Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
emsâle-hum
Diyanet İşleri = Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.
emsâle-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Bu da, şüphe yok ki kâfir olanların, boş şeylere uymalarından ve gene şüphe yok ki inananların, Rablerinden gelen gerçeğe uymalarındandır ve işte Allah, insanlara böyle örnekler getirmekte, hallerini böyle anlatmaktadır.
emsâle-hum
Abdullah Parlıyan = Bu böyledir, çünkü Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, anlamsız ve geçersiz şeylere uydular, iman edenler ise, Rablerinden gelen değişmez gerçeğe uydular ve işte Allah insanlara böyle örnekler getirmekte ve hallerini böyle anlatmaktadır.
emsâle-hum
Adem Uğur = Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.
emsâle-hum
Ahmed Hulusi = Bu böyledir; çünkü hakikat bilgisini inkâr edenler, geçersiz fikirlere tâbi oldular! İman edenler ise Rablerinden Hakk'a tâbi oldular. . . İşte böylece Allâh insanlara onların (iki grubun) misallerini veriyor.
emsâle-hum
Ahmet Tekin = Bu, inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin bâtıla uymaları, inananların da, Rablerinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap, Kur’ân’a uymuş olmaları sebebiyledir. İşte böylece Allah, insanların iyiliği, kurtuluşu için kendilerinden misaller vererek doğruları anlatır.
emsâle-hum
Ahmet Varol = Bu, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaları dolayısıyladır. İşte Allah insanlara örneklerini böyle açıklar.
emsâle-hum
Ali Bulaç = İşte böyle; hiç şüphesiz, inkâr edenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, iman edenler Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.
emsâle-hum
Ali Fikri Yavuz = Bunun sebebi: Çünkü kâfir olanlar bâtıla uymuşlardır. İman edenler ise, Rablerinden gelen Kur’an’a uymuşlardır. İşte Allah, insanlara, hallerini böyle beyan eder.
emsâle-hum
Ali Ünal = Bu şundandır ki, küfredenler bâtıla uydular, iman edenler ise Rabbilerinden gelen hakka tâbi oldular. İşte Allah, insanlara durumlarını böylece açıklıyor.
emsâle-hum
Bayraktar Bayraklı = Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları; inananların da Rabblerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte Allah, insanlara kendileriyle ilgili durumları böyle örnek vermektedir.
emsâle-hum
Bekir Sadak = Bu, inkar edenlerin batila uymalari ve inananlarin Rablerinden gelen gercege uymalarindan oturu boyledir. Allah boylece insanlara kendilerinin misallerini anlatir.
emsâle-hum
Celal Yıldırım = Bu böyledir. Çünkü inkâra sapanlar bâtıla uydular; imân edenler ise Rablarından gelen hakka uydular. İşte böylece Allah, insanlara kendileriyle ilgili misâllerini getirir.
emsâle-hum
Cemal Külünkoğlu = Bu, inkâr edenlerin sahte ve yalanın arkasından gittiklerinden, inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.
emsâle-hum
Diyanet İşleri (eski) = Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.
emsâle-hum
Diyanet Vakfi = Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.
emsâle-hum
Edip Yüksel = Çünkü inkar edenler batıla uymakta, inananlar ise Rab'lerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. ALLAH halkın durumunu böyle sergiler.
emsâle-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun sebebi çünkü küfredenler kendilerini bâtıla uydurmakta, iyman edenler ise rablarından gelen hakka uymaktadırlar, işte Allah insanlara kılıklarını böyle tanıtır
emsâle-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun sebebi inkar edenlerin kendilerini batıla uydurmaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymalarıdır. İşte Allah, insanlara kılıklarını böyle anlatır.
emsâle-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları ve iman edenlerin de Rablerinden gelen gerçeğe tâbi olmalarından dolayı böyledir. İşte böylece Allah insanlara kendi misallerini anlatır.
emsâle-hum
Gültekin Onan = İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, inananlar rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Tanrı, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.
emsâle-hum
Harun Yıldırım = İşte böyle; hiç şüphesiz, küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenler batıla uymuşlar; ve hiç şüphesiz iman edenler Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah insanlara misallerini böyle açıklar.
emsâle-hum
Hasan Basri Çantay = Bunun sebebi şudur : Çünkü küfredenler baatıla uymuşlar, îman edenlerse rablerinden (gelen) hakka tâbi olmuşlardır. Allah insanlara misâllerini böylece açıklar.
emsâle-hum
Hayrat Neşriyat = Bunun sebebi, şübhesiz inkâr edenlerin bâtıla uymaları, hakikaten îmân edenlerin ise Rableri tarafından (gelen) hakka tâbi' olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara (kendi hâllerini açıklayan) misâllerini getirir.
emsâle-hum
İbni Kesir = İşte böyle. Muhakkak ki o küfredenler, batıla uymuşlar ve iman edenler de Rabblarından gelen hakka uymuşlardır. Böylece Allah, insanlara misallerini anlatır.
emsâle-hum
Kadri Çelik = Bunun sebebi kâfirlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle verip göstermektedir.
emsâle-hum
Muhammed Esed = Bu böyledir, çünkü hakikati inkara şartlanmış olanlar, sahte ve yalanın arkasından gittikleri halde iman edenler (yalnızca) Rablerinden (gelen) hakikate uyarlar. Allah, onların gerçek durumu ile ilgili örnek olayları insanlara bu şekilde anlatmaktadır.
emsâle-hum
Mustafa İslamoğlu = Bu böyle olacaktır; çünkü inkarda ısrar edenler anlamsız ve amaçsızlığın peşine takılmıştır, imanda sebat edenlerse, Rablerinden gelen hakikate tabi olmuşlardır. İşte Allah insanlara kendi durumlarını böyle açıklamaktadır.
emsâle-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Bunun sebebi şudur ki, şüphe yok, kâfir olanlar bâtıla tâbi olmuşlardır, imân edenler de Rablerinden gelen hakka tâbi bulunmuşlardır. İşte Allah, nâsa hallerini böylece beyan eder.
emsâle-hum
Ömer Öngüt = İşte böyle. İnkâra sapanlar bâtıla uydular, iman edenler ise Rablerinden gelen hakka uydular. Allah insanlara misallerini işte böyle anlatır.
emsâle-hum
Şaban Piriş = Bu, inkar edenlerin batıla, iman edenlerin ise Rab’lerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. Allah, insanlara kendi örneklerini işte böyle vermektedir.
emsâle-hum
Sadık Türkmen = Bu böyledir. Çünkü inkârcılar saçma olana uymakta ve inananlar ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. İşte, Allah insanlara kendi durumlarını böyle anlatır.
emsâle-hum
Seyyid Kutub = Bunun sebebi, inkar edenlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarındandır. İşte Allah, onların durumlarını, insanlara böyle anlatır.
emsâle-hum
Suat Yıldırım = Bu böyledir. Çünkü kâfirler batıla uydular. İman edenler ise Rab’leri tarafından gönderilen hakka uydular. İşte Allah insanlara kendi durumlarını böylece beyan eder.
emsâle-hum
Süleyman Ateş = Bu, böyledir: Çünkü inkâr edenler bâtıla uymuşlar; inananlar ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allâh, onların durumlarını, insanlara böyle anlatır.
emsâle-hum
Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, iman edenler de Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle verip göstermektedir.
emsâle-hum
Ümit Şimşek = Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtılı izlemeleri, iman edenlerin de Rablerinden gelen hakka uymalarıdır. Allah insanlara kendi durumlarını böyle anlatır.
emsâle-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Bu böyledir; çünkü küfre batanlar boş ve tutarsıza uymuşlardır. İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını bu şekilde örnekleyerek anlatır.
emsâle-hum
İskender Ali Mihr = Bunlar, kâfirlerin bâtıla tâbî olması ve âmenû olanların, Rab’lerinden (inen) hakka tâbî olmaları sebebiyledir. Allah insanlara, işte böyle kendi durumlarını misâl verir.
emsâle-hum
İlyas Yorulmaz = Doğruları inkâr eden ve batıl yaşam tarzlarını benimseyenlerle, iman eden ve Rablerinden gelen hakka (Kur’an’a) tabi olanların durumları budur. Allah insanlara onların misallerini böyle anlatıyor.
emsâle-hum
Diyanet İşleri = Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
emsâle-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Biz yarattık onları ve kuvvetlendirdik yaratılışlarını ve dilersek onları değiştiririz de yerlerine, onlara benzer başkalarını getiririz.
emsâle-hum
Abdullah Parlıyan = Onları biz yarattık ve yaratılışlarını her yönden sağlamlaştırıp pekiştirdik. Dilediğimiz zaman değişikliğe uğratıp onların yerine Allah'a daha çok ibadet eden onlardan daha hayırlılarını getiririz.
emsâle-hum
Adem Uğur = Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerıni getiririz.
emsâle-hum
Ahmed Hulusi = Onları biz yarattık ve onların bağlarını güçlü kıldık… Dilediğimiz vakit de onların benzerleri ile değiştiririz.
emsâle-hum
Ahmet Tekin = Onları biz yarattık ve eklem yerlerini sıkıca bağlayarak güçlendirdik. Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olduğu zaman, onların yerlerine benzerlerini getiririz.
emsâle-hum
Ahmet Varol = Onları biz yarattık ve organlarını sağlamlaştırdık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.
emsâle-hum
Ali Bulaç = Onları biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.
emsâle-hum
Ali Fikri Yavuz = Onları biz yarattık ve mafsallarını (birbirine) biz bağladık. Dilediğimiz zaman da (onları helâk eder) yerlerine kendileri gibi olanları getiririz.
emsâle-hum
Ali Ünal = Onları yaratan ve bütün organlarını sımsıkı birbirlerine tutturup, kendilerine sağlam bir bünye veren Biziz. Dilediğimiz zaman yapılarını da, hususiyetlerini de değiştirebiliriz.