Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Diyanet İşleri = İşte Allah’ın yarattıkları! Haydi, Allah’ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte bunlar, Allah'ın yarattıklarıdır, ondan başkasının ne yarattığını gösterin bana; hayır, zulmedenler, apaçık bir sapıklık içindedir.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Abdullah Parlıyan = İşte Allah'ın yarattıkları bunlardır. Gösterin bana O'ndan başkalarının ne yarattığını? Hayır, doğrusu o yaratılış gayesi dışında yaşayanlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Adem Uğur = İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi (ey kâfirler!) O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ahmed Hulusi = İşte bu, Allâh'ın Yaratışıdır. . . Hadi, gösterin bana O'nun dûnundakilerin ne yarattığını? Hayır, zâlimler apaçık bir yanlış inanca sapma hâlindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ahmet Tekin = İşte bunlar Allah’ın yarattıklarıdır. Onun dışında kulları durumundakilerin ne yarattığını bana gösterin. Doğrusu isyan ile, inkâr ile, şirk ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyerek, birbirlerine, kendilerine zulmedenler, tamamen başlarına buyruk bir hayat, büsbütün bir ahmaklık, dalâlet ve bozuk düzen içindeler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ahmet Varol = İşte bu Allah'ın yaratmasıdır. O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin bakalım! Hayır. Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ali Bulaç = Bu, Allah'ın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin. Hayır, zulmedenler, açıkca bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bu gördükleriniz, Allah’ın yarattıklarıdır. Haydi gösterin bana, Allah’dan başkası ne yaratmış? Hayır, o zalimler (müşrikler) apaçık bir sapıklık içindeler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ali Ünal = Bütün bunlar, Allah’ın yaratmasıdır. Peki, gösterin bakalım O’ndan başka kim ne yaratmış? Buna rağmen (O’na şirk koşan, O’nu inkâr eden) zalimler, apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunların hepsi Allah'ın yarattığıdır. O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösteriniz. Hayır; zâlimler apaçık sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Bekir Sadak = Iste bu Allah'in yaratisidir. Ondan baskasinin ne yarattigini Bana gosterin. Hayir; gosteremezler, zalimler apacik sapiklik icindedir. *

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Celal Yıldırım = İşte bu Allah'ın yarattığıdır. Haydi O'ndan başkalarının neler yarattığını gösterin bana ! Hayır, zâlimler acık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Cemal Külünkoğlu = İşte (bunlar) Allah'ın yarattığıdır. Haydi, gösterin bana Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını! Doğrusu zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte bu Allah'ın yaratışıdır. Ondan başkasının ne yarattığını Bana gösterin. Hayır; gösteremezler, zalimler apaçık sapıklık içindedir.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Diyanet Vakfi = İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi (ey kâfirler!) O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Edip Yüksel = Bu ALLAH'ın yaratışıdır. O'ndan başkasının neler yarattığını bana gösterin. Zalimler, gerçekten apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bu Allahın yarattığı, haydi gösterin bana ondan berikiler ne yaratmış? Fakat o zalimler apaçık dalâl içindeler

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bu Allah'ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Fakat o zalimler, apaçık şaşkınlık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte bu, Allah'ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Fakat o zalimler, apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Gültekin Onan = Bu, Tanrı'nın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin. Hayır, zulmedenler, açıkca bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Harun Yıldırım = İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi (ey kâfirler!) O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Hasan Basri Çantay = İşte bu (nlar) Allahın yaratığıdır. Ondan başkasının ne yaratdığını haydi gösterin bana! Hayır, o zaalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Hayrat Neşriyat = (İşte) bu(nlar) Allah’ın yarattığıdır; şimdi gösterin bana, O’ndan başkaları ne yaratmış? Hayır! O zâlimler apaçık bir dalâlet içindedirler!

erû-nî

  Lokman / 11 -

 İbni Kesir = İşte bu, Allah'ın yaratışıdır. Gösterin bakalım bana O'ndan başkalarının ne yarattığını? Hayır, zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Kadri Çelik = İşte bu Allah'ın yarattığıdır. O halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin. Hayır, zulmetmekte olanlar, açıkça bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Muhammed Esed = Bunlar(ın tümü) Allah'ın hilkatidir: Peki, gösterin bana, O'ndan başkası ne yaratabilmiş! Hayır, (gösteremezsiniz,) zalimler açık bir sapıklık içindedirler!

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Mustafa İslamoğlu = Bu Allah'ın yaratışıdır: Haydi, gösterin bakayım O'nun dışındakiler neyi yaratmışlar? Hayır, zulme gömülüp gitmiş olanlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = İşte bu, Allah'ın yarattığıdır. İmdi bana gösteriniz ki, ondan başkaları ne şey yaratmıştır? Hayır. O zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ömer Öngüt = İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi gösterin bana, O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Hayır! Zâlimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Şaban Piriş = -Bu, Allah’ın yaratmasıdır. Ondan başkasının ne yarattığını bana gösterin! - Hayır! (gösteremezler) Zalimler, açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Sadık Türkmen = Işte bu, Allah’ın yaratışıdır! Haydi, Bana gösterin, O’ndan başkaları ne yarattı? Hayır, aksine zalimler, apaçık bir sapkınlık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Seyyid Kutub = İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. O'ndan başkası ne yarattı? Doğrusu o zalimler, açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Suat Yıldırım = İşte bunlar Allah’ın yarattıklarıdır. Peki, gösterin bakalım O’ndan başkası ne yaratmış! Doğrusu, o zalimler besbelli bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Süleyman Ateş = İşte bunlar, Allâh'ın yarattıklarıdır. Gösterin bana, O'ndan başka (tanrı dedik)leri(niz) ne yarattı? Doğrusu o zâlimler, açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Tefhim-ul Kuran = Bu, Allah'ın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin. Hayır, zulmetmekte olanlar, açıkça bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Ümit Şimşek = İşte Allah'ın yarattığı budur. Ondan başkaları ne yarattıysa gösterin bana! Doğrusu o zalimler apaçık bir aldanış içindeler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte Allah'ın yaratışı/yarattıkları! Hadi gösterin bana onun dışındakiler ne yaratmıştır? Hayır, hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 İskender Ali Mihr = Bu, Allah’ın yaratmasıdır. Öyleyse O’ndan başkaları ne yarattı, bana gösterin! Hayır, zalimler, apaçık dalâlet içindedirler.

erû-nî

  Lokman / 11 -

 İlyas Yorulmaz = Bunlar Allah’ın yaratmasıdır. Şimdi bana gösterin bakalım “Allah dan başka ilah edindiklerinizin yarattığı ne var?” Hayır, zalimler apaçık bir sapıklık içerisindeler.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Gördünüz mü Allah'tan başka taptığınız ve Tanrıya eş sandığınız şeyleri? Gösterin bana, ne yarattılar onlar yeryüzünde, yoksa göklere bir ortaklıkları mı var onların, yahut da onlara bir kitap mı verdik de onlar, apaçık bir delile sâhip? Hayır, zâlimler, birbirlerine ancak yalan vaitte bulunmadalar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Abdullah Parlıyan = De ki. “Allah'ı bırakarak, Allah'a eş ve ortaklar tanıdığınız ilahlara, hiç dikkat ettiniz mi? Onların yeryüzünde, neyi yarattıklarını bana gösterin. Yoksa onların, göklerin yaratılışında bir payları mı var? Yoksa onlara bir kitap vermişiz de, ondan elde ettikleri açık bir delil üzere mi bulunuyorlar? Hayır, yaratılış gayesi dışında yaşayanlar, birbirlerine aldatmaktan başka birşey vaat etmiyorlar.”

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Adem Uğur = De ki: Allah'ı bırakıp da taptığınız, ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var! Yahut biz onlara, (bu hususta) bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar? Hayır! O zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey vâdetmiyorlar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Allâh dûnunda tapındığınız ortaklarınızı - dostlarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, arzdan ne yarattılar (bedeninizde ne tasarrufları oldu)?". . . Yoksa onların semâlarda bir ortaklığı mı var (bilinç dünyanıza farklı bir kendini bilme hâli mi oluşturdular siz kendinizi beden kabullenirken)? Yoksa kendilerine hakikat bilgisi (kitap) verdik de onlar ondan bir açık delil üzere midirler? Bilakis, zâlimler birbirlerine aldanıştan başka bir şey vadetmezler.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ahmet Tekin = 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, taptığınız, yalvardığınız, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında ortak saydığınız varlıkları gördünüz mü? Gösterin bana, yeryüzünden neyi yaratmışlar? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yahut biz onlara bir kitap mı verdik de, onlar, o kitaptaki hak bir delile dayanıyorlar? Hayır, inkârda, isyanda, şirkte devam eden, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen o zâlimler, müşrikler yalnızca birbirlerini aldatan vaatlerde bulunuyorlar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Şu Allah'tan başka taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Yerden neyi yarattıklarını bana gösterin. Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa biz onlara bir kitap verdik de ondan apaçık bir belge üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka bir şey vaadetmiyorlar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ali Bulaç = De ki: "Siz, Allah'ın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin; yerden neyi yaratmışlardır?" Ya da onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır, zulmedenler, birbirlerine aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, Mekke halkına) de ki: “- Allah’dan başka ibadet etmekte olduğunuz ortaklarınız (putlarınız) yeryüzünde neyi yaratmışlardır? Bana haber verin, gösterin bakalım!” Yoksa onların göklerde (Allah ile) mi bir ortaklığı var? Yoksa kendilerine bir kitap vermişiz de ondan (lehlerine) bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır, o zalimler birbirlerine ancak bâtılı vaad ediyorlar.

erû-nî

  Fâtır / 40 -

 Ali Ünal = De ki: “Bir baksanıza Allah’a ortak tutup, O’ndan başka ilâh diye yalvardığınız şu varlıklara! Yeryüzünde yarattıkları ne var, gösterin bana onun hangi parçasını yaratmışlar! Yoksa göklerin yaratılmasında ve idaresinde mi Allah’a ortaklıkları var?” Veya (Allah’a ortaklar koşan) şu insanlara Biz bir kitap vermişiz ve ondan aldıkları açık bir delile dayanıyorlar da mı, Allah’a ortaklar koşuyorlar? Hayır, hayır! Gerçek şu ki o zalimler, birbirlerini yalanlarla aldatmaktan başka bir şey yapmamaktadırlar.