Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
en ye’tiye-hum
Diyanet İşleri = Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Memleketlerdeki halk, uykuya dalmışken geceleyin ansızın azâbımızın gelip çatmayacağından emin mi?
en ye’tiye-hum
Abdullah Parlıyan = O halde, o ülkelerin sakinleri geceleyin uyurlarken, azabımızın ansızın kendilerine, gelmesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Adem Uğur = Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Ahmed Hulusi = O bölgelerin halkları, gecenin bir vakti uyurlarken, kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden eminler mi?
en ye’tiye-hum
Ahmet Tekin = Acaba, o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azâbımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?
en ye’tiye-hum
Ahmet Varol = Kasabaların halkı, uyumakta oldukları bir gece vaktinde kendilerine şiddetli azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Ali Bulaç = O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Ali Fikri Yavuz = O memleketlerin halkı (kâfirler), geceleyin uyurlarken, azabımızın kendilerine inivermesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Ali Ünal = Yoksa o ülkelerin ahalisi, zorlu ve karşı konulmaz baskınımızın onlar geceleyin uyurken birden bastırıvermesinden kendilerini emniyette mi hissediyorlardı?
en ye’tiye-hum
Bayraktar Bayraklı = Yoksa o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin miydiler?
en ye’tiye-hum
Bekir Sadak = Kasabalarin halki, geceleyin uyurlarken azabimizin kendilerine gelmesinden guvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Celal Yıldırım = Kasabalar halkı geceleyin uykuda iken azabımızın (ansızın) kendilerine gelmesinden güvende midirler?
en ye’tiye-hum
Cemal Külünkoğlu = O halde, hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?
en ye’tiye-hum
Diyanet İşleri (eski) = Kentlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Diyanet Vakfi = Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Edip Yüksel = Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Ya şimdi şu köy, kasaba ahâlisi geceleyin uyurlarken azâbımızın kendilerine baskın halinde gelivermiyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi şu köy, kasaba halkı geceleyi uyurlarken, kendilerine azabımızın baskın halinde gelmeyeceğinden emin miydiler?
en ye’tiye-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Acaba o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?
en ye’tiye-hum
Gültekin Onan = O ülkeler ehli, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvencede (emin) miydiler?
en ye’tiye-hum
Harun Yıldırım = O ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Hasan Basri Çantay = O memleketlerin halkı, kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelib çatmasından (korkmayıb) emin mi oldu (lar)?
en ye’tiye-hum
Hayrat Neşriyat = Yoksa o şehirlerin halkı, kendileri uyuyan kimseler iken azâbımızın kendilerine geceleyin gelmesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
İbni Kesir = Kasabaların halkı; kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelip çatmasından emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Kadri Çelik = Kasabaların halkı geceleyin uyurlarken, azabımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?
en ye’tiye-hum
Muhammed Esed = O halde, artık hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin daha onlar uykudayken ansızın başlarına kopmayacağından emin olabilirler?
en ye’tiye-hum
Mustafa İslamoğlu = Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?
en ye’tiye-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ya o beldeler ahalisi, geceleyin uyurlarken azabımın kendilerine gelmesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Ömer Öngüt = Yoksa o memleketlerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelemeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Şaban Piriş = (97-99) Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah’ın tuzağından emin midirler? Allah’ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.
en ye’tiye-hum
Sadık Türkmen = O ülkeler halkı geceleyin uyuyorlar iken, zorlu azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?
en ye’tiye-hum
Seyyid Kutub = Acaba o ülkelerin halkları geceleyin uyurlarken başlarına azabımızın gelmeyeceğinden emin midirler?
en ye’tiye-hum
Suat Yıldırım = Peki o ülkelerin ahalisi, geceleyin uyurlarken satvetimizin kendilerine baskın halinde gelivermesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Süleyman Ateş = Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azâbımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?
en ye’tiye-hum
Tefhim-ul Kuran = O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Ümit Şimşek = Yoksa o beldelerin ahalisi, gece vakti onlar uyurken azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Yaşar Nuri Öztürk = O kentlerin halkı, uyudukları bir sırada, şiddetimizin bir gece kendilerine gelmeyeceğinden emin mi idiler?
en ye’tiye-hum
İskender Ali Mihr = Yoksa o ülkelerin halkı şiddetli azabımızın onlara, onlar gece vakti uyurken gelmesinden (gelmemesinden) emin miydiler?
en ye’tiye-hum
İlyas Yorulmaz = Kasaba halkı gece uyurken, ansızın gece vaktinde azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Diyanet İşleri = Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Yahut memleketlerdeki halk, kuşluk çağı oynayıp dururken azâbımızın birdenbire gelmeyeceğinden emin mi?
en ye’tiye-hum
Abdullah Parlıyan = Ya da azabımızın güpegündüz onlar dünyada oyun ve eğlencede oyalanıp dururken, onlara gelip çatmasından korkmayıp emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Adem Uğur = Ya da o ülkelerin halkı kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Ahmed Hulusi = Yoksa o bölgelerin halkları, kuşluk vakti oynaşıp eğlenirlerken, kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden eminler mi?
en ye’tiye-hum
Ahmet Tekin = Yoksa o ülkelerin halkı, ileri gelenleri, idarecileri kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azâbımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
en ye’tiye-hum
Ahmet Varol = Yahut kasabaların halkı, eğlenmekte oldukları bir kuşluk vaktinde kendilerine şiddetli azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Ali Bulaç = Ya da o ülkeler halkı, kuşluk vakti eğlenceye dalmışken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
en ye’tiye-hum
Ali Fikri Yavuz = Yine o memleketlerin halkı, gündüz ortasında oynayıp eğlenirlerken, azabımızın gelip çatmasından emin mi oldular.
en ye’tiye-hum
Ali Ünal = Veya, o ülkelerin ahalisi, zorlu ve karşı konulmaz baskınımızın onlar güpegündüz eğlenirlerken birden bastırıvermesinden mi emin olmuşlardı?