Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fî kitâbi allâhi
Diyanet İşleri = Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Sonradan inanıp göçen ve sizinle berâber savaşanlar da sizdendir. Allah'ın takdîrinde sabit olduğu veçhiyle bir kısım akraba, bâzı akrabanın mîrasında daha ileri bir hakka sâhiptir. Şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Abdullah Parlıyan = Sonradan iman edip te hicret eden ve Allah yolunda sizinle çaba sarfedenlere gelince, bunlar da sizdendirler; ama Allah'ın kitabına göre akrabalık bağıyla birbirine bağlı olan akrabalar, birbirlerine daha da yakındırlar, miraslarını paylaşacak kadar. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Adem Uğur = Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Ahmed Hulusi = Onlar ki daha sonra iman ettiler, hicret ettiler ve sizinle beraber mücahede ettiler; işte onlar da sizdendir! Ulül Erham (kan bağı olanlar), Allâh Kitabı'nda, birbirlerine daha evlâdır. . . Muhakkak ki Allâh Bi-küllî şey'in Aliym'dir (her şeyi, Esmâ'sıyla hakikati olarak bilendir)!
fî kitâbi allâhi
Ahmet Tekin = Sonradan iman edip baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ederek, sizinle beraber hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak, cihad edenler de sizdendir. Allah’ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerinin vârisi olmaya daha lâyıktırlar. Her şey, Allah’ın ilmi, planı ve iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.
fî kitâbi allâhi
Ahmet Varol = Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendirler. Allah'ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar. Allah her şeyi bilmektedir.
fî kitâbi allâhi
Ali Bulaç = Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Ali Fikri Yavuz = O kimseler ki, sonradan iman getirdiler ve hicret edip sizinle beraber mücahede yaptılar, bunlarda sizdendir. Akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, Allah’ın hükmüne göre mirasta birbirine daha yakındır. Muhakkak ki, Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Ali Ünal = Hicretten sonra iman ve hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler ise, onlar da sizdendir. Miras konusuna gelince, birbirleriyle kan yakınlığı bulunanlar, Allah’ın hükmüne göre mirasa hak sahibidirler. Hiç şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Bayraktar Bayraklı = Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre, yakın akrabalar birbirlerine daha uygundur. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[163]
fî kitâbi allâhi
Bekir Sadak = Sonra inanip hicret eden ve sizinle birlikte savasanlar, iste onlar sizdendir. Birbirinin mirascisi olan akraba, Allah'in Kitap'ina gore biribirine daha yakindir. Dogrusu Allah her seyi bilir. *
fî kitâbi allâhi
Celal Yıldırım = Bunlardan sonra inanıp hicret edenler ve sizinle beraber (Allah yolunda) savaşanlar ise, işte onlar sizdendir. Ulu'l-erham = hısımlar ise Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyle bilir.
fî kitâbi allâhi
Cemal Külünkoğlu = Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Fakat Allah'ın Kitabı'na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Diyanet İşleri (eski) = Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir. Birbirinin mirasçısı olan akraba, Allah'ın Kitap'ına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Diyanet Vakfi = Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Edip Yüksel = Sonradan inananlar, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabına göre akrabalar birbirlerine önceliklidir. ALLAH herşeyi Bilendir
fî kitâbi allâhi
Elmalılı Hamdi Yazır = O kimseler ki sonradan iyman ettiler ve hicret edib sizinle beraber mücahede yaptılar bunlar da sizdendir, bir de erham sahibleri Allahın kitâbında birbirine daha yakındır, şüphe yok ki Allah her şeyi bilir
fî kitâbi allâhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendir. Akrabalar ise, Allah'ın kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah herşeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Gültekin Onan = Bundan sonra inanıp hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Tanrı'nın Kitabına göre birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Tanrı her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Harun Yıldırım = Sonradan iman edip hicret edenler ve cihad edenler, işte onlar da sizdendir. Akrabalar Allah’ın kitabına göre birbirlerine daha yakındır. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Hasan Basri Çantay = Henüz îman edin de hicret ve sizinle beraber cihâd edenler (e gelince): Onlar da sizdendir. Hısımlar Allahın kitabınca birbirine daha yakındırlar. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.
fî kitâbi allâhi
Hayrat Neşriyat = Sonradan îmân edip hicret edenler ve sizinle berâber cihâd edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Akrabâlar ise, Allah’ın kitâbında (O’nun hükmüne göre) birbirlerine(mîras husûsunda) daha lâyıktırlar. Şübhesiz ki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
İbni Kesir = Sonra iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte savaşanlar; işte onlar sizdendir. Hısımlar, Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar. Muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Kadri Çelik = Sizden sonra iman edenler, hicret edenler ve sizinle birlikte savaşanlar (var ya), işte onlar sizdendir. Allah'ın kitabına göre (miras hususunda) akrabalardan bazısı bazısına daha önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Muhammed Esed = Ve bundan sonra inanıp da zulmün egemen olduğu diyardan göç edecek ve (Allah) yolunda sizinle birlikte çaba sarf edecek olanlara gelince, bunlar (da) sizdendirler; (işte böyle) sıkıca birbirine bağlanıp yakınlık kazananlar, Allahın koyduğu düstura göre birbirleri üzerinde temelden hak sahibidirler. Gerçek şu ki, Allahtır her şeyin aslını bilen.
fî kitâbi allâhi
Mustafa İslamoğlu = Ve daha sonra inanıp zulüm diyarından göç edecek ve sizinle birlikte Allah yolunda üstün gayret gösterecek kimselere gelince: İşte onlar da sizdendirler; bir de Allah'ın yasası uyarınca, akrabalık bağına sahip olanlar (bu şartlara da uyunca) birbirlerine daha bir yakın hale gelirler. Hiç kuşku yok ki, her şeyi bilen yegane varlık Allah'tır.
fî kitâbi allâhi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, sonradan imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve sizinle beraber cihada atıldılar, artık onlar da sizlerdendir. Ve maahaza rahîm sahipleri Allah Teâlâ'nın kitabınca bazıları bazılarına daha yakındır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ herşeyi tamamıyla bilicidir.
fî kitâbi allâhi
Ömer Öngüt = Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Akraba olanlar ise, Allah'ın kitabına göre birbirlerine (vâris olmaya) daha yakındırlar. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Şaban Piriş = Sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akraba, Allah’ın kitabında birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Sadık Türkmen = Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte (saldırganlara karşı) cihat edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca kan (bağı olan) akrabaları birbirlerine (vâris olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
fî kitâbi allâhi
Seyyid Kutub = Sonradan iman edip Medine'ye göçenlere ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince onlar sizdendirler. Allah'ın Kitabı'na göre yakın akrabaların birbirlerine mirasçı olma konusunda öncelik hakları vardır. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Suat Yıldırım = Bunlardan sonra iman edip hicret edenler, sizinle beraber cihad edenler var ya, işte onlar da sizdendir. Allah’ın hükmüne göre, akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, birbirlerine vâris olmaya daha lâyıktırlar. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir.
fî kitâbi allâhi
Süleyman Ateş = Onlar ki sonradan inandılar, hicret ettiler, sizinle beraber savaştılar, işte onlar da sizdendir. Rahim sâhipleri (kan akrabâsı), Allâh'ın Kitabına göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allâh herşeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
Tefhim-ul Kuran = Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar da sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Ümit Şimşek = Bundan sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendir. Aralarında akrabalık bağı bulunanlar ise, Allah'ın hükmüne göre, birbirlerine daha da yakındırlar. Allah herşeyi hakkıyla bilir.
fî kitâbi allâhi
Yaşar Nuri Öztürk = Sonradan inanarak hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Kan akrabaları ise, Allah'ın Kitabı'na göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.
fî kitâbi allâhi
İskender Ali Mihr = Ve bundan sonra âmenû olup hicret eden (göç) eden kimseler ve sizinle beraber cihad eden kimseler, işte onlar sizdendir. Allah’ın Kitab’ında rahim sahipleri (akrabalar), birbirlerine daha yakındır. Muhakkak ki Allah, herşeyi en iyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
İlyas Yorulmaz = Bundan (hicret olayından) sonra iman eden, hicret eden ve sizinle beraber Allah yolunda mücadele edenler de sizdendir. Allah’ın kitabında yakın akrabalar, diğerlerinden (insanlardan) daha önceliklidir. Şüphesiz Allah her şeyi en iyi bilendir.
fî kitâbi allâhi
Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Ayların sayısı, gerçekten de Allah katında on ikidir ve göklerle yeryüzünü yarattığı günden beri Allah'ın takdîrinde bu, böyledir. Onların dört tânesi harâm aylardır. Budur dosdoğru hesap. Artık bu harâm aylarda kendinize zulmetmeyin, fakat müşriklerin hepsiyle de savaşın, nitekim onların da topu sizinle savaşmadadır ve bilin ki Allah, şüphe yok ki çekinenlerle beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Abdullah Parlıyan = Biliniz ki, Allah'a göre ayların sayısı, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gün koyduğu ölçü uyarınca onikidir; ve bunlardan dördü haram aylardır. İşte Allah'ın her zaman geçerli ve sapasağlam yasası budur. O halde bu aylar konusunda, kendinize yazık etmeyin. Bununla beraber onlar sizinle, nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlarla, öyle topyekün savaşın; ve bilin ki, Allah, yolunu yordamını kendi kitabıyla bulmaya çalışanlarla beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Adem Uğur = Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh indînde, semâları ve arzı halk ettiği süreçte Allâh ilminde, ayların adedi on ikidir. . . Onlardan dördü haramdır (aylar); (Muharrem, Receb, Zilkaide, Zilhicce). . . İşte Din-i Kayyim (geçerli, payidar sistem) budur. . . Onlar (haram aylar) içinde nefslerinize zulmetmeyin. . . Müşriklerle savaşın, onların hep birlikte sizinle savaştıkları gibi. . . İyi bilin ki Allâh korunanlarla beraberdir (mâiyet hakikatine işaret).
fî kitâbi allâhi
Ahmet Tekin = Allah’ın, gökleri ve yeri yarattığı gün, Levh-i Mahfuz’da tesbit ettiği kayıtlarda Allah katında, ayların sayısı on ikidir. On iki aydan dördü savaşın haram olduğu aylardır. İşte bu haram aylarla ilgili hüküm, insanlığı, insanî değerleri ve düzeni ayakta tutan dinin, medeniyetin, zamanla değişmeyen tabii hukuk kurallarını içeren şerîatın hükmüdür. Bu aylarla ilgili Allah’ın koyduğu yasakları çiğneyerek kendinize, birbirinize zulmetmeyin.İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşrikler nasıl size karşı topyekün savaşıyorlarsa, siz de onlara karşı topyekün savaşın. Bilin ki, Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlarla, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerle, müttakilerle beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Ahmet Varol = Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Doğru hesap işte budur. Bu aylarda kendinize haksızlık etmeyin. [2] Allah'a ortak koşanlar size karşı topluca çarpıştıkları gibi siz de onlara karşı topluca çarpışın ve bilin ki Allah sakınanlarla (takva sahipleriyle) beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesab (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle topluca savaşın. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Ali Fikri Yavuz = Doğrusu, Allah, gökleri ve yeri yarattığı günkü kesin hükmünde, ayların sayısı, Allah katında on iki aydır. Onlardan dördü (Zilkade, Zihicce, Muharrem, Recep) haram olanlardır. Bu ayların haram kılınışı (İbrahîm’den gelen) doğru dinin hesabı ve hükmüdür. Onun için, bilhassa bu aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber, müşrikler sizinle toptan harb ettikleri gibi, siz de onlarla toptan harb edin; ve biliniz ki Allah, fenalıktan sakınanlarla beraberdir.
fî kitâbi allâhi
Ali Ünal = Allah’ın, (güneş ve ay dahil) gökleri ve yeri yaratıp mevcut haline getirdiği gün takdir buyurduğu kanuna ve koyduğu hükme göre ayların sayısı onikidir ve bunlardan dördü, (onlarda kan dökmenin yasak olması manâsında) haram (hürmetli) aylardır. İşte (yeryüzü dahil, kâinatın işleyişi ve insanların hayatı için) Allah’ın koyduğu doğru ve kusursuz sistem budur; şu halde, (bu ayların hürmetini çiğneyerek veya onlarda birtakım değişikliklere giderek) kendi kendinize yazık etmeyin. Bununla beraber, müşriklerin bir araya gelip hiçbir kural tanımadan sizinle topyekün savaştıkları gibi, siz de mü’minler olarak onlarla topyekün savaşın. Şunu da bilin ki Allah, kalbleri O’na saygıyla dopdolu olan ve her hususta O’na karşı gelmekten, dolayısıyla O’nun azabından sakınanlarla (müttakîler) beraberdir.