Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
en nuşrike
Diyanet İşleri = “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim, Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.”
en nuşrike
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve atalarım İbrâhim'in, İshak'ın ve Yakup'un dinine uydum. Hiçbir şeyi Allah'a eş tutmamıza imkân yok, bu da bize ve insanlara, Allah'ın bir lütfü, fakat insanların çoğu şükretmez.
en nuşrike
Abdullah Parlıyan = Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi birşeyi ortak koşmak bize yakışmaz; bu tevhid inancı bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur. Ama insanların çoğu, bu lütfun değerini bilmez de onun için şükretmezler.
en nuşrike
Adem Uğur = Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Ahmed Hulusi = "Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un milletine (tevhid dinine) tâbi oldum. . . Allâh'a herhangi bir şeyi (nefsim dâhil) ortak koşmamız bizim için olacak şey değildir! Bu hem bizim üzerimize ve hem de insanlar üzerine Allâh'ın fazlındandır. Fakat insanların çoğunluğu (bu hakikati değerlendirip) şükretmezler. "
en nuşrike
Ahmet Tekin = 'Atalarım, İbrâhim, İshak ve Yâkub’un dinine, sünnetine, İslâm dinine tâbi oldum. Bizim, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamız yakışmaz, bu mümkün değildir. Bu bize ve bütün insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu lütfun kıymetini bilmiyor, şükretmiyorlar.' dedi.
en nuşrike
Ahmet Varol = Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a bir şeyi ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır; ancak insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Ali Bulaç = "Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."
en nuşrike
Ali Fikri Yavuz = Atalarım; İbrahîm, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim, Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmamız olamaz. Bu tevhîd, bize ve insanlara Allah’ın bir fazlıdır, fakat insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Ali Ünal = “Ben, daima atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine ve yoluna uydum. Bizde asla Allah’a şirk koşmak yoktur. (Bu Tevhid inancı ve insanları bu inanca çağırması,) Allah’ın bize ve aslında bütün insanlara çok büyük bir lütf u ihsanıdır; ama gel gör ki insanların çoğu, (böyle bir lütf u ihsandan dolayı Allah’a) şükretmemekte (ve bu çağrıya müsbet cevap vermemektedir).
en nuşrike
Bayraktar Bayraklı = “Atalarım İbrâhim, İshâk ve Ya‘kûb'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”
en nuşrike
Bekir Sadak = Atalarim Ibrahim, Ishak ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir ortak kosmak bize yarasmaz; bu, Allah'in bize ve insanlara olan lutfudur; fakat insanlarin cogu sukretmez» dedi.
en nuşrike
Celal Yıldırım = Atalarım İbrahim, İshâk ve Yâkub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu da Allah'ın bize ve insanlara olan iyilik ve ihsanıdır. Ne var ki insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Cemal Külünkoğlu = “Onun yerine atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinlerine bağlandım. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah'ın, gerek bize ve gerekse tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah'a şükretmezler.”
en nuşrike
Diyanet İşleri (eski) = Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir ortak koşmak bize yaraşmaz; bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfudur; fakat insanların çoğu şükretmez' dedi.
en nuşrike
Diyanet Vakfi = Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Edip Yüksel = 'Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, ALLAH'ın bize ve halka olan lütfudur. Ancak insanların çoğu şükretmez.'
en nuşrike
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve atalarım İbrahim ve İshak ve Ya'kubun milletine ittiba' ettim, bizim Allaha hiç bir şey şerîk koşmamız olamaz, bu bize ve insanlara Allahın bir fazlıdır, velâkin insanların ekserisi şükretmezler
en nuşrike
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Bizim Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamız olamaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lutfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.»
en nuşrike
Gültekin Onan = "Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Tanrı'ya hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Tanrı'nın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."
en nuşrike
Harun Yıldırım = “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Allah’a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değildir. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”
en nuşrike
Hasan Basri Çantay = «Atalarım İbrâhîmin, İshaakın, Ya'kubun dînine uydum. Allaha her hangi bir şey'i ortak tutmamız bizim için (doğru) olmaz. Bu (tevhîd), bize ve insanlara Allahın lütf-ü ınâyetindendir. Fakat insanların çoğu (buna karşı) şükretmezler».
en nuşrike
Hayrat Neşriyat = 'Çünki (ben,) atalarım İbrâhîm, İshâk ve Ya'kub’un dînine tâbi' oldum. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız, bizim için (aslâ câiz) olmaz! Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur; fakat insanların çoğu şükretmezler.'
en nuşrike
İbni Kesir = Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Herhangi bir şeyi Allah'a şirk koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
en nuşrike
Kadri Çelik = “Babalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a her hangi bir ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfüdür; fakat insanların çoğu şükretmez.”
en nuşrike
Muhammed Esed = ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un yolunu tuttum. (Çünkü) tanrısal nitelikleri Allah'tan başka herhangi bir varlığa yakıştırmak bizlere yakışmaz: Allah'ın bize ve bütün insanlığa bahşettiği lütfun bir (sonucudur) bu, ama insanların çoğu bu (lütfun) değerini bilmez.
en nuşrike
Mustafa İslamoğlu = ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un inanç sistemine uydum. Allah'a ait herhangi bir niteliği ondan başkasına yakıştırmak bize yakışmaz. İşte bu (tevhidi iman), Allah'ın bize ve tüm insanlığa olan bir lutfudur: ne var ki insanların çoğu bunu değerlendirmez.
en nuşrike
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve babalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un milletine tâbi oldum. Bizim için Allah'a herhangi bir şeyden şerik edinmemiz doğru olamaz. Bu tevhid bizim üzerimize ve nâsın üzerine Allah Teâlâ'nın bir fazlıdır. Velâkin nâsın ekserisi şükretmezler.»
en nuşrike
Ömer Öngüt = “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu Allah'ın bize ve bütün insanlara bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler. ”
en nuşrike
Şaban Piriş = Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Biz, Allah’a şirk koşmayız. Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan Allah’ın lütfundandır fakat, insanların çoğu buna şükretmezler.
en nuşrike
Sadık Türkmen = Atalarım ibrahim’in, İshak’ın ve Yakub’un milletine/dinine uydum. Herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmamız, bize yaraşmaz. İşte bu Allah’ın bizlere ve insanlara lütfudur. Fakat insanların birçoğu şükretmez.
en nuşrike
Seyyid Kutub = Onun yerine atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinlerine bağlandım. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah'ın, gerek bize ve gerekse tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah'a şükretmezler.
en nuşrike
Suat Yıldırım = (37-38) Yusuf: "Yiyeceğiniz yemek size henüz gelmeden, her birinizin rüyasının tabirini size bildirmiş olurum. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ama, önce biraz beni dinleyin: Ben Allah’a iman etmeyen, âhireti de inkâr eden bir halkın dinini bir tarafa atıp, atalarım İbrâhim, İshak ve Yâkub’un dinine tabi oldum. Allah’a herhangi bir şeyi şerik saymak bizim için asla doğru olmaz. Bu tevhid inancı, Allah’ın hem bize, hem de insanlara olan ihsanıdır. Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler."
en nuşrike
Süleyman Ateş = "Atalarım İbrâhim, İshak ve Ya'kûb'un dinine uydum. Bizim, herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmağa hakkımız yoktur. Bu (tevhid), bize ve bütün insanlara Allâh'ın bir lutfudur, ama insanların çoğu şükretmezler."
en nuşrike
Tefhim-ul Kuran = «Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanlardan çoğu şükretmezler.»
en nuşrike
Ümit Şimşek = 'Ben atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu hem bize, hem bütün insanlara Allah'ın bir lütfudur; lâkin insanların çoğu şükretmiyor.
en nuşrike
Yaşar Nuri Öztürk = "Ve atalarım İbrahim'in, İshak'ın, Yakub'un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah'a ortak tutmamız söz konusu olamaz. İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar."
en nuşrike
İskender Ali Mihr = Ve ben, atalarım İbrahim (a.s), İshak (a.s) ve Yâkub (a.s)’ın dînine tâbî oldum. Bizim, Allah’a bir şey ile şirk koşmamız olamaz. İşte bu, Allah’ın bize ve insanlara fazlındandır. Fakat insanların çoğu, şükretmezler.
en nuşrike
İlyas Yorulmaz = “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup’un dinlerine tabi oldum. Bizim hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmamız mümkün değildir. Bu davranış biçimi, Allah’ın bize ve insanlara bir lütfu dur. Ama insanların çoğu Allah’ın bu lütfu na şükretmiyor. ”
ve len nuşrike
Diyanet İşleri = (1-2) (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
ve len nuşrike
Abdulbaki Gölpınarlı = Doğru yolu göstermede, derken inandık ona ve kesin olarak hiçbir kimseyi, Rabbimize ortak saymayacağız.
ve len nuşrike
Abdullah Parlıyan = Doğru ile eğriyi ayırt etme bilincine ulaştıran bir Kur'ân ve böylece O'na iman ettik ve artık Rabbimizden başka kimseye ilahlık yakıştırmayacağız.
ve len nuşrike
Adem Uğur = Doğru yola iletiyor, ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.
ve len nuşrike
Ahmed Hulusi = "(O,) rüşde (olgunluğa) yönlendiriyor. Bu sebeple iman ettik Ona! Rabbimize hiç kimseyi asla ortak tutmayacağız. "
ve len nuşrike
Ahmet Tekin = 'Doğru, huzurlu ve aydınlık yola ileten bir kitap. Biz o kitaba, Kur’ân’a iman ettik. Hiç kimseyi, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbimize asla ortak koşmayacağız.'
ve len nuşrike
Ahmet Varol = O (Kur'an) doğruluğa iletiyor. Biz de ona iman ettik. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.
ve len nuşrike
Ali Bulaç = "O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız."
ve len nuşrike
Ali Fikri Yavuz = Hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimize asla hiç kimseyi ortak koşmıyacağız.
ve len nuşrike
Ali Ünal = ‘Her hususta doğru yolu gösteriyor, dolayısıyla ona iman ettik. Artık bundan böyle Rabbimize hiçbir şekilde şirk koşmayacağız.