Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Diyanet İşleri = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklı tam olanlara deliller var.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Abdullah Parlıyan = Şüphesiz, yerlerin ve göklerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbirini izlemesinde, derin kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Adem Uğur = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ahmed Hulusi = Kesinlikle semâların (algılanan boyuttan kuantsal boyuta kadar) ve arzın (algılamaya göre madde kabul edilen her boyutun) yaratılışında, gece ve gündüzün birbirine dönüşmesi sisteminde (neden ve nasıl gece gündüz oluşumu, süreleri vs. ) öze ermişler (Ulül Elbab) için işaretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ahmet Tekin = Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelip gitmesinde, akıl ve vicdan sahipleri için Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren işaretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ahmet Varol = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde akıl sahipleri için (Allah'ın gücü hakkında fikir veren) deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, sağduyulu, akıl sahipleri için, Allah’ın varlığını, kudret ve azametini gösterir kesin deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ali Ünal = Göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün sürelerinin de değişerek birbiri peşi sıra gelişinde, elbette (Allah’ın kudret ve hakimiyetini gösteren) pek çok işaretler, deliller vardır gerçek akıl ve idrak sahipleri için.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Bayraktar Bayraklı = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklı selim sahipleri için gerçekten alınacak dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Bekir Sadak = Goklerin ve yerin yaratilisinda, gece ile gunduzun biribiri ardinca gelmesinde akil sahiblerine suphesiz deliller vardir.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını iyi kullananlar için (yol gösterici) belgeler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını iyi kullananlar için dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Diyanet İşleri (eski) = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahiblerine şüphesiz deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Diyanet Vakfi = Hakıykat, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde (ve uzayıb kısalmasında) temiz akıl saahibleri için elbet ibret verici deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Edip Yüksel = Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için ayetler var

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Elbette o göklerin ve yerin yaradılışında ve gece ile gündüzün ard arda gelişinde şüphesiz âyetler var (vicdanları temiz) ülül'elbab için

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kesinlikle, göklerin ve yeri yaratılışında ve gece ile gündüzün ardarda gelişinde vicdanları temiz akıl sahiplerine gerçekten deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır,

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Gültekin Onan = Kuşkusuz göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin bir kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Harun Yıldırım = Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaradılışında ve gece ile gündüzün ihtilâfında elbette tam akıl sahipleri için açıkça deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Hasan Basri Çantay = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde akl-ı selim sahipleri için elbette âyetler (deliller) vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün ihtilâfında (ard arda gelmesinde, istikametli) akıl sâhibleri için elbette deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde; akıl sahibleri için elbette ayetler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Kadri Çelik = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahiplerine şüphesiz deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Muhammed Esed = Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır,

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Mustafa İslamoğlu = Kuşkusuz göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin bir kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sâhipleri için ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ömer Öngüt = Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Şaban Piriş = Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, akıl sahipleri için deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Sadık Türkmen = Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde, aklını düzgün kullananlar için elbette ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Seyyid Kutub = Göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini kovalayışında derin düşünceliler için birçok ibret dersi vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Suat Yıldırım = Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip sürelerinin uzayıp kısalmasında düşünen insanlar için elbette birçok dersler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Süleyman Ateş = Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sâhipleri için ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Tefhim-ul Kuran = Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Ümit Şimşek = Göklerin ve yerin yaratılışı ile gece ve gündüzün değişmesinde, akıl sahipleri için deliller vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şu bir gerçek ki, göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını ve gönlünü işletenler için çok ibretler vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde, ulûl elbab için elbette âyetler (deliller) vardır.

fî halkı

  Âl-iİmrân / 190 -

 İlyas Yorulmaz = Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbirini takip edişinde, akıl sahipleri için ibretler vardır.

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Diyanet İşleri = Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azâbından.

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar ki; ayakta, oturarak ve yanları üzerinde iken hep Allah'ı hatırlayıp anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın, bizi ateş azabından koru.”

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Adem Uğur = Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ahmed Hulusi = Onlar (öze ermişler) ayakta, otururken ya da yanları üzere uzanmışken Allâh'ı anıp (hatırlayıp), semâların ve arzın yaratılışını (günün getirisi ölçüsünde evren ve derûnu ya da beyin indînde bedenin yeri ve özelliklerini) tefekkür edip; "Rabbimiz, bunları boş yere yaratmadın! Subhan'sın (yersiz ve anlamsız bir şey yaratmaktan münezzeh, her an yeni bir şey yaratma hâlinde olansın)! (Açığa çıkardıklarını değerlendirmemenin getireceği pişmanlıktan) yanmadan bizi koru" (derler).

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ahmet Tekin = Akıl ve vicdan sahipleri, kıyamda, namaz kılarken, yürürken, meclislerde otururken, yanları üzerinde yataklarında yatarken, Allah’ı zikredenler, ibadet edenler, Allah’ın, dinini, şeriatını anlatanlardır, göklerin ve yerin yaratılması konusunda düşünenler, inceleme yapanlardır.'Ey Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ve tenzih ederiz. Bizi Cehennem azabından koru' diyenlerdir.

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ahmet Varol = Onlar ayakta, otururken, yanları üstüne yatarken Allah'ı anar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. 'Ey Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen çok yücesin. Bizi ateşin azabından koru!'

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ali Bulaç = Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru."

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ali Fikri Yavuz = Sağ duyulular o kimselerdir ki, ayakta iken, otururken ve yatarken (dâima) Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında Allah’ın varlığını isbat için iyice düşünürler ve şöyle derler: “-Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin (berîsin). Artık bizi cehennem ateşinden koru.

fî halkı es semâvâti

  Âl-iİmrân / 191 -

 Ali Ünal = Ki onlar, (gerek namazda, gerek namaz dışında) ayakta, oturarak ve yanları üzerinde (dilleri ve kalbleriyle) Allah’ı zikreder dururlar ve göklerle yerin yaratılışı üzerinde derin derin düşünürler: (onlardaki hikmeti ve esrarlı manâları sezmişlik içinde,) “Rabbimiz” derler, “Sen, (iki ayrı bölgeli bir memleket gibi duran ve her şeyiyle birliğe işaret eden) bu kâinatı boş yere, sebepsiz, gayesiz yaratmadın. Hayır, hayır, Sen asla boş ve gayesiz iş yapmazsın. (Sen’i, icraatını ve yaratmandaki maksatları idrakte ve bu maksatlar istikametinde davranmakta kusur edip de, neticede) Ateş’in azabına düçar olmaktan bizi koru!