Bu da kardeşim. Birbirimize kavuşmayı Allah bize lütfetti. Çünkü kim Allah’a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olur ve sabrederek mücadeleye devam ederse, Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecilerin ve müslümanların mükâfatını zâyi etmez.' dedi.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ahmet Varol = 'Yoksa sen gerçekten Yusuf musun?' dediler. O da: 'Ben Yusuf'um. Bu da kerdeşimdir. Allah bize lütfetti. Kim sakınır ve sabrederse; şüphesiz Allah iyilik edenlerin karşılıklarını boşa çıkarmaz' dedi.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ali Bulaç = "Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?" dediler. "Ben Yusuf'um" dedi. "Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufda bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz."

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar: Yoksa sen, Yûsuf musun? dediler. O da: “- Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Gerçekten Allah bize lutfetti. Doğrusu, kim Allah’dan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse, muhakkak ki Allah bu gibi muhsinlerin mükâfatını zayi etmez.” dedi.

fe innallâhe

  Yûsuf / 90 -

 Ali Ünal = “Yoksa sen, evet sen, Yusuf musun?” diye haykırıştılar. “Ben Yusuf’um, bu da kardeşim!” diye cevap verdi Yusuf: “Allah, bizi lütfuna mazhar etti. Doğrusu şu ki, kim O’na karşı derin saygı duyar, O’na karşı gelmekten sakınır ve O’na itaatla birlikte başına gelenlere de sabrederse, hiç şüphesiz Allah, böyle iyiliğe adanmış ve O’nu görürcesine davranan kimselerin mükâfatını asla zayi etmez.”