Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, sizden önce, kendilerine kitap verilenlerle kâfirlerden, dininizi alay konusu yapan, onu oyuncak sayan kişileri dost edinmeyin, çekinin Allah'tan inanmışsanız.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilmiş olanlardan ve gerçekleri örtbas edenlerden, dininizi oyun ve eğlence yerine koyanları dost edinmeyin. Eğer mü'minlerseniz yolunuzu Allah ve kitabıyla bulun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlerin, dininizi alay, eğlence konusu edinenlerini ve hakikati inkâr edenleri velîler edinmeyin! Eğer iman ehliyseniz Allâh'tan korunun!

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, sizden önce kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlardan, dininizi, şeriatınızı, düzeninizi, medeniyetinizi alay ve oyun konusu haline getirenleri ve kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri candan dost, müttefik edinmeyin. Onları, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın. Eğer mü’minseniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan dininizi alaya ve eğlenceye alanları ve inkarcıları dost edinmeyin. Eğer iman ediyorsanız Allah'a karşı gelmekten sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Ne sizden önce kitab verilenlerden dininizi oyuncak ve eğlence yerine tutanları, ne de diğer kâfirleri dost edinmeyin. Eğer gerçek müminlerseniz Allah’dan korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Daha önce kendilerine Kitap verilmiş bulunanlardan dininizi alay ve eğlence konusu yapanlarla, (vahiy, Kitap, Din kabul etmeyen) kâfirleri gerçek dost, müttefik ve işlerinizi kendilerine havale edeceğiniz vekiller edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz, Allah’ın buyruklarına karşı gelmekten sakının ve O’nun korumasına girin.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyiniz. Eğer inanıyorsanız Allah'tan sakınınız.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Bekir Sadak = Ey Inananlar! Kendilerine sizden once kitab verilenlerden, dininizi alaya ve eglenceye alanlari ve inkarcilari dost olarak benimsemeyin. Inaniyorsaniz Allah'tan sakinin.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Celal Yıldırım = Ey imân edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi eğlence konusu edinip oyuncak yerine koyanları ve bir de kâfirleri dostlar edinmeyin. Eğer mü'minler iseniz, Allah'tan korkup (bu gibi dostluk ve yakınlıktan) sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = Ey inananlar! Sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkârcılardan dininizi alaya alanları, eğlence konusu yapanları dost edinmeyin! Eğer gerçekten inanıyorsanız, Allah'ın emirlerine uygun yaşayın!

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ey İnananlar! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden, dininizi alaya ve eğlenceye alanları ve inkarcıları dost olarak benimsemeyin. İnanıyorsanız Allah'tan sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Edip Yüksel = İnananlar, sizden önceki kitap halkı ve inkarcılar arasında dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin. İnanmış iseniz ALLAH'ı dinlemelisiniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o bütün iyman edenler! Ne o sizden evvel kitab verilenlerden dininizi eğlence ve oyuncak yerine tutanları ne de diğer kâfirleri dost tutmayın, Allahdan korkun eğer mü'minlerseniz

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler, ne sizden önce kitap verilenlerden dininizi eğlenceye alıp oyuncak yerine koyanları ne de kafirleri dost tutmayın! Allah'tan korkun, eğer inananlar iseniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve kâfirlerden, dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin. Eğer (gerçekten) iman ediyorsanız, Allah'dan gereğince korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Gültekin Onan = Ey inananlar, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inançlılarsanız Tanrı'dan korkup sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Harun Yıldırım = Ey iman edenler, sizden önce kitap verilenlerden dininizi eğlence ve oyun edinenleri ve kâfirleri veliler edinmeyin. Mü’minler iseniz Allah’tan sakının!

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, sizden evvel kendilerine kitab verilenlerle kâfirlerden dîninizi bir eğlence ve bir oyun (yerine) tutanları dostlar (ve üzerinize haakimler) edinmeyin. Allahdan korkun, eğer (Ona) inanmış kimselerseniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! Sizden önce kendilerine kitab verilenlerden, dîninizi alaya ve eğlenceye alanları ve kâfirleri dostlar edinmeyin! O hâlde (gerçek) mü’min kimseler iseniz, Allah’dan sakının!

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 İbni Kesir = Ey iman edenler; sizden önce kendilerine kitab verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'min iseniz; Allah'tan korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Kadri Çelik = -Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kafirleri veli edinmeyin. Müminseniz Allah'tan korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer gerçek müminler iseniz, inancınızı küçümseyen ve onunla eğlenenleri bunlar ister sizden önce vahiy verilenlerden, isterse (bu vahyin) hakikati(ni) inkar edenlerden olsunlar- dost edinmeyin ve Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun:

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = Siz ey iman edenler! Gerek önceki vahyin mensuplarından, gerekse (vahyi) inkar edenlerden dininizi hafife alan ve inancınızla oynayanları müttefik edinmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız Allah'a karşı saygılı olun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân edenler! Sizden evvel kendilerine kitap verilmiş olanlardan dininizi eğlence ve oyuncak ittihaz edenleri ve müşrikleri dostlar ittihaz etmeyiniz. Allah Teâlâ'dan korkunuz, eğer imân etmiş kimseler iseniz.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ömer Öngüt = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mümin iseniz Allah'tan korkun!

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Şaban Piriş = Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kâfirleri dostlar (veliler) edinmeyiniz. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden, dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri veli/yönetici edinmeyin. Eğer müminler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Seyyid Kutub = Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilenlerden ve küfre sapanlardan, dininizi oyun ve eğlence edinenleri dost tutmayın. Eğer inanıyorsanız Allah'tan sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Ne dininizi alay ve eğlence konusu yapan sizden önce kendilerine kitap verilenleri, ne de diğer kâfirleri dost (ve üzerinize yönetici) edinmeyin. Mümin iseniz, Allah’ın bu buyruklarına karşı gelmekten sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Süleyman Ateş = Ey inananlar, sizden önce Kitap verilmiş olanlardan ve kâfirlerden dininizi eğlence ve oyun yerine koyanları dost tutmayın; inanıyorsanız Allah'tan korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kâfirleri dostlar (veliler) edinmeyiniz. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Ümit Şimşek = Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan sizin dininizi oyun ve eğlence edinenler ile kâfirleri kendinize veli tutmayın. Eğer mü'min iseniz Allah'tan korkun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilenlerden ve küfre sapanlardan, dininizi oyun ve eğlence edinenleri dost tutmayın. Eğer inanıyorsanız Allah'tan sakının.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayi dileyenler)! Sizden önce kendilerine Kitap verilmiş olanlardan, dîninizi alay ve oyun (konusu) edinenleri ve de kâfirleri velîler (dostlar) edinmeyin. Ve eğer mü’minlerseniz, Allah’a karşı takva sahibi olun.

ellezîne ettehazû

  Mâide / 57 -

 İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve gerçekleri kabul etmeyen inkarcılardan dininizi eğlenceye alan ve onu bir oyun haline getirenlerle yakınlık kurmayın (veli edinmeyin). Eğer inanıyorsanız Allah dan sakının.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Diyanet İşleri = Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zarar vermek, kâfirlikte bulunmak, inananların aralarını açmak, daha önce Allah'la ve Peygamberiyle savaşanın gelmesini gözlemek için mescit kuranlara gelince: Biz ancak iyilik istemekteyiz diye yemin edecekler ve Allah'sa tanıklık etmektedir ki onlar yalancıdır.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Abdullah Parlıyan = Birtakım zararlı eylemlerde bulunmak, insanları İslâm'dan çevirmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah ve O'nun elçisine karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme yeri sağlamak için, ayrı bir mescid kuran münafıklar da var. Bunlar size, muhakkak şöyle yemin edecekler: “Biz bu mabedi yapmakla, ancak iyilik arzu ettik.” Oysa Allah onların yalancı olduklarına bizzat şahittir.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Adem Uğur = (Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka birşey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ahmed Hulusi = Bir de iman edenlere zarar vermek, küfür, iman edenler arasında ayrılık çıkarmak ve daha önce Allâh'a ve Rasûlüne savaş açmış kimseyi gözetmek için mescit açmış olanlar var. . . "İyilikten başka bir amacımız yoktu" diye yemin ederler. . . Allâh şahitlik eder ki, onlar kesinlikle yalancılardır.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ahmet Tekin = Münafıklar arasında, müslümanlara zarar vermek, insanları küfür batağına düşürmek, mü’minler arasına tefrika sokmak, ilk günden itibaren Allah ve Rasûlüne, Kurân’a ve sünnete, müslümanlığa ve müslüman nesillere savaş açmış olan adına, bölgeyi gözetleyerek bilgi toplamak üzere, mescidi üs haline getirenler:'İyilikten başka bir maksadımız yoktu' diyerek yeminler ediyorlar. Allah onların kesinkes yalancı olduklarına şâhitlik eder.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ahmet Varol = Bir de zarar vermek, küfrü pekiştirmek, mü'minlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah'a ve Peygamberine karşı savaşmış olanın gözcülüğünü yapmak için mescid edinenler var. Bunlar: 'Biz iyilikten başka bir amaç gütmedik' diyecekler. Allah onların yalancı olduklarına şahitlik etmektedir.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ali Bulaç = Zarar vermek, inkârı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ali Fikri Yavuz = O kimseler ki, müminlerin arasını ayırmak için, küfürlerini kuvvetlendirmek için, zarar yapmak için ve daha önce Allah’a ve Rasûlüne karşı harb eden kimseye (öteden beri peygambere düşmanlık eden ve sonrada Şam’a kaçan ve münafıklar tarafından tekrar kendilerine yardımcı olmak üzere geri gelmesi beklenen rahip Ebu Amir’a) yatak hazırlayıp onu beklemek için bir MESCİD edindiler: “- İyilikten başka bir şey murad etmedik”, diye yemin de edecekler. Fakat Allah şâhid ki, bunlar, gerçekten yalancıdırlar. (Fenalık için kurulan bu mescid, Peygamberin emriyle yıktırılıp arsası çöplük yapıldı.)

ve ellezîne ettehazû

  Tevbe / 107 -

 Ali Ünal = Münafıklardan bir grup, İslâm’a ve Müslümanlara zarar vermek, küfre destek olmak, mü’minlerin arasına tefrika sokmak ve daha önce Allah’a ve Rasûlü’ne karşı harp ilan etmiş bulunan adamın gelip kendilerine katılmasını beklemek maksadıyla, (aslında bir üs olarak kullandıkları) bir mescit yaptılar. Fakat onlar hiç şüpheniz olmasın, “Bu mescidi yapmaktaki maksadımız, iyilikten başka bir şey değildir.” diye yemin de ederler. Ama Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.