Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
es sâmiriyyu
Diyanet İşleri = Allah, “Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı” dedi.
es sâmiriyyu
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki dedi, biz senden sonra kavmini sınadık ve doğru yoldan çıkardı Sâmirî.
es sâmiriyyu
Abdullah Parlıyan = Allah: “Öyleyse bil ki” dedi. “Senin yokluğunda biz kavmini sınadık, Sâmirî onları baştan çıkardı, doğru yoldan saptırdı.”
es sâmiriyyu
Adem Uğur = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harun ile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.
es sâmiriyyu
Ahmed Hulusi = (Rabbi) dedi ki: "Doğrusu biz senden sonra kavmini, anlayış seviyelerini görsünler diye denedik. . . Onları Samirî (Firavun sarayından kaçıp aralarına katılan Mısırlı istidraç sahibi birisi) saptırdı!"
es sâmiriyyu
Ahmet Tekin = 'Biz, senin ardından kavmini imtihan ettik. Sâmirî, onların hak yoldan uzaklaşarak dalâleti tercihlerinin yolunu açtı.' buyurdu.
es sâmiriyyu
Ahmet Varol = (Allah) dedi ki: 'Biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Sâmir onları saptırdı.'
es sâmiriyyu
Ali Bulaç = Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."
es sâmiriyyu
Ali Fikri Yavuz = Allah buyurdu: “- Biz, senden sonra (kavminden ayrılıp yerine Harûn’u bıraktıktan sonra) kavmini fitneye düşürdük (imtihana çektik). Samirî, onları (buzağıya taptırmakla) saptırdı.”
es sâmiriyyu
Ali Ünal = Allah, “Ama bil ki,” buyurdu, “sen ayrıldıktan sonra kavmini (imanın kalblerine tam oturmamış olması sebebiyle) bir imtihana maruz bıraktık. Samirî, onları yoldan çıkardı.”
es sâmiriyyu
Bayraktar Bayraklı = Allah, “Doğrusu, biz, senden sonra toplumunu imtihan ettik. Sâmirî onları yoldan çıkardı” dedi.
es sâmiriyyu
Bekir Sadak = Allah: «Dogrusu Biz, senden sonra milletini sinadik; Samiri onlari saptirdi» dedi.
es sâmiriyyu
Celal Yıldırım = Rabbı ona: Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik; Sâmiriy onları saptırdı.
es sâmiriyyu
Cemal Külünkoğlu = Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”
es sâmiriyyu
Diyanet İşleri (eski) = Allah: 'Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı' dedi.
es sâmiriyyu
Diyanet Vakfi = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harun ile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.
es sâmiriyyu
Edip Yüksel = 'Halkını, senden sonra sınadık. Samiri onları saptırdı,' dedi.
es sâmiriyyu
Elmalılı Hamdi Yazır = Amma dedi: biz senin ardından kavmini fitneye düşürdük, Sâmirî onları şaşırttı
es sâmiriyyu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah: «Ama Biz, senin ardından kavmini fitneye düşürdük ve Samiri onları saptırdı.» buyurdu.
es sâmiriyyu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah: «Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı» dedi.
es sâmiriyyu
Gültekin Onan = Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."
es sâmiriyyu
Harun Yıldırım = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.
es sâmiriyyu
Hasan Basri Çantay = Buyurdu: «Biz senden sonra kavmini imtihaan etdik. Sâmiriy onları sapdırdı».
es sâmiriyyu
Hayrat Neşriyat = (Allah:) 'Fakat muhakkak ki biz, senden (yola çıkmandan) sonra kavmini gerçekten imtihân ettik; Sâmirî onları dalâlete düşürdü' buyurdu.
es sâmiriyyu
İbni Kesir = Buyurdu: Doğrusu biz, senden sonra kavmini sınadık ve Samiri de onları saptırdı.
es sâmiriyyu
Kadri Çelik = Dedi ki: “Biz senden sonra kavmini sınadık, Samiri onları şaşırtıp saptırdı.”
es sâmiriyyu
Muhammed Esed = (Allah:) "Öyleyse bil ki" dedi, "senin yokluğunda Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."
es sâmiriyyu
Mustafa İslamoğlu = (Allah): "O halde haberin olsun ki" dedi, "senin ardından Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."
es sâmiriyyu
Ömer Nasuhi Bilmen = Buyurdu ki: «Biz senden sonra kavmini fitneye düşürdük ve onları Sâmirî saptırdı.»
es sâmiriyyu
Ömer Öngüt = Allah buyurdu: “Biz senden sonra kavmini imtihana çektik. Sâmirî onları saptırdı. ”
es sâmiriyyu
Şaban Piriş = -Biz, senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı, dedi.
es sâmiriyyu
Sadık Türkmen = (Allah) dedi ki: “Biz senden sonra kavminin gerçeğini açığa çıkardık. Samiri onları saptırdı.”
es sâmiriyyu
Seyyid Kutub = Allah dedi ki «Biz senin arkandan soydaşlarını sınavdan geçirdik ve Samiri onları yoldan çıkardı.»
es sâmiriyyu
Suat Yıldırım = Allah buyurdu: "Sen öyle biliyorsun amma onlar senin izinde değiller, Zira Biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samirî onları yoldan çıkardı."
es sâmiriyyu
Süleyman Ateş = (Allâh): "Ama biz senden sonra kavmini sınadık. Samiri onları saptırdı" dedi.
es sâmiriyyu
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Biz senden sonra kavmini deneme (fitne) den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı.»
es sâmiriyyu
Ümit Şimşek = Allah buyurdu ki: 'Biz senden sonra kavmini imtihan ettik; Sâmirî de onları saptırdı.'
es sâmiriyyu
Yaşar Nuri Öztürk = Buyurdu: "Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı."
es sâmiriyyu
İskender Ali Mihr = (Allahû Tealâ): “Muhakkak ki Biz, böylece senin kavmini, senden sonra imtihan etmiştik. Ve Samiri, onları dalâlete düşürdü.” dedi.
es sâmiriyyu
İlyas Yorulmaz = Allah “Biz senden sonra kavmini imtihana tabi tutuk. Samiri onları saptırdı” dedi.
es sâmiriyyu
Diyanet İşleri = Şöyle dediler: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Sâmirî de aynı şekilde attı.”
es sâmiriyyu
Abdulbaki Gölpınarlı = Dediler ki: Sana verdiğimiz sözden, kendimize mâlik olarak caymadık biz, fakat Mısırlıların ziynet eşyâlarını almıştık ya, onları, erisin diye ateşe attık, böyle telkin etti Sâmirî.
es sâmiriyyu
Abdullah Parlıyan = Onlar dediler ki: “Sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden caymadık. Fakat Mısırlıların zinet eşyasından birtakım ağırlıklar yüklenmiştik, onları erisin diye ateşe attık, aynı şekilde Sâmirî de atmıştı.”
es sâmiriyyu
Adem Uğur = Dediler ki: Biz sana olan vâdimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin (Mısır'lıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Sâmirî de atmıştı.
es sâmiriyyu
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Biz kasıtlı olarak sana muhalefet etmedik. . . Fakat biz halkımızın zinetinden ağırlıklar yüklenmiştik de onları kaldırıp (Samirî'nin ateşine) attık. . . Samirî de işte böylece atmıştı (biz onu taklit ettik). "
es sâmiriyyu
Ahmet Tekin = 'Biz sana verdiğimiz sözden, isteyerek, kendiliğimizden dönmedik. Fakat mecbur olduk. Kadınlarımızın, Firavun’un kavminden, hile ile ödünç olarak aldığı süs eşyalarının günahı omuzlarımıza yüklenmişti. Günahtan kurtulmak için onları ateşe attık. Sâmirî de kendi mücevheratını böylece attı.' dediler.
es sâmiriyyu
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Biz sana verdiğimiz sözden kendi başımıza dönmedik. Ancak o kavmin süs eşyalarından bize birtakım yükler yüklenmişti. Onları (ateşe) attık. Aynı şekilde Sâmir de attı.'
es sâmiriyyu
Ali Bulaç = Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
es sâmiriyyu
Ali Fikri Yavuz = Onlar dediler ki: “- Biz, sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıptî) kavmin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları ateşe attık. Samirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı.”
es sâmiriyyu
Ali Ünal = “Biz,” dediler, “sana verdiğimiz sözden, bizzat kendimizden kaynaklanan iradî bir tasarrufla caymadık. Fakat üzerimizde o topluluktan (Mısırlılardan) kalma ziynet eşyaları vardı ve bunlar bize yük oluyordu. Onları bıraktık. Samirî de eritmek için onları ateşe attı.”