Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Diyanet İşleri = Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = (5-6) Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Herşey açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri göz göre göre, ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak olan cihad konusunda tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Adem Uğur = Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ahmed Hulusi = Hak apaçık ortaya çıkmışken, buna rağmen onlar bunu kabullenmiyorlardı. . . Sanki onlar göre göre ölüme gidiyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ahmet Tekin = Kararın doğruluğu ayan beyan ortaya çıktıktan sonra bile cihad konusunda seninle münakaşaya devam etmişlerdi. Sanki göz göre göre ölüme sürüklendiklerini zannediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ahmet Varol = Gerçek ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi hak üzerinde seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ali Bulaç = (Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Hak meydana çıktıktan sonra da, onlar, bu savaş hususunda, gözleri görürcesine ölüme götürülüyorlarmış gibi, seninle mücadele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ali Ünal = Allah’ın çoktan irade buyurduğu ve gerçekleşme yoluna girmiş bu hak meselede hadiselerin yönü apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle münakaşa ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar, göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Bekir Sadak = Sanki goz gore gore olume surukleniyorlarmis gibi, gercek ortaya ciktiktan sonra bile seninle tartisiyorlardi,

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Celal Yıldırım = Hak besbelli olup ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlar ; sanki baka baka ölüme sürükleniyormuş gibi oluyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Diyanet Vakfi = Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Edip Yüksel = Gerçek ortaya çıkmasına rağmen, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle onu tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Tebeyyün etmişken hakta seninle münakaşa ediyorlardı, sanki göre göre ölüme sevkolunuyorlardı

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gerçek ortaya çıkmışken hakta seninle münakaşa ediyorlardı. Sanki göre göre ölüme sevk olunuyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Gültekin Onan = (herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Harun Yıldırım = Açıkça ortaya çıktıktan sonra dahi göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi hakka dair seninle mücadele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Hak apaçık meydana çıkdıkdan sonra bile onlar bu hususda, sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, seninle mücâdele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Hayrat Neşriyat = (Hak) ortaya çıktıktan (ve artık cihâd gerekli olduktan) sonra, sanki onlar (göz)göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (netîcesindeki güzellikleri düşünmeden) o hak husûsunda seninle mücâdele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 İbni Kesir = Hak, apaçık meydana çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle mücadele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Kadri Çelik = Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, bakar oldukları halde sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak (olan cihad) konusunda tartışıp duruyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Muhammed Esed = (bu yüzden,) hem de hak ortaya çıktıktan sonra, seninle neredeyse tartışacaklardı; sanki ölüme doğru sürüklenmişler de onu kendi gözleriyle görmüşler gibi.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = gerçek ortaya çıktıktan sonra da, sanki sen onları göz göre göre ölüme sürüyormuşsun gibi, seninle tartışmaktan geri durmadılar.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Hak tebeyyün ettikten sonra onda seninle mücadelede bulunurlar. Sanki onlar bakar oldukları halde ölüme sevkolunuyorlarmış!

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ömer Öngüt = Hak apaçık ortaya çıktıktan sonra bile onlar bu hususta, sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle mücadele ediyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Şaban Piriş = Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, bu hususta sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Sadık Türkmen = Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, seninle o konuda tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Seyyid Kutub = Onlar sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra seninle tartışıyorlar.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Suat Yıldırım = (5-6) Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Süleyman Ateş = Hak ortaya çıkmış iken sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = (Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Ümit Şimşek = Kendilerine hak açıklandığı halde, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar gözleri baka baka ölüme sürülüyorlardı.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 İskender Ali Mihr = Onlar sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, (durum) açığa çıktıktan sonra (da) hak hususunda seninle tartışıyorlar.

fî el hakkı

  Enfâl / 6 -

 İlyas Yorulmaz = (Savaş için) Çıkmanın haklı nedenleri onlara açıklandıktan sonrada, onlar göz göre göre ölüme sevk ediliyorlarmış gibi (savaşılmaması için) seninle mücadele ediyorlar.