Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
emvâlu-hum
Diyanet İşleri = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Artık onların malları ve evlâtları, seni şaşırtıp imrendirmesin. Şüphe yok ki Allah, onları o malla, o evlâtla dünya hayâtında azaplandırmayı diler ve kâfir olarak da güçlükle can vermelerini murâd eder.
emvâlu-hum
Abdullah Parlıyan = Öyleyse onların geçici ekonomik ve sayısal çokluğu, seni imrendirmesin. Allah bütün bunlarla dünya hayatında, onlara sadece azap etmek ve Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmiş oldukları halde iken canlarının çıkmasını istemektedir.
emvâlu-hum
Adem Uğur = (Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Ahmed Hulusi = Onların ne zenginlikleri ve ne de evlatları seni imrendirmesin. . . Allâh bunlarla ancak dünya hayatında onlara azap etmeyi (bunlara yönelmenin getirisi olan Allâh'tan uzak düşmenin oluşturacağı azabı) ve hakikat bilgisini inkâr edenler olarak canlarının çıkmasını irade ediyor (mekr yoluyla).
emvâlu-hum
Ahmet Tekin = Onların paraları, malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla, sadece dünya hayatında onları cezalandırmak istiyor. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkâr edenlerin canlarının çıkmasını murâd ediyor.
emvâlu-hum
Ahmet Varol = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azab etmeyi ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını diliyor.
emvâlu-hum
Ali Bulaç = Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının inkâr içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Ali Fikri Yavuz = Ey Rasûlüm, sakın onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin. Allah, ancak onlar kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını ve dünya hayatında bunlar sebebiyle kendilerine (münafıklara) azap etmesini diliyor.
emvâlu-hum
Ali Ünal = Onların malları da, çocukları da seni imrendirmesin. Allah, (kalblerinde imana yer olmadığı ve öyle hak ettikleri için) bunlar sebebiyle dünya hayatında onları keder ve sıkıntılara giriftar etmeyi ve neticede kâfir olarak can vermelerini dilemektedir.
emvâlu-hum
Bayraktar Bayraklı = Artık, onların malları ve çocukları da seni imrendirmesin! Allah bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Bekir Sadak = Artik onlarin mallari ve cocuklari seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dunya hayatinda azabetmek ve canlarinin inkarci olarak cikmasini ister.
emvâlu-hum
Celal Yıldırım = Onların mallarının ve çocuklarının (bolluğu) seni imrendirmesin. Allah bunlarla dünya hayatında onlara azâb etmek ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Cemal Külünkoğlu = (Resulüm!) Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla dünya hayatında (yaptıklarından dolayı) onlara azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Diyanet Vakfi = (Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Edip Yüksel = Onların paraları ve çocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dünya hayatında cezalandırmayı ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Sakın onların ne malları ne evlâdları seni imrendirmesin, o hiç bir şey değil ancak Allah onları Dünya hayatta bunlarla ta'zib etmesini ve canlarının kâfir oldukları halde çıkmasını murad ediyor
emvâlu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sakın onların malları da çocukları da seni imrendirmesin! Allah yalnızca dünya hayatında onlara bunlarla azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin. Bu olsa olsa, Allah'ın onları dünya hayatında bu gibi şeylerle azaba uğratmasından ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murat etmiş olmasından başka birşey değildir.
emvâlu-hum
Gültekin Onan = Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Tanrı bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının küfür içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Harun Yıldırım = Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu Allah, bunlar yüzünden dünya hayatında onları azaba uğratmayı ve canlarının, kâfirler olarak, güçlükle çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Hasan Basri Çantay = Artık (Habîbim) onların ne malları, ne evlâdları seni imrendirmesin. Allah bunlar sebebiyle ancak kendilerini dünyâ hayâtında azaba çarpdırmayı ve canlarının, kendileri kâfir olarak, güçlükle çıkmasını irâde eder.
emvâlu-hum
Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin! Allah bunlarla ancak, onlara dünya hayâtında azâb etmeyi ve onların kâfir kimseler olarak canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
İbni Kesir = Artık onların malları da çocukları da seni imrendirmesin. Doğrusu Allah, ancak bununla onlara dünya hayatında azab etmeyi ve kafirler olarak canlarının çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Kadri Çelik = Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azap etmek ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Muhammed Esed = Öyleyse, onların geçici servetleri yahut çocukları(nın çokluğundan duydukları doyum) sakın seni imrendirmesin: Allah bütün bunlarla dünya hayatında onlara sadece azap vermek ve canlarının hakkı (hala) inkar edip dururlarken çıkmasını istemektedir.
emvâlu-hum
Mustafa İslamoğlu = Artık onları, (sınamak için verdiğimiz) mallarının ve çocuklarının (çokluğuna) şaşırma; Allah bütün bunlar nedeniyle onlara dünyada bela vermek ve canlarını kendileri inkara saplanmışken almak istiyor.
emvâlu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Artık seni taaccübe düşürmesin, onların ne malları ve ne de evlatları. Allah Teâlâ ancak diler ki, onları bununla dünya hayatında muazzep kılsın ve onların kâfir oldukları halde canları çıkıversin.
emvâlu-hum
Ömer Öngüt = Onların malları da çocukları da seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla dünya hayatında onların azaplarını artırmayı ve canlarının kâfirler olarak güçlükle çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Şaban Piriş = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin, Allah bunlarla onları dünya hayatında cezalandırmak istiyor. Ve onların canları kafir olarak çıkar.
emvâlu-hum
Sadık Türkmen = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin! Allah bunlarla, ancak dünya hayatında yaptıklarının karşılığını verir ve canları kâfir olarak çıkıncaya kadar oyalanıp dururlar.
emvâlu-hum
Seyyid Kutub = Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azâp etmek ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Suat Yıldırım = Onların ne mallarının ne de çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin. O hiç de önemli değil! Çünkü Allah bunlar sebebiyle dünya hayatında onlara sıkıntı çektirmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını dilemektedir.
emvâlu-hum
Süleyman Ateş = Onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin. Allâh bunlarla onlara dünyâ hayâtında azâbetmeyi ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Tefhim-ul Kuran = Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının onlar küfür içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
emvâlu-hum
Ümit Şimşek = Onların ne malları seni imrendirsin, ne de evlâtları. Allah onlara daha dünyada iken bunlarla sıkıntı vermeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Onların malları da evlatları da seni imrendirmesin. İş sadece şudur: Allah onlara şu iğreti hayatta azap etmeyi ve canlarının küfre sapmış bir halde çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
İskender Ali Mihr = Artık onların malları ve evlâtları (da) senin hoşuna gitmesin. Allah dünya hayatında onları, onunla (onlarla) azaplandırmayı ve onların nefslerinin (canlarının), kâfir olarak çıkmasını ister.
emvâlu-hum
İlyas Yorulmaz = Sakın ola ki onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah istiyor ki, bu dünya hayatında onlara, kendi malları ve evlatları ile azap etsin ve inkarları ile birlikte yok olup gitsinler.
emvâlu-hum
Diyanet İşleri = Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Onların malları, evlâtları, seni şaşırtıp imrendirmesin. Şüphe yok ki Allah, onları o malla, o evlâtla dünyâda azaplandırmayı diler ve kâfir olarak da güçlükle can vermelerini murâd eder.
emvâlu-hum
Abdullah Parlıyan = Onların dünyevî zenginlikleri ve çocuklarının çokluğundan umdukları bahtiyarlık, seni imrendirmesin. Allah bütün bunlarla dünyada onları, azaba uğratmayı ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Adem Uğur = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah, bunlarla ancak dünyada onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının güçlükle çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Ahmed Hulusi = Onların zenginlikleri ve evlatları seni imrendirmesin! Allâh bunlarla dünyada onlara (mekr yoluyla) azap vermeyi ve hakikat bilgisini inkâr eder hâlde canlarının çıkmasını irade ediyor.
emvâlu-hum
Ahmet Tekin = Onların malları ve evlâtları seni imrendirmesin. Allah bunlarla dünyada onları cezalandırmayı, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olarak onların canlarının çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Ahmet Varol = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünyada azab etmeği ve canlarının kâfir olarak çıkmasını diliyor.
emvâlu-hum
Ali Bulaç = Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkâr içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor.
emvâlu-hum
Ali Fikri Yavuz = Onların ne malları, ne de evladları senin gözüne batmasın (bunlar hiç bir şey değil), Ancak Allah, onları dünyada bunlarla azablandırmayı ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını murad ediyor.
emvâlu-hum
Ali Ünal = Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, (kalblerinde imana yer olmadığı ve öyle hak ettikleri için,) bunlar sebebiyle dünyada onları keder ve sıkıntılara giriftar etmeyi ve neticede kâfir olarak can vermelerini dilemektedir.