Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Diyanet İşleri = “Siz, Allah’ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de Allah'ı bırakıp da putlara tapıyor, yalanlar uyduruyorsunuz; Allah'ı bırakıp taptığınız şeylerin, size bir rızık vermeye güçleri yetmez; rızkı, Allah katında arayın ve kulluk edin ona ve şükredin ona; dönüp onun tapısına varacaksınız.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Abdullah Parlıyan = Ve devamla “Siz Allah'ı bırakıp cansız putlara tapıyorsunuz ve böylece yalanlar uydurup durmaktasınız. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse rızkı Allah katında arayın, yalnızca O'na kulluk edin, O'na şükredin, çünkü sonunda yine O'na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Adem Uğur = Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ahmed Hulusi = "Allâh dûnunda putlara tapıyorsunuz; uyduruyorsunuz! Allâh dûnunda tapındıklarınız var ya, size bir yaşam gıdası veremezler! Yaşam gıdanızı (hakikatiniz olan) Allâh indînden isteyin. . . O'na ibadet edin ve O'na şükredin. . . O'na döndürülmektesiniz. "

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ahmet Tekin = 'Siz Allah’ı bırakıp, yarattıkları içinden taştan yontularak yapılan heykellere, putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakıp yarattıkları içinden taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde, Allah’a kulluk ederek rızkı Allah’tan isteyin. O’nu ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin, O’na şükredin. O’nun huzuruna götürülerek hesaba çekileceksiniz.'

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ahmet Varol = Siz Allah'ı bırakıp yalnızca birtakım putlara tapıyor ve yalan uyduruyorsunuz. Doğrusu sizin Allah'tan başka taptıklarınız size rızık verme gücüne sahip değildirler. O halde rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.'

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ali Bulaç = "Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ali Fikri Yavuz = Siz, Allah’ı bırakıb da ancak bir takım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Gerçekten Allah’ı bırakıb da taptıklarınızın, size rızık vermeye güçleri olamaz. O halde bütün rızıkları Allah katında arayın; ve O’na ibadet edin, O’na şükredin (kıyamette) hep O’na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ali Ünal = “Ama siz, Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor ve korkunç yalanlar uyduruyor, bâtıl inanç, düşünce ve davranış şekilleri ortaya koyuyorsunuz. Allah’ı bırakıp da taptığınız o şeyler, size istifadeniz adına tek bir şey bile veremezler. O halde rızkı ve faydayı ancak Allah’ın nezdinde arayın, yalnızca O’na ibadette bulunun ve daima O’na şükredin. Zaten O’na döndürülmektesiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Bayraktar Bayraklı = “Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyorsunuz ve aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayınız. O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz. Siz O'na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Bekir Sadak = Ey putperestler! Siz Allah'i birakip sadece bir takim putlara tapiyor, asli olmayan sozler uyduruyorsunuz. Dogrusu, Allah'tan baska taptiklarinizin size rizik vermeye gucleri yetmez. Artik rizki Allah katinda arayin. O'na kulluk edin. O'na sukredin. Siz O'na dneceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Celal Yıldırım = Sizler Allah'ı bırakıp da birtakım putlara tapıyorsunuz ve durmadan yalan uydurup söylüyorsunuz. Şüphesiz ki Allah'tan başka taptığınız şeylerin size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde rızkı Allah yanında arayın. O'na ibâdet edin, O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.»

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sizler Allah'ı bir yana bırakarak birtakım putlara tapıyor, düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah'ı bir yana bırakarak taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Diyanet İşleri (eski) = Siz Allah'ı bırakıp sadece bir takım putlara tapıyor, aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. O'na şükredin. Siz O'na döneceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Diyanet Vakfi = Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Edip Yüksel = 'Yalan uydurup ALLAH'tan başka putlara tapıyorsunuz. ALLAH'ın dışında taptıklarınız size hiç bir rızık veremez. Öyleyse rızkınızı sadece ALLAH'ın yanında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin; dönüşünüz O'nadır.'

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Siz, Allahı bırakıp da sâde bir takım evsâna tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz haberiniz olsun ki o sizin Allahdan beride ma'bud diye taptıklarınız sizin için bir rızka malik olamazlar, onun için rızkı Allah yanında arayın ve ona kulluk edip ona şükreyleyin, hep döndürülüb ona götürüleceksiniz

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Siz Allah'ı bırakıp da sadece bir takım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Haberiniz olsun ki, o sizin Allah'tan başka taptıklarınız size bir rızık verme gücüne sahip olamazlar; onun için rızkı Allah katında arayın ve O'na kulluk edip O'na şükredin! Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!»

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.»

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Gültekin Onan = "Siz yalnızca Tanrı'dan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Tanrı'dan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Tanrı'nın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Harun Yıldırım = “Siz yalnızca Allah’tan başka birtakım putlara ibadet ediyor ve aslı olmayan yalanlar düzüyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah’tan başka ibadet ettikleriniz, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah’ın katında arayın, O’na ibadet edin ve O’na şükredin. Yalnız O’na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Hasan Basri Çantay = «Siz ancak Allâhı bırakıb putlara tapıyor, yalan uydurub düzüyorsunuz. Hakıykat, sizin Allâhı bırakıb tapdıklarınız size bir rızık vermiye muktedir olamazlar. O halde rızkı Allah katında arayın. Ona ibâdet edin. Ona şükredin. Siz ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz».

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Hayrat Neşriyat = '(Siz) ancak Allah’dan başka birtakım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Şübhesiz ki, Allah’dan başka tapmakta olduklarınız, size bir rızık vermeye mâlik olamazlar; öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın ve O’na kulluk edin, hem O’na şükredin! (Çünki sonunda) ancak O’na döndürüleceksiniz.'

evsânen

  Ankebût / 17 -

 İbni Kesir = Siz; sadece Allah'ı bırakıp putlara tapıyor, aslı astarı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Öyleyse, rızkı Allah katında arayın, sadece O'na kulluk edin, O'na şükredin. Siz; ancak O'na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Kadri Çelik = “Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapmakta ve birtakım yalanlar uydurmaktasınız. Şüphesiz sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Muhammed Esed = (Ve devamla) "Siz Allah'ı bırakıp (cansız) putlara tapıyorsunuz ve böylece bir yalandan örnekler veriyorsunuz! Kuşkusuz, Allah'ı bırakıp taptığınız (o şeyler ve varlıklar) size rızkınızı verebilme gücüne sahip değildirler: O halde bütün rızkınızı Allah katında arayın, (yalnız) O'na kulluk edin ve O'na hamd edin: çünkü sonunda yine O'na döndürüleceksiniz!"

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Mustafa İslamoğlu = Baksanıza siz, Allah'ı bırakıp da birtakım heykellere tapıyorsunuz ve (onlara) düzme koşma birtakım (nitelikler) yakıştırıyorsunuz. Gerçek şu ki, Allah'tan başka kulluk ettikleriniz size rızık verecek güce sahip değiller; o halde tüm rızkınızı Allah katında arayın ve yalnız O'na kulluk edin; dahası hep O'na şükredin: (zira) O'na döndürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Siz ancak Allah'ın gayrı olan putlara ibadet ediyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz, Allah'tan başka kendilerine tapındığınız şeyler, şüphe yok ki, sizin için bir rızka malik olamazlar. Artık rızkı Allah'ın indinde arayınız ve ona ibadet ediniz ve ona şükreyleyiniz, siz (ancak) O'na döndürüleceksiniz.»

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ömer Öngüt = Siz Allah'ı bırakıp bir takım putlara tapıyorsunuz, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki Allah'ı bırakıp da taptıklarınız şeyler size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın, O'na kulluk edin, O'na şükredin. Hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Şaban Piriş = Siz, Allah’ı bırakıp, ancak uydurarak yarattığınız putlara kulluk ediyorsunuz. Allah’tan başka kulluk ettikleriniz size bir rızık sağlayamazlar, rızkı Allah katında arayın. O’na kulluk edin, O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Sadık Türkmen = Siz ancak Allah’ın dışında birtakım putlara kulluk ediyorsunuz ve bir iftira meydana getiriyorsunuz! Şüphesiz ki, Allah’ın dışında o kulluk ettikleriniz; size bir rızık vermeye güç yetiremezler! Onun için siz, rızkı Allah’ın tabiat kanunlarında arayın. (Allah’ın kâinatında çalışıp üreterek gereğini yapın.) O’na kulluk edin ve O’na şükredin. O’nun huzuruna döndürüleceksiniz.”

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Seyyid Kutub = Sizler Allah'ı bir yana bırakarak birtakım putlara tapıyor, düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah'ı bir yana bırakarak taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız, O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz, O'nun huzuruna döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Suat Yıldırım = Siz Allah’tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz. Bunları Allah’a şerik yapmakla, açıkça yalan uyduruyorsunuz. Oysa Allah’tan başka ibadet ettiğiniz putlar, sizin rızıklarınızı yaratıp sizi rızıklandırmaya güç yetiremezler. O halde rızkınızı Allah nezdinde arayın, yalnız O’na ibadet edin ve O’na şükredin, sonunda yine O’nun huzuruna götürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Süleyman Ateş = "Siz Allah'tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan şeyler uyduruyorsunuz. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermezler. Siz rızkı Allâh'ın yanında arayın, O'na tapın ve O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Tefhim-ul Kuran = «Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapmakta ve birtakım yalanlar uydurmaktasınız. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.»

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Ümit Şimşek = 'Siz ise Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve yalan uydurup duruyorsunuz. Oysa Allah'tan başka taptıklarınızın size bir rızık verecek halleri yoktur. Siz rızkınızı Allah'ın katında arayın; Ona kulluk edin ve Ona şükredin. Sonunda Onun huzuruna döneceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Allah'ın berisinden; bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan/iftira üretiyorsunuz. Sizin Allah dışında kulluk/kölelik ettikleriniz size hiçbir rızık veremezler. Rızkı Allah katında arayın; O'na kulluk edin, O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz."

evsânen

  Ankebût / 17 -

 İskender Ali Mihr = Fakat siz, Allah’tan başka putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Muhakkak ki sizin, Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye malik değillerdir. Öyleyse rızkı, Allah’ın katından isteyin ve O’na kul olun ve O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz.

evsânen

  Ankebût / 17 -

 İlyas Yorulmaz = “Ancak Allah dan başka kulluk ettikleriniz, yalnızca ellerinizle yaptığınız uydurma putlardır. Sizin Allah dan başka ibadet ettiğiniz putlar, size rızık verme gücüne sahip değiller. Rızkı Allah dan isteyin, O na kulluk edin ve yalnızca O na şükredin, O na döndürüleceksiniz” demişti.

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Diyanet İşleri = İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve siz dedi, dünyâ yaşayışında birbirinize dost olduğunuzdan bu dostluk yüzünden Allah'ı bırakıp da putları mâbûd edindiniz, sonra da kıyâmet günü, bir kısmınız, bir kısmınızı inkâr edecek, bir kısmınız, bir kısmınıza lânet okuyacak ve yurdunuz ateştir ve size hiçbir yardımcı yoktur.

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Abdullah Parlıyan = Ve İbrahim onlara dedi ki: “Siz Allah'ı bırakıp, dünya hayatında aranızda bir sevgi bağı olsun diye, putları ilahlar edindiniz. Daha sonra kıyamet gününde, birbirinizi tanımaz hale gelerek ve her biriniz diğerine lanet okuyarak, varıp barınacağınız cehenneme düşeceksiniz ve sizin için orada yardımcılardan bir kimse de bulunmayacaktır.”

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Adem Uğur = (İbrahim onlara) dedi ki: Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur.

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) dedi ki: "Siz dünya hayatında (atalarınızla) aranızdaki duygu bağı yüzünden Allâh dûnunda putlar edindiniz. Bu yüzden kıyamet sürecinde kiminiz kiminizi inkâr edecek ve bir diğerine lânet edecektir! Mekânınız ateştir ve yardımcınız da yoktur. "

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim onlara:'Siz, sırf aranızdaki, dünya hayatına has muhabbet uğruna, Allah’ı bırakıp, yarattıkları içinden taştan yontularak yapılan heykelleri put edindiniz. Sonra Kıyamet günü gelip çattığında ise, birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lânet okuyacaksınız. Mekânınınz, ateştir, Cehennem’dir. Yardım edeniniz de olmayacaktır.' dedi.

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ahmet Varol = (İbrahim) dedi ki: 'Siz dünya hayatında aranızda sevgi vesilesi olsun diye, Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü bazılarınız bazılarınızı inkar edecek ve bazılarınız bazılarınızı lanetleyecektir. Barınacağınız yer ise ateştir ve yardımcılarınız da olmayacaktır.

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ali Bulaç = (İbrahim) Dedi ki: "Siz gerçekten, Allah'ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiç bir yardımcınız yoktur."

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = (İbrahîm, kavmine) dedi ki: “- Siz, dünya hayatında, aranızda sevgi olsun diye, Allah’ı bırakıb bir takım putlara tapındınız. Sonra kıyamet gününde ise, bir kısmınız bir kısmınıza küfür isnad edecek ve bir kısmınız bir kısmınızı lânetliyecektir. Barınacağınız da ateşdir. Sizin için (Allah’ın azabını kaldıracak) hiç bir yardımcı yoktur.”

evsânen

  Ankebût / 25 -

 Ali Ünal = İbrahim, (onlara şöyle) dedi: “Siz, aranızda sadece dünya hayatında kalacak bir sevgi ve dayanışma bağı olarak Allah’ı bırakıp, birtakım putlar edindiniz. Fakat Kıyamet Günü kiminiz kiminizi ret ve inkâr edecek, kiminiz kiminize lânet okuyacak, ama hepinizin varacağı yer Ateş olacak ve (sizi bu azaptan kurtarabilecek) hiçbir yardımcınız bulunmayacaktır.”