Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Diyanet İşleri = Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Ve onlar ki, emanetlerini ve verdikleri sözü yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Adem Uğur = Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ahmed Hulusi = Ayrıca onlar (o iman edenler) ki kendilerine emanet edilmiş olana ihanet etmeyip, verdikleri sözlere uyarlar.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ahmet Tekin = Mü’minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ahmet Varol = (Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ali Bulaç = (Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ali Ünal = O mü’minler, üzerlerindeki ve kendilerine tevdi edilen her türlü emaneti, vazifeyi dikkatle gözetir ve verdikleri sözleri tastamam yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Bayraktar Bayraklı = Müminler emanetleri korur ve verdikleri sözleri yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Bekir Sadak = Onlar emanetlerini ve sozlerini yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki emânetlerini ve verdikleri sözü gözetir (yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar, emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Diyanet Vakfi = Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Edip Yüksel = Onlar ki kendilerine emanet edilen şeylere dikkat ederler. Verdikleri sözleri de yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayetkârdırlar

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler,

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Gültekin Onan = (Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Harun Yıldırım = Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Hasan Basri Çantay = (Öyle mü'minler) ki onlar emânetlerine ve ahidlerine riaayetkârdırlar.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Hayrat Neşriyat = Yine o kimseler ki, onlar emânetlerine ve sözlerine riâyet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 İbni Kesir = Ki onlar; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Kadri Çelik = (Hakeza) Onlar, emanetlerine ve ahitlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Muhammed Esed = ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Mustafa İslamoğlu = yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler;

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o mü'minler ki, onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ömer Öngüt = O müminler ki, emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Şaban Piriş = Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Sadık Türkmen = Ve onlar ki; emânetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, uhdelerine verilen emanetleri korurlar ve sözlerini tutarlar.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Suat Yıldırım = O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Süleyman Ateş = Ve o(mü'min)ler emânetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Tefhim-ul Kuran = (Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Ümit Şimşek = O mü'minler, emanet ve ahidlerine riayet ederler.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır.

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir (uyanlar, sadık olanlardır).

li emânâti-him

  Mü’minûn / 8 -

 İlyas Yorulmaz = İnananlar, emanetleri ve ahitlerini yerine getirmeyi özenle gözetirler.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Diyanet İşleri = Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Emanetlerini gözetir ve verdikleri sözlere uyarlar.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Adem Uğur = Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ki (insanın yüklendiği) emanetlerine ve (Allâh'a) ahdlerine riayet edicilerdir!

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ahmet Tekin = Mü’minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ahmet Varol = (Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ali Bulaç = (Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet edenler,

emânâti-him

  Me’âric / 32 -

 Ali Ünal = Onlar, üzerlerindeki ve kendilerine tevdi edilen her türlü emaneti dikkatle gözetir ve verdikleri sözleri tastamam yerine getirirler.