Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki Allah, Rabbimdir ve Rabbiniz, ona kulluk edin; budur doğru yol.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Abdullah Parlıyan = Ve İsa'nın, her zaman söylediği gerçek şudur: Şüphesiz benim Rabbim de, sizin Rabbiniz de Allah'tır. Öyleyse yalnızca O'na kulluk edin. Dosdoğru yol yalnızca budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Adem Uğur = (İsa şunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk ediniz. İşte doğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ahmed Hulusi = Kesinlikle Allâh'tır benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz! O'na kulluk etmekte olduğunuzu fark edin. . . Bu sırat-ı müstakimdir.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ahmet Tekin = 'Allah Rabbim ve Rabbinizdir. O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. İşte doğru, muhkem, güvenli yol, İslâmî hayat tarzı budur.'

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ahmet Varol = 'Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk edin. İşte doğru yol budur.'

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde O’na ibadet edin. Bu (size anlattığım) biricik doğru yoldur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ali Ünal = “Şüphe yok ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; o halde O’na ibadet edin. Bu, (üzerinde yürünmesi gereken) doğru bir yoldur.”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Bayraktar Bayraklı = Doğrusu Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Bekir Sadak = «Dogrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu dogru yoldur.»

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Celal Yıldırım = Ve doğrusu Allah, benim de, sizin de Rabbimizdir; artık O'na ibâdet ediniz. Dosdoğru yol budur!

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Cemal Külünkoğlu = (İsa onlara:) “Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur.'

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Diyanet Vakfi = (İsa şunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk ediniz. İşte doğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Edip Yüksel = 'ALLAH benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.'

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz işte yegâne doğru yol budur

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ayrıca o (İsa) dedi ki: «Haberiniz olsun, Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir; onun için hep O'na ibadet ediniz! İşte yegane doğru yol budur!

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Şüphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz Allah'tır. O halde ona ibadet edin, işte dosdoğru yol budur.»

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Gültekin Onan = Gerçek şu ki, Tanrı benim de rabbim, sizin de rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Harun Yıldırım = “Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse sadece O'na ibadet ediniz. Dosdoğru yol budur.”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Hasan Basri Çantay = «Şübhesiz ki Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde Ona kulluk edin. İşte biricik doğru yol budur».

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Hayrat Neşriyat = (Îsâ onlara şöyle dedi:) 'Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; öyle ise O’na ibâdet edin! İşte dosdoğru yol budur!'

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 İbni Kesir = Şüphesiz ki Allah; benim de Rabbım, sizin de Rabbınızdır. O'na ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Kadri Çelik = “Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Muhammed Esed = Ve (İsa'nın her zaman söylediği gerçek şudur:) "Şüphesiz, benim Rabbim de, sizin Rabbiniz de Allah'tır; öyleyse (yalnızca) O'na kulluk edin: dosdoğru yol (yalnızca) budur!"

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve (İsa'nın tek dediği şudur): "Hiç şüphe yok ki benim de sizin de Rabbiniz Allah'tır. Şu halde yalnız O'na kulluk edin: budur dosdoğru yol!"

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve şüphe yok ki, Allah benim de Rabbimdir. Sizin de Rabbinizdir. Artık yalnız O'na ibadet ediniz. Bu, dosdoğru bir yoldur.»

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ömer Öngüt = “Şüphesiz ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin. İşte doğru yol budur. ”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Şaban Piriş = -Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! Dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Sadık Türkmen = (isa dedi ki): “Şüphesiz ki Allah; benim ve sizin Rabbinizdir. O’na kulluk edin. Dosdoğru yol işte budur!”

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Seyyid Kutub = Kuşku yok ki Allah sizin de benim de Rabb'imizdir, öyleyse sırf O'na kulluk ediniz. İşte dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Suat Yıldırım = "İyi bilin ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse yalnız O’na ibadet ediniz. Doğru yol budur"

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Süleyman Ateş = "Şüphesiz, Allâh benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir, O'na kulluk edin." İşte doğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Ümit Şimşek = İsa onlara 'Allah sizin de, benim de Rabbimizdir; Ona kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur' demişti.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şüphesiz, Allah, benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde O'na ibadet edin. Dosdoğru yol budur.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki Allah, benim Rabbim ve sizin (de) Rabbinizdir. O halde, O’na kul olun! İşte bu Sıratı Mustakîm’dir.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Meryem / 36 -

 İlyas Yorulmaz = “Şüphesiz ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Yalnızca O na kulluk edin, dosdoğru yol işte budur” dedi.

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok Rabbiniz, öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattı da sonra arşında kudret ve tedbîriyle her şeye hâkim oldu. Her işi o, takdîr ve gereğince tedbîr eder. Onun izni olmadıkça hiçbir şefâatçi, şefâatte bulunamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, artık kulluk edin ona. Düşünmez, ibret almaz mısınız?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki; Rabbiniz, gökleri ve yeri altı zaman ve birimde yaratan, sonra da kudret ve egemenlik makamına geçip kâinâtı yöneten Allah'tır.O'nun izni olmadıkça araya girip kayırıcılık yapacak kimse yoktur. İşte Rabbiniz olan Allah budur, başkası değil. Öyleyse yalnız O'na kulluk edin; artık iyice düşünüp, ibret almaz mısınız?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Adem Uğur = Şüphesiz, Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah’tır. İzni olmadan kimse şefaat edemez. işte sizin Rabbiniz Allah budur. O’na kulluk edin, öğüt dinlemiyor musunuz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak Rabbiniz O Allâh'tır ki, semâlar ve arzı altı aşamalı bir süreçte yarattı; sonra Arş'a istiva etti (Esmâ'sından yarattığı bu âlemlerde gene dileğince hükümran olarak tedbir {idare} etti - {Arş; derûnî mânâda, tüm varlığın tekillik boyutudur. A. H. }), Hükmü üzere tedbir (idare - her an yeni şe'nde olarak) oluyor! Hiç kimse bir diğerine şefaat edemez, şefaat edilecek olanın "HÛ"viyetindeki (yaratılış amacına göre oluşmuş Esmâ bileşimi) elvermedikçe! İşte budur Rabbiniz olan Allâh! O hâlde O'na kulluğunuzun farkındalığına erin! Hâlâ derinliğine düşünmeyecek misiniz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ahmet Tekin = Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde, altı devirde yaratan Allah’tır. Sonra Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kurdu. Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını, aslî düzeni sağlıyor. Benzer sıfatların tecellisiyle kudret ve tasarruf kullanan eş bir varlık yok. Varlık âlemindeki her şey, yalnızca O’nun ilmi, planı ve iradesinin tecellisinden sonra vücut bulur ve işlerlik kazanır, O’nun izninden sonra ilâhî planlamayı yürütenlere görev dağılımı yapılır. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O halde, O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. Düşünüp ibret almayacak mısınız?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ahmet Varol = Sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arşı üzerinde hükümrân olan, her işi yerli yerince çekip çeviren Allah’tır. Kendisinden izin çıkmadıkça, O’nun katında hiçbir şefaatçi iş bitiremez. İşte Rabbiniz, bu vasıflara sahib olan Allah’tır. Öyleyse O’nu bir tanıyarak, yalnız O’na ibadet ediniz. Hâlâ gerçekleri düşünmeyecek misiniz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ali Bulaç = Rabbiniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a istivâ etti (kuruldu). Emri tebdir (buyruğunu) icra eder (yaratıklarını yönetir). O'nun izni olmadan hiç kimse şefâ'at edemez. İşte Rabbiniz Allâh budur. O'na kulluk edin, düşünmüyor musunuz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = Rabbiniz o Allah’dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra Arş’ı istilâ edip her şeyi hükmü altına aldı. Bütün işleri O idare ediyor. O’nun izni olmadıkça hiç bir şefaatçi yok. İşte bu vasıflara sahip olan Allah, Rabbinizdir. O halde ona ibadet edin. Artık ibret almak için düşünmez misiniz?

fa’budûhu (fe u’budû-hu)

  Yûnus / 3 -

 Ali Ünal = Sizin Rabbiniz Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra da Arş’ın üzerine istivâ buyurdu; artık (kâinatın mutlak hükümdarı olarak) gökleri, yeri ve onlardaki bütün varlıkları idare eder, her işi çekip çevirir. O’nun izni olmadan kimse bir şey yapamaz, kimse kimseye yardım edemez ve O’nun katında şefaatte bulunamaz. Budur Rabbiniz olan Allah, şu halde O’na ibadet edin. Halâ düşünüp, bütün bu gerçeklerden kendinize bir öğüt, bir ders çıkarmayacak mısınız?