Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Diyanet İşleri = Allah, “Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Benden başka yoktur tapacak o halde çekinin benden, hükmünü bildirip insanları korkutun diye, kullarından dilediğine melekleri indirerek vahyeder.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Abdullah Parlıyan = O Allah ki, kullarından dilediğine: “Benden başka gerçek ilah olmadığı gerçekliğine ve yolunuzu benim mesajlarımla bulun!” buyruğunu ulaştırmaları için meleklerini vahiyle indirendir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Adem Uğur = Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, "Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun" diye gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ahmed Hulusi = O, şe'ninden olan hakikat ilmini, kuvveleriyle kullarından dilediğine inzâl ederek (buyurur ki): "Şu gerçekle uyarın: Tanrı yok; sadece Ben! O hâlde benden çekinin!"

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ahmet Tekin = Allah, var ettiği, koruduğu, aslî düzenin bir bölümü olan, tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran vahyile, Kur’ân ile meleklerini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına:'Yalnızca benim hak ilâh olduğum konusunda kullarımı uyarın ve bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azâbımdan korunun' diye gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ahmet Varol = O kendi emriyle: 'Benden başka ilâh yoktur benden sakının' diye uyarmaları için kullarından dilediğine vahiyle melekler gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ali Bulaç = Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka ilah yoktur, şu halde benden korkup sakının, diye uyarın."

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, iradesinden vahy ile Cebrâil’i, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği (insanlara) bildirin, buyuruyor: Benden başka hiç bir ilâh yoktur. Bunun için benden korkunuz, isyan etmeyiniz.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ali Ünal = O, melekleri (bütünüyle pak ve manevî) emirleri âleminden hayat kaynağı vahiy ile kullarından her kimi dilerse ona indirir ve şöyle emreder: “Allah, ‘Ben’den başka hiçbir ilâh yoktur, şu halde Bana karşı gelmekten, dolayısıyla azabımdan sakının!’ buyuruyor.” diyerek insanları ikaz edin.”

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah kendi emri ile melekleri, vahiy ile dilediği kuluna indirir. Şu temel ilkeyi onlara gönderir: “Benden başka tanrı olmadığına dair uyarıda bulunun ve benden sakınınız!”.[266]

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Bekir Sadak = Allah kullarindan diledigine buyrugunu bildirmek icin meleklerini vahiyle indirerek soyle der: «Insanlari uyarin ki, Benden baska tanri yoktur. Benden sakinin.»

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Celal Yıldırım = Allah kendi buyruğundan (haberli kılmak için) kullarından dilediğine melekleri ruh ile indirir de: «Benden başka hiçbir ilâh olmadığı ve benden korkup (kötülüklerden) sakınmaları hususunda uyarıda bulunun !» (emrini verir).

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Cemal Külünkoğlu = (Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: 'İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının.'

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Diyanet Vakfi = Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, «Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun» diye gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Edip Yüksel = Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: 'İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin.'

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kullarından dilediğine emrinden rûh ile Melâike indiriyor da buyuruyor ki: şu hakikati bildirin: benden başka ilâh yok, hemen bana korunun

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kullarından dilediğine, kendi emrini vahyile melekleri indiriyor ve: «Şu gerçeği bildirin ki, Benden başka ilah yoktur, o halde Benden korkun!» buyuruyor.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Gültekin Onan = Kullarından dilediğine buyruğundan bir ruh ile melekleri indirir: "Benden başka tanrı yoktur, şu halde benden korkup sakının" diye uyarın.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Harun Yıldırım = Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, "Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun" diye gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Hasan Basri Çantay = O, kendi emriyle kullarından kimi dilerse ona (peygamberlerine) vahy ile melekleri (Cebrâili) indirir. «Benden başka hiçbir Tanrı olmadığı hakîkatiyle (onları) inzâr edin, benden korkun diye (bildirin)».

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Hayrat Neşriyat = (Rabbin,) melekleri kendi emriyle, kullarından dilediğine: 'Şübhesiz ki benden başka ilâh olmadığı(nı insanlara bildirmek) ile korkutun da benden sakının!' diye vahiy ile indirir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 İbni Kesir = O, kullarından dilediğine kendi emrinden melekleri ruh ile indirir ki; Ben'den başka tanrı yoktur, Ben'den sakının, diye uyarsınlar.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Kadri Çelik = Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye, ruh ile “Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun” diye gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Muhammed Esed = O (ki,) kullarından dilediğine: "(bütün insanları) uyarın ki, Benden başka tanrı yok, öyleyse Bana karşı kendinizi uyanık bir bilinç ve duyarlık içinde tutun!" buyruğunu ulaştırmaları için melekleri vahiyle indirir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Mustafa İslamoğlu = O, kullarından dilediğine "(İnsanları) uyarın! Şunu iyi bilin ki Benden başka ilah yok! O halde (başkalarına ilahlık yakıştırmaktan artık sakının!" buyruğunu iletmeleri için, melekleri (ölü canlara) hayat veren vahiyle indirir."

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O, kullarından dilediği üzerine kendi emrinde Ruh ile melekleri indirir ki, korkutunuz. Şüphe yok ki, Benden başka ilâh yoktur. Artık Benden korkunuz.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ömer Öngüt = Kullarından dilediğine kendi emrinden ruh ile melekleri indirir ve şunu bildirir: “İnsanları uyarın ki, benden başka ilâh yoktur, benden korkun. ”

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Şaban Piriş = Melekleri, vahiyle birlikte emri gereği kullarından dilediğine indirir. Benden başka ilah yoktur. Öyleyse benden sakının diye uyarmak üzere...

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Sadık Türkmen = Melekleri; kullarından dilediğini (elçi seçerek), emrinden ruh ile (vahiy ile) indirir; “Benden başka İlah yoktur, Allah’tan korkun, diye uyarın!..”

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Seyyid Kutub = Allah «Benden başka ilah yoktur, sırf benden korkunuz» uyarısını, mesajını insanlara duyursunlar diye dilediği kullarına kendi iradesi ile vahiy eşliğinde melekler gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Suat Yıldırım = Allah melekleri, kendi tarafından bir vahiy ile kullarından dilediği kimselere, "Ben’den başka tanrı yoktur. Bana karşı gelmekten sakının!" diye uyarmak üzere gönderir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Süleyman Ateş = Melekleri, kullarından dilediğine, emrinden olan ruh (vahy) ile indirir: "(İnsanları) Benden başka tanrı yoktur, benden korkun! diye uyarın!" (der).

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Tefhim-ul Kuran = Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka ilah yoktur, şu halde benden korkup sakının, diye uyarıp korkutun.»

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Ümit Şimşek = O, insanları 'Benden başka tanrı yoktur; Bana karşı gelmekten sakının' diye uyarmaları için, kullarından dilediğine, meleklerini kendi emrinden olan ruh ile indirir.

en enzirû

  Nahl / 2 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kullarından dilediğine melekleri, emrinden olan ruh ile şöyle diyerek indirir: "Gerçek şu: Benden başka ilah yok, o halde benden sakının!"

en enzirû

  Nahl / 2 -

 İskender Ali Mihr = Kullarından dilediği kişinin üzerine “Benden başka ilâh yoktur.” tarzında uyarmaları için melekleri, emrinden ruh ile beraber indirir. Öyleyse Bana karşı takva sahibi olun (ruhunuzu ölmeden evvel Bana ulaştırın).

en enzirû

  Nahl / 2 -

 İlyas Yorulmaz = Allah, melekleri vahy ile, insanları ”Ben, Allah dan başka ilah yok, yalnızca benden korunun” mesajı ile uyarsınlar diye, kendisinin seçmiş olduğu kullarından dilediğine indirir

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Diyanet İşleri = İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İnsanları korkutmak ve inananlara, gerçek bir güzel mükâfat, inançlarına karşılık yücelik ve nîmet verileceğini, şefâate mazhar olacaklarını müjdelemek için içlerinden bir ere vahyetmemiz, insanlara tuhaf mı geldi de kâfirler, şüphe yok ki dediler, bu, apaçık bir büyücü.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Abdullah Parlıyan = Kendilerinden biri olan ve onların arasından seçtiğimiz Peygambere; “Bütün insanlığı uyar, inananlara her bakımdan ihlaslı, samimi ve dürüst olmakla, Rableri katında diğer herkesten ileri geçtiklerini müjdele” diye vahyetmemiz, insanların tuhafına mı gitti ki, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler bakın, bu peygamber “Düpedüz bir büyücüdür” derler.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Adem Uğur = İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki, o kâfirler: Bu elbette apaçık bir sihirbazdır, dediler?

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ahmed Hulusi = İçlerinden bir ricale: "İnsanları uyar ve iman edenlere de kendileri için Rableri indînde Kadem-i Sıdk (Esmâ açığa çıkışından gelen bir şekilde tasdik) olduğunu müjdele!" diye vahyetmemiz, insanlar için çok şaşkınlık oluşturacak bir şey mi oldu? Hakikat bilgisini inkâr edenler: "Muhakkak ki bu (adam) apaçık bir büyücüdür" dediler.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ahmet Tekin = İçlerinden liyâkatli ve güvenilir bir adama:'Bütün insanları, sorumluluk hesap ve cezayı hatırlatarak uyar ve iman edenlere, imanlarında sadâkat gösterenlere ayrılan Rableri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele' diye vahyetmemizde, insanların hayretini mûcip olacak bir şey mi var? Üstelik kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler bir de:'Bu apaçık bir sihirbazdır' diyorlar.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ahmet Varol = İçlerinden bir adama: 'İnsanları uyar ve iman edenlere Rableri katında kendileri için üstün dereceler olduğunu müjdele!' diye vahyetmemiz insanlara tuhaf mı geldi! Kâfirler: 'Bu apaçık bir büyücüdür' dediler.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ali Bulaç = İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve iman edenlere, muhakkak kendileri için Rableri katında 'gerçek bir makam' olduğunu müjde ver" diye vahyetmemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkâr edenler: "Gerçekten bu, açıkça bir büyücüdür" dediler.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = İnsanlar arasında bir er’e (Peygambere): “- İnsanları Allah’ın azâbı ile korkut ve iman edenleri de, Rableri katında yüksek dereceleri olmakla müjdele” diye vahy etmemiz, insanlar için şaşılacak şey mi oldu ki, kâfirler: “- Her halde bu, açık bir sihirbazdır.” dediler.

en enzirin

  Yûnus / 2 -

 Ali Ünal = Bizzat içlerinden bir kişiye, “İnsanları (kendilerini bekleyen âkıbet konusunda) uyar ve bu arada mü’minlere (iman ve sadakatleri sebebiyle) Rabbileri katında emin bir mevkileri bulunduğu müjdesini ver!” diye vahiyde bulunmamız, insanların çok mu tuhafına gidiyor? Onun için mi kâfirler, “Besbelli ki bu, sihirbazın teki!” diyorlar?