Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Diyanet İşleri = Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ancak eşleri ve malları olan cariyeleri müstesna ve bunda da hiç kınanmaz onlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Ancak eşleri ve sahip olduğu cariyeler hariç, bunlarla olan ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Adem Uğur = Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ahmed Hulusi = Eşleri veyahut sağ ellerinin mâlik oldukları müstesna. . . Çünkü onlar kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ahmet Tekin = Ancak eşleri ve meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyeleriyle ilişkileri helâldir. Bundan dolayı onlar kınanamazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ahmet Varol = Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ali Bulaç = Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Ancak zevcelerine ve sahib oldukları cariyelerine karşı münasebetleri müstesnadır. Çünkü onlar (bu helâl olanlarda) kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ali Ünal = Ancak eşleri ve cariyeleri hariç, çünkü bunlar, kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = Ancak eşleri ya da (özel evlilik sözleşmesi yaptıkları), cariyeler[*]/yabancı kadınlar hariç! Çünkü onlar, bunlardan dolayı kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Bekir Sadak = (5-6) Onlar, esleri ve cariyeleri disinda, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Dogrusu bunlar yerilemezler.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Celal Yıldırım = Ancak eşlerine veya sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duymalarına da) bu yüzden kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = (5-7) Onlar, iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu değildir. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = (5-6) Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Diyanet Vakfi = Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Edip Yüksel = Ancak eşleri veya sahip oldukları hariç. Onlar kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ancak zevcelerine ve kendilerinin milki olan cariyelerine karşı müstesnâ, çünkü bunlar levm olunmazlar

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ancak, eşleri ve sahibi bulundukları cariyelerine karşı durumları başka; çünkü bunlarla ilişkileri yüzünden kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Gültekin Onan = Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Harun Yıldırım = Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Şu var ki zevcelerine, yahud sağ ellerinin mâlik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar (bu takdîrde) kınanmışlar değildir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Hayrat Neşriyat = Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri)müstesnâ. Çünki şübhesiz onlar (bundan dolayı) kınanmış kimseler değildir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 İbni Kesir = Sadece eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesnadır. Doğrusu onlar; bunun için de kınanacak değildirler.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Kadri Çelik = Ancak eşleri veya sağ ellerinin malik olduğu cariyeleri müstesna. Çünkü onlar, (bu durumda) kınanılmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Muhammed Esed = eşleri -yani, (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları insanlar- dışında (kimsede arzularına doyum aramazlar): çünkü onlar (eşleriyle olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar;

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = fakat kendi eşleri, yani meşru olarak sahip oldukları müstesna; zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikten dolayı) kınanamazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ancak zevceleri veya sağ ellerinin mâlik olduğu cariyeleri müstesna. Çünkü onlar, (bu halde) kınanılmış değildirler.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ömer Öngüt = Ancak eşleri ve câriyeleri hariç. Doğrusu bunlar kınanamazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Şaban Piriş = Ancak eşleri ve cariyeleri hariç, çünkü bunlar, kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Sadık Türkmen = Ancak eşleri ya da (özel evlilik sözleşmesi yaptıkları), cariyeler[*]/yabancı kadınlar hariç! Çünkü onlar, bunlardan dolayı kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Seyyid Kutub = Onlar yalnız eşleri ve cariyeleri dışında mahrem yerlerini herkesten korurlar. Bu iki durumda ayıplanmaları sözkonusu değildir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Suat Yıldırım = (5-7) Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar. Çünkü bunu yapanlar ayıplanamazlar. Ama bu sınırın ötesine geçmek peşinde olanlar, işte onlardır haddi aşanlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Süleyman Ateş = Ancak eşleri, yahut ellerinin sâhip olduğu (câriyeler) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda onlar, kınanmış değillerdir.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Ümit Şimşek = Ancak eşlerine ve ellerinin altındakilere karşı müstesna-bunlar kınanmazlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 İskender Ali Mihr = Zevcelerine veya ellerinin altında sahip olduklarına (cariyelerine karşı davranışları) hariç. O taktirde muhakkak ki onlar, levmedilmiş (kınanmış) değildirler.

alâ ezvâci-him

  Mü’minûn / 6 -

 İlyas Yorulmaz = Ancak cinsel arzularını eşleri ve meşru olarak evlendikleri cariyelerle karşılarlar ve bundan dolayı da asla kınanmazlar.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Diyanet İşleri = Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şu hayvanların karınlarındaki yavrular, yalnız erkeklerimize helâl, kadınlarımıza haram; ölü doğarsa erkek de ortak, kadın da dediler. Bu çeşit sözleri yüzünden cezâlarını yakında verecek. Şüphe yok ki o, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Abdullah Parlıyan = Ve yine onlar “Şu hayvanların karnında olan yavrular canlı doğarsa, sadece erkeklerimiz için helaldir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır; ama eğer o yavru ölü doğarsa, her iki tarafta ondan pay alabilirler” derler. Allah onları, haksız yere isnat ettikleri şeylerden dolayı cezalandıracaktır. Şüphesiz ki O, yaptığı herşeyi yerli yerince yapar ve herşeyi bilir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Adem Uğur = Dediler ki: "Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır." Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Şu hayvanın karnındakiler yalnız erkeklerimize helaldir, kadınlarımıza haram kılınmıştır. . . Eğer doğan ölü doğarsa, onlar (erkek ve kadın) onda ortaktırlar". . . Bu iftiraları (ile Allâh) onları cezalandıracaktır. . . Muhakkak ki O, Hakiym'dir, Aliym'dir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Şu hayvanların karınlarında olanlar sadece erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haramdır. Eğer yavru ölü doğarsa erkek-kadın ortaktır' dediler. Allah, böyle değerlendirmelerine karşılık onları cezalandıracaktır. O hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kuşatır.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ahmet Varol = Yine: 'Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize özeldir ve hanımlarımıza yasaktır. Eğer ölü olursa (ölür doğar veya doğar doğmaz ölürse) o zaman herkes ona ortaktır' dediler. Allah onlara bu nitelendirmelerinin cezasını verecektir. O hakimdir, alimdir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ali Bulaç = Bir de dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar." Allah, (bu) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm sahibi olandır, bilendir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de dediler ki: “- Şu davarların karınlarında bulunan yavrular sırf erkeklerimiz için halâldır; kadınlarımıza haram edilmiştir. Eğer yavru ölü doğarsa, erkek ve kadınlarımız onu yemekte ortakdırlar.” Allah, onlara, yaptıkları isnadların cezasını yakında verecektir. Muhakkak ki o, hükmünde hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

alâ ezvâci-nâ

  En’âm / 139 -

 Ali Ünal = Bunlarla da kalmayıp, (bir yana ayırdıkları bazı küçük ve büyük baş hayvanlar için de) şöyle derler: “Şu hayvanların karınlarında olan yavrular, (eğer canlı doğarlarsa) sadece erkeklerimize ait olup eşlerimize haramdır. Eğer ölü doğar veya doğduktan sonra ölürlerse, bu defa hepsi ona ortak olur.” Allah, onların bu kabil iddia ve hükümlerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, her yaptığında pek çok hikmetler bulunandır; her şeyi hakkıyla bilen (ve her icraatı kesin ilme dayanan)dır.