Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe ehaze-hum allâhu
Diyanet İşleri = Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Abdulbaki Gölpınarlı = Firavun'un soyuyla onlardan önce gelip geçenlerin gidişleri gibi hani Allah'ın delillerini inkâr edip kâfir olmuşlardı da Allah, suçlarına karşılık onları azâbına uğratmıştı: Şüphe yok ki Allah, pek kuvvetlidir, azâbı da pek çetindir onun.
fe ehaze-hum allâhu
Abdullah Parlıyan = Firavun yandaşlarının ve onlardan önce yaşayıp gidenlerin başlarına gelen şey, bunların da başına gelecek. Onlar Allah'ın ayetlerinin, gerçek olduğunu örtbas etmeye kalkıştılar ve Allah da bu günahlarından dolayı, onları kıskıvrak yakaladı… Çünkü Allah'ın kuvveti, herşeyi çepeçevre kuşatmış olup, hak edenlere karşı da, cezası çetin ve yıldırıcıdır.
fe ehaze-hum allâhu
Adem Uğur = (Bunların gidişatı) tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. (Onlar da) Allah'ın âyetlerini inkâr etmişlerdi de Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Allah güçlüdür. O'nun cezası şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ahmed Hulusi = (Bunların durumu) Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi. . . (Onlar) Allâh'ın işaretlerindeki varlığını (Esmâ'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkâr ettiler, Allâh da onları kendi suçlarıyla yakaladı. . . Muhakkak ki Allâh Kaviyy'dir, Şediyd ül 'Ikab'dır (suçun sonucunu şiddetle yaşatandır).
fe ehaze-hum allâhu
Ahmet Tekin = Bunların davranışları, tıpkı Firavun hânedanının devlet görevlilerinin, yandaşlarının ve onlardan öncekilerin gidişatı, davranışları gibidir. Onlar da Allah’ın birliğini, kulluk edilmeye layık tek varlık olduğunu anlatan âyetleri inkârda ısrar etmişlerdi. Allah onları günahları sebebiyle cezalandırmıştı. Allah güçlüdür. Emirlerine âsi olma ve kendisini inkâr etme suçuna denk, onları adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.
fe ehaze-hum allâhu
Ahmet Varol = Tıpkı Firavun hanedanıyla ondan öncekilerin tutumu gibi. Allah'ın ayetlerini inkar ettiler, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Şüphesiz Allah, güçlüdür, azabı çetin olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Bulaç = Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler de, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Şüphesiz, Allah, en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Fikri Yavuz = (Bunların tavır ve âdetleri), tıpkı Firavun hanedanıyla, onlardan evvelkilerin tavrı gibidir. Onlar, Allah’ın âyetlerini inkâr etmişlerdi de O da (Allah), kendilerini günahları yüzünden yakalamıştı. Çünkü Allah çok büyük kuvvetin sahibidir, azabı pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Ünal = Tıpkı Firavun oligarşisiyle daha öncekilerin durumu gibi: Allah’ın âyetlerini bile bile inkâr ettiler; Allah da, günahları sebebiyle onları kıskıvrak yakalayıverdi. Allah, tam kuvvet sahibidir; cezalandırması çok çetin olandır. Şeytan’ın, “Benim sizinle bir alâkam yoktur... Hem, ben Allah’tan korkarım da!” sözleri, mü’minlerin melekler tarafından desteklendiğini anlaması üzerine kaçma adına uydurduğu bir mazeretten ibarettir.
fe ehaze-hum allâhu
Bayraktar Bayraklı = Bunlar da tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi davrandılar. Onlar da Allah'ın âyetlerini inkâr etmişlerdi; Allah onları, günahları yüzünden yakalayıp cezalandırmıştı. Şüphesiz Allah güçlüdür; cezası çok çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Bekir Sadak = Firavun taifesi ve onlardan oncekilerin gidisi gibi, Allah'in ayetlerini yalanladilar da Allah onlari gunahlarindan oturu yoketti. Allah kuvvetlidir, cezalandirmasi siddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Celal Yıldırım = (Bunların tutum ve gidişi) Fir'avn ve ondan öncekilerin tutum ve gidişi gibidir. Allah'ın âyetlerini inkâr ettiler, bu yüzden Allah onları —günahlarına karşılık— yakaladı. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, cezası çok şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Cemal Külünkoğlu = Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan önceki inkârcıların durumu gibidir. Onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler, Allah da günahları yüzünden yakalarına yapıştı. Hiç şüphesiz Allah sonsuz kuvvet sahibidir, azabı çok ağırdır.
fe ehaze-hum allâhu
Diyanet İşleri (eski) = Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Allah'ın ayetlerini yalanladılar da Allah onları günahlarından ötürü yoketti. Allah kuvvetlidir, cezalandırması şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Diyanet Vakfi = (Bunların gidişatı) tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. (Onlar da) Allah'ın âyetlerini inkâr etmişlerdi de Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Allah güçlüdür. O'nun cezası şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Edip Yüksel = Tıpkı Firavun'un yandaşlarının ve onlardan öncekilerin gidişi gibi... ALLAH'ın ayetlerini inkar ettiler. Günahlarından ötürü ALLAH da onları yakalayıp cezalandırdı. ALLAH Güçlüdür, cezası çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Elmalılı Hamdi Yazır = Tıpkı Âli Fir'avnın ve onlardan evvelkilerin gidişi gibi Allahın âyetlerini tanımadılar da Allah kendilerini günahlariyle tuttu alıverdi, çünkü Allah çok kuvvetli ve ıkabı pek şiddetlidir
fe ehaze-hum allâhu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Tıpkı Firavun hanedanı ve öncekilerin gidişi gibi Allah'ın ayetlerini tanımadılar da Allah onları günahları ile tutup alıverdi; çünkü Allah çok güçlüdür, cezalandırması pek çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi onlar da Allah'ın âyetlerini tanımadılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden tutuklayıverdi. Çünkü Allah çok kuvvetli ve azabı çok çetin olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Gültekin Onan = Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi Tanrı'nın ayetlerine küfrettiler de Tanrı onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Kuşkusuz Tanrı en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Harun Yıldırım = Tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin gidişi gibi onlar da Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler de Allah da onları günahları yüzünden yakaladı. Muhakkak ki Allah Kaviyy’dir, cezası şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Hasan Basri Çantay = (Bunların gidişi) Fir'avn haanedâniyle onlardan evvelkilerin gidişi gibidir. Onlar Allahın âyetlerini (inkâr ile) kâfir olmuşlardı da O da kendilerini, günâhları yüzünden, yakalamışdı. Çünkü Allah en büyük kuvvetin saahibidir, cezası pek çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Hayrat Neşriyat = (Bu müşriklerin âdeti) Fir'avun ehlinin ve onlardan öncekilerin âdeti gibidir.(Onlar da) Allah’ın âyetlerini inkâr etmişlerdi; Allah da onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Şübhesiz ki Allah, Kavî (pek kuvvetli olan)dır, azâbı pek şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
İbni Kesir = Firavun hanedanıyla onlardan öncekilerin gidişi gibi. Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı da, Allah onları günahlarından dolayı yakalamıştı. Muhakkak ki Allah; kuvvetlidir, azabı şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Kadri Çelik = Bunların tutumu ve gidişi, tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tutumu gibi oldu. Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Çünkü Allah pek kuvvetli, azabı da çok şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Muhammed Esed = Firavun yandaşlarının ve onlardan önce yaşayıp gidenlerin başlarına gelen şey (bunların da başına gelecek): Onlar Allahın ayetlerinin gerçek olduğunu inkara kalkıştılar ve Allah da (bu) günahlarından ötürü onları kıskıvrak yakaladı. Elbet yakalar, (çünkü) Allah çepeçevre kuşatan sınırsız gücün sahibidir, (hak edene karşı) cezada çetin ve yıldırıcıdır.
fe ehaze-hum allâhu
Mustafa İslamoğlu = (Onların gidişatı da) tıpkı Firavun toplumu ve ondan öncekilerin gidişatı gibi: Allah'ın mesajlarını ısrarla yalanladılar; ardından, Allah da günahları nedeniyle onları (suçüstü) yakalayıverdi. Elbette Allah (işinde) kuvvetli, azabında şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ömer Nasuhi Bilmen = (Bunların hali) Fir'avun'un kavmi ile onlardan evvelkilerin âdeti gibidir ki Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkâr ettiler. Allah Teâlâ da bunları günahları sebebiyle muahaze etti. Şüphe yok ki Allah Teâlâ kuvvet sahibidir; ikabı pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ömer Öngüt = Firavun hânedânı ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, onlar da Allah'ın âyetlerini inkâr ettiler. Bu yüzden Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Çünkü Allah çok güçlüdür, cezalandırması çok şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Şaban Piriş = Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi onlar, Allah’ın ayetlerini yalanladılar da Allah da, onları günahları sebebiyle yok etti. Allah, güçlüdür, cezası şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Sadık Türkmen = Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah; kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Seyyid Kutub = Bu kâfirlerin durumu tıpkı Firavunoğulları ile daha önceki kâfirlerin durumu gibidir. Onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler, Allah da günahları yüzünden yakalarına yapıştı. Hiç şüphesiz Allah güçlüdür ve azabı ağırdır.
fe ehaze-hum allâhu
Suat Yıldırım = Bunların gidişi, tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tutumu gibi oldu: Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler, Allah da günahları sebebiyle onları bastırıverdi.Çünkü Allah pek kuvvetli, azabı da çok şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Süleyman Ateş = (Bunlar da) tıpkı Fir'avn âilesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi(davrandılar. Onlar da): Allâh'ın âyetlerini inkâr etmişlerdi; Allâh da onları, günâhlarıyla yakalamıştı. Şüphesiz Allâh güçlüdür, O'nun cezâsı çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Tefhim-ul Kuran = Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Allah'ın ayetlerine küfrettiler de, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Şüphesiz, Allah, en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması da pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ümit Şimşek = Bunların hali Firavun hanedanı ile daha öncekilerin haline benziyor. Onlar da Allah'ın âyetlerini inkâr etmişlerdi. Allah ise onları günahlarıyla yakalayıverdi. Gerçekten de Allah karşı konulmaz kuvvet sahibidir ve cezası da pek çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Yaşar Nuri Öztürk = Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişi gibi. Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler de Allah onları günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah Kavîdir, çok güçlüdür; azabı çok şiddetli yapandır O.
fe ehaze-hum allâhu
İskender Ali Mihr = Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin adet haline getirdiği gibi Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler. Böylece Allah, günahlarından dolayı onları aldı. Muhakkak ki Allah, kuvvetlidir ve azabı şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
İlyas Yorulmaz = Tıpkı Firavun ailesi ve ondan öncekilerin durumu gibi. Onlarda Allah’ın ayetlerini inkar etmişlerdi ve Allah da onları günahlarıyla birlikte yakalayıvermişti. Elbette ki Allah çok kuvvetli ve hesap görmesi de çok şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Diyanet İşleri = (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Abdulbaki Gölpınarlı = Firavun soyu ve ondan öncekiler gibi hani. Âyetlerimizi yalanladılar, Allah da onları suçlarıyla alıverdi ve Allah'ın cezası çetindir.
fe ehaze-hum allâhu
Abdullah Parlıyan = Firavun halkının ve onlardan önce yaşayanların başına gelenlerin aynısı, onların başına da gelecek, onlar mesajlarımızı yalanladılar ve Allah günahlarından dolayı onları yakaladı. Allah'ın Cezası pek şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Adem Uğur = (Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah'ın cezası çok şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ahmed Hulusi = (Onların gidişatı) tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi. . . (Onlar) işaretlerimizi (Esmâ'nın açığa çıkışı olan işaretleri) yalanlamışlardı. Allâh da onları bu suçlarıyla yakalayıverdi. Allâh Şediyd ül 'Ikab'dır (yapılan suçun hak ettiği karşılığı vermede çok şiddetlidir).
fe ehaze-hum allâhu
Ahmet Tekin = İnkârda ısrar edenlerin halleri, Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının ve onlardan öncekilerin hallerine, davranışına benziyor. Onlar âyetlerimizi, Kur’ân’ı yalanladılar. Bunun üzerine Allah, işledikleri günâhlar sebebiyle onları suçüstü yakaladı. Allah onlara, âyetlerinin inkâr edilme suçuna denk âdil ceza verme gücüne sahiptir.
fe ehaze-hum allâhu
Ahmet Varol = Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan önce geçmiş olanlar gibi ki, onlar bizim ayetlerimizi inkar ettiler; Allah da günahlarından dolayı onları yakaladı. [2] Allah cezası çok şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Bulaç = Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Fikri Yavuz = O kâfirlerin Râsûlüllah’ı tekzipleri, tıpkı Firavun hânedânının ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar, bizim âyetlerimizi yalanladılar da Allah, yaptıkları günahlar sebebiyle kendilerini enseledi. Allah’ın azâbı çok şiddetlidir.
fe ehaze-hum allâhu
Ali Ünal = Tıpkı Firavun oligarşisiyle daha öncekilerin durumu gibi: âyetlerimizi yalanlamışlardı da Allah, günahları sebebiyle kendilerini kıskıvrak yakalayıvermişti. Allah, cezalandırması çok çetin olandır.