Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fî el gayyi
Diyanet İşleri = Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.
fî el gayyi
Abdulbaki Gölpınarlı = Müşriklerin kardeşleri olan Şeytanlar, müşrikleri azgınlığa sürerler, sonra da onları azdırmaktan hiç geri kalmazlar.
fî el gayyi
Abdullah Parlıyan = Kendi inançsız kardeşleri, onları sapıklığa sürüklemek isteseler bile. Sonra doğru olan neyse, onu yapmaktan geri kalmazlar.
fî el gayyi
Adem Uğur = (Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Ahmed Hulusi = (Şeytanların) kardeşleri ise onları duygusallığa, azgınlığa sürüklerler. . . Sonra da yakalarını hiç bırakmazlar!
fî el gayyi
Ahmet Tekin = Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onların inançları ve düşüncelerindeki sapmayı artırırlar. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Ahmet Varol = (Şeytanlar) kardeşlerini ise azgınlığın içine sürüklerler ve sonra hiç peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Ali Bulaç = (Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Ali Fikri Yavuz = Kâfirlerin kardeşleri olan Şeytanlar, kâfirleri sapıklığa çekerler. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Ali Ünal = Şeytanların (o insan görünümlü inkârcı) kardeşlerine gelince: şeytanlar, onları düştükleri isyan bataklığında daha da sürükler durur; sonra yakalarını da hiç bırakmazlar.
fî el gayyi
Bayraktar Bayraklı = Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Bekir Sadak = seytanin kardesleri onlari azginliga suruklerler ve bundan hic geri durmazlar.
fî el gayyi
Celal Yıldırım = (Şeytan'ın) kardeşleri ise bunları sapıklığa çekip sürüklerler, sonra da bir daha peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Cemal Külünkoğlu = (Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Diyanet İşleri (eski) = Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.
fî el gayyi
Diyanet Vakfi = (Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Edip Yüksel = (Şeytanlar) kardeşlerini ise azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.
fî el gayyi
Elmalılı Hamdi Yazır = Şeytanların ihvanı ise onlar bunları dalâle sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar
fî el gayyi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şeytanların kardeşleri ise, bunları sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şeytanların kardeşlerine gelince, onlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Gültekin Onan = (Şeytanın) Kardeşleri ise onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Harun Yıldırım = Kardeşlerine gelince onları da sapıklığa sürüklerler sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Hasan Basri Çantay = (Şeytanların) kardeşleri (olan kâfirleri) ise bunlar sapıklığa sürerler, sonra da (bir daha yakalarını) bırakmazlar.
fî el gayyi
Hayrat Neşriyat = (Şeytanların) kardeşlerine (kâfirlere) gelince, (şeytanlar) onları azgınlığa sürüklerler; sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
İbni Kesir = Kardeşleri ise onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da bırakmazlar.
fî el gayyi
Kadri Çelik = (Müşriklerin) Kardeşleri onları helake sürüklerler ve sonra da ellerinden geleni yapmaya devam ederler.
fî el gayyi
Muhammed Esed = kendi (inançsız) kardeşleri onları sapıklığa sürüklemek isteseler bile. Sonra (doğru olan neyse, onu yapmaktan) geri kalmazlar.
fî el gayyi
Mustafa İslamoğlu = Kendi (fıtratlarına yabancılaşmış) kardeşleri onları azgın sulara sürüklemek isteseler dahi, sonuna (dek) mücadeleden el çekmezler.
fî el gayyi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kardeşleri onları dalâlete sürükler dururlar. Sonra (o dalâleti) terketmezler.
fî el gayyi
Ömer Öngüt = (Şeytanların) kardeşlerine gelince; şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Şaban Piriş = Şeytanların kardeşleri onları azgınlığa sürüklemekten geri durmazlar.
fî el gayyi
Sadık Türkmen = Şeytanin kardeşleri ise onları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını/peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Seyyid Kutub = Şeytanın kardeşleri, dostları azgınlıkta şeytanlara yardakçılık ederler, sonra da ellerinden geleni yapmaya devam ederler.
fî el gayyi
Suat Yıldırım = Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Süleyman Ateş = Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Tefhim-ul Kuran = (Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
fî el gayyi
Ümit Şimşek = Şeytanların kardeşleri de onları azgınlığa sürükler, bir daha da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
Yaşar Nuri Öztürk = Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
fî el gayyi
İskender Ali Mihr = Ve onların (şeytanların) kardeşleri onları cehenneme sürüklerler. Sonra (bundan) vazgeçmezler.
fî el gayyi
İlyas Yorulmaz = (Allah dan sakınanların) Kardeşleri de olsa, isyan etmeleri hususunda sakınanlara baskılarını artırsalar da, onlar doğruları yapmaktan geri durmazlar.