Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlar, benden başka ve kullarımdan, kendilerine yardımcı edindiklerini mi sandılar? Biz, kâfirlere, konak yeri olarak cehennemi hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Abdullah Parlıyan = O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, beni bırakıp kullarımı kendilerine yardımcı, dost ve ilah edineceklerini mi sanırlar? Şüphesiz biz, cehennemi bizden gelen gerçekleri örtbas edenlere, konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Adem Uğur = Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ahmed Hulusi = Hakikat bilgisini inkâr edenler, Beni bırakıp (hakikatlerindeki El VELİYY isminin özelliğini inkâr edip) kullarımı (dışarıdan) velî edineceklerini mi sandılar! Biz cehennemi, hakikat bilgisini inkâr edenlerin yaşam ortamı yaptık!

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler beni bırakıp da, kullarımı kendilerine koruyucu, emirlerine itaat edilecek otorite edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi, kâfirlere bir ağırlama yeri olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ahmet Varol = İnkar edenler beni bırakıp da kullarımı kendilerine dostlar (veliler) edineceklerini mi sandılar? [4] Biz cehennemi kâfirler için konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ali Bulaç = İnkâr edenler, Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ali Fikri Yavuz = O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı (melekleri ve Îsa’yı) kendilerine dost edineceklerini mi sandılar? Biz, cehennemi o kâfirlere bir konukluk hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ali Ünal = Yoksa o küfredenler, Beni bırakıp da kullarımdan bir kısmını kendilerini sahiplenip koruyacak velîler edinmelerinin geçerli olacağını mı zannediyorlar? Doğrusu Biz Cehennem’i (böyle itikat eden) kâfirler için bir konak olarak hazırlamış bulunuyoruz.”

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Bayraktar Bayraklı = Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirler için bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Bekir Sadak = Inkar edenler, Beni birakip da kullarimi dost edinmelerini yeterli mi sandilar? Dogrusu biz cehenenemi inkarcilara konak olarak hazirladik.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Celal Yıldırım = O küfredenler beni bırakıp kullarımı kendilerine yardımcı dost (ve ilâh) edineceklerini mi sanırlar ? Şüphesiz ki kâfirlere (Cehennem'i) konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Cemal Külünkoğlu = İnkârcılar, benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost, koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnkar edenler, Beni bırakıp da kullarımı dost edinmelerini yeterli mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi inkarcılara konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Diyanet Vakfi = Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Edip Yüksel = İnkarcılar, benim dışımda kullarımı veliler edinerek kurtulacaklarını mı sandılar. O inkarcıların konağı olarak cehennemi belirledik.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya o kâfirler beni bırakıpda kullarıma kendilerine mevlâ ittihaz edeceklerini mi zannettiler, biz Cehennemi o kâfirler için bir konukluk hazırladık

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa o kafirler, Beni bırakıp da kullarımı kendilerine dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi o kafirlere bir konukluk hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi o kâfirlere bir konukluk olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Gültekin Onan = Küfredenler, beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Harun Yıldırım = Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Hasan Basri Çantay = Kâfirler beni bırakıb da kullarımı (kendilerine) dostlar edineceklerini mi sandı (lar)? Biz cehennemi o kâfirler için bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Hayrat Neşriyat = O inkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı (kendilerine) dostlar edineceklerini mi sandı(lar)? Şübhesiz ki biz, Cehennemi kâfirler için (onlara münâsib) bir ağırlama yeri olarak hazırladık!

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 İbni Kesir = Kafirler, Beni bırakıp da kullarımı dost edinmelerini kafi mi sandılar? Doğrusu Biz, cehennemi kafirlere konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Kadri Çelik = Küfre sapanlar, beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini (ve böylece kurtuluşa ereceklerini) mi sandılar? Gerçekten biz cehennemi, küfre sapanlar için bir durak olarak hazırlamışızdır.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Muhammed Esed = Hakkı inkara şartlanmış olan bu kimseler, Benim kullarım(dan herhangi birini) Bana karşı (kendilerine) dost, koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Hiç şüphe edilmesin ki Biz cehennemi hakkı inkar edenler için bir konak yeri olarak hazırlamışızdır.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Mustafa İslamoğlu = İnkarda ısrar eden bu kimseler benim kullarımı, benden bağımsız olarak, kendilerine kayırıcı veli edineceklerini mi sandılar? Şüphesiz Biz cehennemi kafirler için bir konukevi(!) olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ya o kâfir olanlar, benden başka kullarımı (kendilerine) dostlar ittihaz edeceklerini mi sanıverdiler. Biz cehennemi kâfirler için bir konaklık yer olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ömer Öngüt = Kâfirler beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Şüphesiz ki biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Şaban Piriş = Kafirler, benden başka, kullarımı da veli edinebileceklerini mi sandılar. Biz, cehennemi kafirler için konut olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Sadık Türkmen = Yoksa inkâr eden kimseler, Beni bırakıp da kullarımı evliya/dostlar edinerek, kurtulacaklarını mı sandılar? Biz cehennemi, inkârcılara konaklanılan/bir vatan olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Seyyid Kutub = Kafirler beni bırakıp da kullarımı dost edinmelerini kafi mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi kafirlere konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Suat Yıldırım = O kâfirler, birtakım kullarımı, Benden başka tanrı edinmelerinin geçerli olacağını mı zannettiler? Doğrusu Biz cehennemi kâfirler için konak olarak hazırlamış bulunuyoruz.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Süleyman Ateş = O nankörler benden ayrı olarak kullarımı kendilerine veliler yapacaklarını mı sandılar? Biz kâfirlere cehennemi konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Tefhim-ul Kuran = Küfre sapanlar, beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten biz cehennemi kâfirler için bir durak olarak hazırlamışız.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Ümit Şimşek = O kâfirler, Benim yerime kullarımı veli edineceklerini mi sandılar? Oysa Biz kâfirlere Cehennemi konak olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Küfre sapanlar, beni bırakıp da kullarımı veliler edineceklerini mi sandılar. Biz cehennemi bir konuk evi olarak inkârcılar için hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 İskender Ali Mihr = Yoksa kâfirler, kullarımın Benden başka dostlar edineceklerini mi zannettiler? Muhakkak ki Biz, cehennemi kâfirlere bir ikram (kalacak yer) olarak hazırladık.

en yettehızû

  Kehf / 102 -

 İlyas Yorulmaz = O inkâr edenler benim kullarımı, benden başka koruyucu (veli) edinebileceklerini mi zannediyorlardı? Biz cehennemi inkârcıların ineceği yer olarak hazırladık.