Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ellezî kefere
Diyanet İşleri = Âyetlerimizi inkâr edip “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?
ellezî kefere
Abdulbaki Gölpınarlı = Gördün mü delillerimizi inkâr edeni ve elbette bana mal da verilecek, evlât da diyeni?
ellezî kefere
Abdullah Parlıyan = (Resûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve «Muhakkak surette bana mal ve evlât verilecek» diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Adem Uğur = (Resûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlât verilecek" diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Ahmed Hulusi = O işaretlerimizi inkâr eden ve: "Kesinlikle bana mal ve çocuk verilir" diyen kimseyi gördün mü?
ellezî kefere
Ahmet Tekin = Âyetlerimizi inkâr edip, küfre saplanan ve:'Kesinlikle bana mal ve oğullar verilecek.' diyeni görüyor musun?
ellezî kefere
Ahmet Varol = Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: 'Bana elbette mal ve çocuklar verilecek' diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Ali Bulaç = Ayetlerimizi inkar edip, bana: "Elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Ali Fikri Yavuz = Şimdi şu âyetlerimizi inkâr eden ve “Elbette bana mal ve evlâd verilecektir,” diyen adamı (As İbni Vail’i) gördün mü? (Ashabdan Habbab’ın (r.a.), kâfirlerden As İbni Vail’de alacağı vardı. Bu alacağını istemeğe gittiği zaman, As: “- Peygambere küfretmedikçe sana ödemem.” dedi. Habbab (r.a.) da “Ebediyyen ben ona küfretmem.” dedi. Bunun üzerine As: “- O halde, dirildiğim zaman, kıyamette bana gelirsin, orada benim malım ve evlâdım olacak, sana veririm.” söyledi. İşte geçen âyeti kerime, bu hâdise üzerine nâzil olmuştur.)
ellezî kefere
Ali Ünal = Bakmaz mısın şu âyetlerimizi inkâr eden ve “Siz ne derseniz deyin, (işte ben yolumda gidecek ve ceza, azap hiçbir şey görmeyeceğim; üstelik) bana mal da verilecek, evlât da verilecek!” diyen kişiye?
ellezî kefere
Bayraktar Bayraklı = Âyetlerimizi inkâr eden ve “Muhakkak sûrette bana mal ve evlat verilecek” diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Bekir Sadak = Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve cocuk verilecektir» diyeni gordun mu?
ellezî kefere
Celal Yıldırım = Âyetlerimizi inkâr edip, «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mü ?
ellezî kefere
Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: “Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek” diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Diyanet İşleri (eski) = Ayetlerimizi inkar eden ve 'bana elbette mal ve çocuk verilecektir' diyeni gördün mu?
ellezî kefere
Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve «Muhakkak surette bana mal ve evlât verilecek» diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Edip Yüksel = Ayetlerimizi reddeden ve, 'Bana mal ve çocuk verilecek!,' diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Elmalılı Hamdi Yazır = Şimdi şu küfredip de bana muhakkak mal ve veled verilecek diyen herifi gördün mü?
ellezî kefere
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi şu küfredip de: «Bana muhakkak mal ve evlat verilecektir.» diyen herifi gördün mü?
ellezî kefere
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şimdi âyetlerimizi inkâr eden ve «Elbette bana mal ve evlat verilecektir.» diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Gültekin Onan = Ayetlerimize küfredip "bana elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Harun Yıldırım = Âyetlerimizi inkâr eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlât verilecek" diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Hasan Basri Çantay = (Şu) âyetlerimizi (inkâr ile) kâfir olan ve «Bana elbette mal ve evlâd verilecekdir» diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve: 'Elbette bana mal ve evlâd verilecektir' diyen kimseyi gördün mü?
ellezî kefere
İbni Kesir = Ayetlerimizi inkar eden; bana elbette mal ve çocuk verilecektir, diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Kadri Çelik = Ayetlerimizi inkâr edip, “Elbette bana mal ve çocuklar verilecektir” diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Muhammed Esed = Mesajlarımızı inkara şartlanmış olan ve "Şüphesiz, bana mal mülk ve evlat verilecektir" diyen kimseyi hiç düşündün mü?"
ellezî kefere
Mustafa İslamoğlu = Küfre saplanmış olan, üstelik "Servet ve evlat elbette bana verilecekti!" diyen kimseye baksana bir.
ellezî kefere
Ömer Nasuhi Bilmen = Gördün mü o kimseyi ki, Bizim âyetlerimizi inkâr etti ve dedi ki: «Elbette bana mal ve veled verilecektir.»
ellezî kefere
Ömer Öngüt = Resulüm! Âyetlerimizi inkâr eden ve: “Bana elbette mal ve evlat verilecektir. ” diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Şaban Piriş = Ayetlerimizi kabul etmeyenleri gördün mü? -Bana mal ve çocuk verilecek, diyor.
ellezî kefere
Sadık Türkmen = Ayetlerimizi inkâr eden şu kimseyi gördün mü? Dedi ki: “Elbette bana mal ve çocuk verilecektir.”
ellezî kefere
Seyyid Kutub = Ey Muhammed, şu ayetlerimizi inkâr eden ve «Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek» diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Suat Yıldırım = Baksana şu âyetlerimizi inkâr edip: "Mutlaka malım mülküm de olacak, çoluk çocuğum da olacak!" diyen adamın haline!
ellezî kefere
Süleyman Ateş = Âyetlerimizi inkâr edip: "Bana mal ve evlâd verilecek" diyen adamı gördün mü?
ellezî kefere
Tefhim-ul Kuran = Ayetlerimizi inkâr edip, bana: «Elbette mal ve çocuklar verilecektir» diyeni gördün mü?
ellezî kefere
Ümit Şimşek = Gördün mü âyetlerimizi inkâr edip de 'Bana servet ve evlât verilecek' diyeni?
ellezî kefere
Yaşar Nuri Öztürk = Ayetlerimizi inkâr edip, "Bana mal da evlat da kesinlikle verilecek." diyeni gördün mü?
ellezî kefere
İskender Ali Mihr = Öyleyse (hâlâ) âyetlerimizi inkâr ederek: “Bana mutlaka mal ve evlât verilecektir.” diyeni gördün mü?
ellezî kefere
İlyas Yorulmaz = “Elbette ki bana mal ve evlat verilecek” diyerek, ayetlerimizi inkar edeni gördün mü?