Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Diyanet İşleri = (9-10) Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Âhirete inanmayanlara gelince: Onlara elemli bir azap hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Abdullah Parlıyan = Ahirete inanmayanlara gelince, onlara da can yakıcı bir azap hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Adem Uğur = Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ahmed Hulusi = Sonsuz gelecek yaşamları olduğuna iman etmeyenlere de, kendileri için acı azap hazırladığımızı (müjdeler).

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ahmet Tekin = Âhirete, ebedî yurda inanmayacak olanlara da can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ahmet Varol = Ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azap hazırladığımızı (bildirir).

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ali Bulaç = Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acı bir azab hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ali Fikri Yavuz = Ahirete iman etmiyenlere de, acıklı bir azab hazırladığımızı haber verir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ali Ünal = Âhiret’e inanmayanlar için ise çok acı bir azap hazırlamış olduğumuzu bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Bayraktar Bayraklı = (9-10) Şüphesiz bu Kur'ân, dosdoğru olanı gösterir ve iyi işler yapan müminlere büyük ödül olduğunu ve âhirete inanmayanlara da acı bir azap hazırladığımızı bildirir.[284]

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Bekir Sadak = (9-10) Dogrusu bu Kuran en dogru yola goturur ve yararli is yapan muminlere buyuk ecir oldugunu, ahirete inanmayanlara can yakici bir azap hazirladigimizi mujdeler. *

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Celal Yıldırım = Âhiret'e inanmayanlara elem verici bir azabı hazırladığımızı bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Cemal Külünkoğlu = (9-10) Gerçekten bu Kur'an (insanları) en doğru yola götürür, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü'minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler ve ahirete inanmayanlara da, kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Diyanet İşleri (eski) = (9-10) Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Diyanet Vakfi = Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Edip Yüksel = Ahirete inanmıyanlara gelince, onlar için acı bir azap hazırlamış bulunuyoruz.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Âhırete inanmıyanlara dahi elîm bir azâb hazırlamışızdır

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ahirete inanmayanlara da acı bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ahirete inanmayanlara da can yakıcı bir azab hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Gültekin Onan = Ve şüphesiz ahirete inanmayanlar için de acı bir azab hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Harun Yıldırım = Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Hasan Basri Çantay = Âhirete îman etmezler (e gelince:) onlar için de şübhesiz pek acıklı bir azâb hazırladığımızı (bildirir).

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Hayrat Neşriyat = Hem âhirete îmân etmeyenlere, kendileri için hakikaten (pek) elemli bir azab hazırladığımızı (haber verir)!

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 İbni Kesir = Ahirete inanmayanlar; onlar için elem verici bir azab hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Kadri Çelik = Ve şüphesiz ahirete inanmayanlar için de, acıklı bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Muhammed Esed = ve ahirete inanmayanlara da kendileri için çok can yakıcı bir azap hazırladığımızı (haber vermektedir).

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Mustafa İslamoğlu = ve ahirette (yaptıklarından hesap vereceğine) inanmayan kimseler için, dehşet bir azap hazırladığımızı da...

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, ahirete imân etmezler, muhakkak ki onlar için de pek acıklı bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ömer Öngüt = Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de acıklı bir azap hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Şaban Piriş = Ahirete inanmayanlara ise, onlara da acı veren bir azap hazırlamış olduğumuzu müjdeler.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Sadık Türkmen = Ahirete (gelecekteki sonsuzluğa) inanmayan kimselere gelince, onlar için can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Seyyid Kutub = Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için acıklı bir azap hazırladığımızı bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Suat Yıldırım = Âhirete inanmayanlara ise gayet acı bir azap hazırladığımızı bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Süleyman Ateş = Ahirete inanmıyanlara gelince, onlar için acı bir azap hazırlamış bulunuyoruz.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azab hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Ümit Şimşek = Âhirete inanmayanlar için ise acı bir azap hazırladığımızı bildirir.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Âhirete inanmayanlar var ya, onlar için biz korkunç bir azap hazırlamışızdır.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar, muhakkak ki ahirete (Allah’a mülâki olmaya ve kıyâmet gününe) inanmayan (kalplerinde îmân yazmayan) kimselerdir. Onlar için elîm azap hazırladık.

ve ennellezîne (enne ellezîne)

  İsrâ / 10 -

 İlyas Yorulmaz = Ahiret gününe inanmayanlara gelince, onlar için can yakıcı azap hazırladık.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir âyet getirsen, inkâr edenler mutlaka, “Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız” derler.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, bu Kur'ân'da, insanlara her çeşit örneği getirdik ve sen, onlara bir delil göstersen: Siz derler, ancak aslı olmayan şeyleri öne sürenlersiniz.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Abdullah Parlıyan = Biz bu Kur'ân'da, insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk, ama onlara sen bir delil getirip, mucize göstersen, o zaman o Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler: “Siz ancak boş ve anlamsız şeylerle uğraşanlarsınız!” diyecekler.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Adem Uğur = Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki şu Kurân'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkâr edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz bu Kur’ân’da dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini insanların iyiliği, kurtuluşu için insanlara sunduk. Onlara bir mûcize bile getirsen, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar:'Siz ancak, bâtıl şeyler ortaya atıyorsunuz' diyecekler.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ahmet Varol = Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her tür örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen inkar edenler mutlaka: 'Siz ancak batıla yöneltenlersiniz' diyeceklerdir.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkâr edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz bu Kur’an’da, insanlar için, her çeşit misalden beyan ettik. Şübhe yok ki (ey Rasûlüm), sen onlara (istedikleri gibi gökten başka) bir ayet de getirsen, o küfre varanlar mutlaka: “- Siz (ey peygamberler ve müminler), ancak yalan uyduranlarsınız.” diyeceklerdir.

enne ellezîne

  Rûm / 58 -

 Ali Ünal = Gerçek şu ki, Biz bu Kur’ân’da insanlar için (hakkı–hakikati görebilsinler diye) misal, temsil ve kıssalar yoluyla her türlü delili sunduk, her türden ders verdik. Sen onlara (istedikleri türde) bir mucize de getirsen, (o kadar delile bile bile gözlerini kapayan ve) küfürde ısrar edenler, “Siz, ancak bâtıl bir yol icat etme peşindesiniz.” derler.