Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi el yevmi el âhiri
Diyanet İşleri = Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, Allah'a ve âhiret gününe inanmadıkları halde mallarını, ancak insanlara gösteriş olmak üzere sarfederler. Şeytan kime arkadaş olursa o, arkadaşların en kötüsüne düşmüştür.
bi el yevmi el âhiri
Abdullah Parlıyan = Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde, mallarından başkalarına sadece insanlar görüp, takdir etsinler diye harcayanları Allah sevmez. Yakın dostu şeytan olan kişi, ne kötü dost sahibidir.
bi el yevmi el âhiri
Adem Uğur = Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenler de (ahirette azaba dûçâr olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!
bi el yevmi el âhiri
Ahmed Hulusi = Hakikatlerini de Esmâ'sıyla vareden Allâh'a ve gelecekte yaşayacakları sürece iman etmedikleri hâlde, mallarını, insanlara gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan kimin yakını olursa, o ne kötü arkadaş sahibidir.
bi el yevmi el âhiri
Ahmet Tekin = Bunlar, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman etmedikleri halde, insanlara gösteriş yapmak için mallarını harcayanlardır. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, kimin arkadaşı olursa, bilsin ki o ne kötü bir arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Ahmet Varol = Onlar ki, mallarını insanlara gösteriş olsun diye harcarlar; Allah'a ve ahiret gününe iman etmezler! Şeytan kimin arkadaşı olursa onun çok kötü bir arkadaşı var demektir.
bi el yevmi el âhiri
Ali Bulaç = Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.
bi el yevmi el âhiri
Ali Fikri Yavuz = Allah’a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş için harcayanları da Allah semez. Kim de, kendine (dünyada) şeytan arkadaş olursa, artık (ahirette) ne fena bir arkadaştır!...
bi el yevmi el âhiri
Ali Ünal = Mallarını insanlara gösteriş olsun diye harcayıp Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanmayanları (da Allah sevmez ve onlar için de alçaltıcı bir azap hazırladık). (Böylelerinin yakını, yoldaşı şeytandır ve) şeytan kime yakın ve yoldaş olmuşsa, açık ki o, ne kötü bir yakın ve yoldaştır!
bi el yevmi el âhiri
Bayraktar Bayraklı = Allah'a ve âhiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için infak edenler de, âhirette azaba dûçar olurlar. Şeytan, bir kimseye arkadaş olursa ne kötü bir arkadaştır o!
bi el yevmi el âhiri
Bekir Sadak = Mallarini insanlara gosteris icin sarfedip, Allah'a ve ahiret gunune inanmayanlari da allah sevmez. seytanin arkadas oldugu kimsenin ne fena arkadasi vardir!
bi el yevmi el âhiri
Celal Yıldırım = Hem onlar ki mallarını, insanlara gösteriş olsun diye. harcarlar da Allah'a ve Âhiret gününe inanmazlar, (onların arkadaşı Şeytan'dır). Artık Şeytan kime dost ve arkadaş olursa, arkadaş olarak o ne kötüdür!
bi el yevmi el âhiri
Cemal Külünkoğlu = Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Kime şeytan arkadaş olursa, artık onun ne kötü bir arkadaşı vardır.
bi el yevmi el âhiri
Diyanet İşleri (eski) = Mallarını insanlara gösteriş için sarfedip, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez. Şeytanın arkadaş olduğu kimsenin ne fena arkadaşı vardır!
bi el yevmi el âhiri
Diyanet Vakfi = Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenler de (ahirette azaba dûçâr olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!
bi el yevmi el âhiri
Edip Yüksel = Bunlar, mallarını gösteriş için halka verir. ALLAH'a ve ahiret gününe inanmazlar. Kimin arkadaşı şeytan olmuşsa çok kötü bir arkadaşa sahip olmuştur
bi el yevmi el âhiri
Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki Allaha ve Âhıret gününe inanmazlar da mallarını nasa gösteriş için sarfederler, her kim de kendine şeytan arkadaş olursa artık o ne fena arkadaştır
bi el yevmi el âhiri
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için sarfederler. Kime de şeytan arkadaş olursa, artık o ne kötü arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır!
bi el yevmi el âhiri
Gültekin Onan = Ve onlar mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Tanrı'ya ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.
bi el yevmi el âhiri
Harun Yıldırım = Onlar mallarını insanlara gösteriş için infak ederler ve Allah’a da ahiret gününe de iman etmezler. Şeytanın kendisine arkadaş olduğu kimse ne kötü arkadaştır!..
bi el yevmi el âhiri
Hasan Basri Çantay = Allaha ve âhiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için sarfedenler (i de Allah sevmez). Şeytan kime arkadaş olursa, o, ne kötü bir arkadaşdır!..
bi el yevmi el âhiri
Hayrat Neşriyat = (Allah’ın kendilerini sevmediği) yine o kimseler(dir) ki, ne Allah’a ne de âhiret gününe inanmadıkları hâlde, mallarını insanlara gösteriş için harcarlar. Böylece şeytan kime arkadaş olursa, artık (o) ne kötü arkadaştır!
bi el yevmi el âhiri
İbni Kesir = Mallarını, insanlara gösteriş için sarfeden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez. Şeytan kime arkadaş olursa; o, ne kötü bir arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Kadri Çelik = (Kibirlenip böbürlenenler) Mallarını insanlara gösteriş için infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe inanmazlar. Arkadaşı şeytan olan kimse, pek de kötü bir arkadaş edinmiştir!
bi el yevmi el âhiri
Muhammed Esed = Allaha ve Ahiret Gününe inanmadıkları halde mallarından başkalarına (sırf) insanlar görüp takdir etsinler diye harcayanlar(ı Allah sevmez); yakın dostu şeytan olan kişi, ne kötü dost sahibidir!
bi el yevmi el âhiri
Mustafa İslamoğlu = Yine Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını sırf gösteriş olsun için harcayanları da (sevmez). Can yoldaşı şeytan olan kimse ne kötü dosta sahiptir!
bi el yevmi el âhiri
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, mallarını nâsa gösteriş için sarfederler ve Allah Teâlâ'ya ve ahiret gününe imân etmezler. (Allah Teâlâ onları da sevmez). Ve her kime ki şeytan arkadaş olursa artık o ne fena bir arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Ömer Öngüt = Onlar Allah'a ve âhiret gününe inanmadıkları halde, mallarını insanlara gösteriş için sarfederler. Şayet şeytan bir kimseye arkadaş olursa, o ne kötü bir arkadaştır!
bi el yevmi el âhiri
Şaban Piriş = Mallarını insanlara gösteriş için harcayanlara, Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlara (gelince) şeytan, o kimseye arkadaş olur. Ne kötü arkadaştır o!
bi el yevmi el âhiri
Sadık Türkmen = Bunlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa o ne kötü arkadaştır.
bi el yevmi el âhiri
Seyyid Kutub = Yine bunlar başkalarına gösteriş olsun diye mal verirler, Allah'a ve ahiret gününe inanmazlar. Yoldaşı şeytan olanın ne kötü yoldaşı vardır!
bi el yevmi el âhiri
Suat Yıldırım = Mallarını halka gösteriş için harcayıp Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyen kimseleri de Allah elbette sevmez. Şeytan kimin arkadaşı olursa, artık o arkadaşların en kötüsüne düşmüş demektir.
bi el yevmi el âhiri
Süleyman Ateş = Bunlar mallarını insanlara gösteriş için verirler, Allah'a, ve âhiret gününe inanmazlar. Kimin arkadaşı şeytân ise, o(nun) ne kötü bir arkadaş(ı var)dır!
bi el yevmi el âhiri
Tefhim-ul Kuran = Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.
bi el yevmi el âhiri
Ümit Şimşek = Allah'a ve âhiret gününe inanmadığı halde mallarını halka gösteriş olsun diye harcayanları Allah sevmez. Şeytan birisine arkadaş olmayagörsün; artık o ne kötü bir arkadaştır!
bi el yevmi el âhiri
Yaşar Nuri Öztürk = Bunlar, Allah'a ve âhiret gününe inanmazlar da halka gösteriş olsun diye mallarını dağıtırlar. Arkadaşı şeytan olan için ne kötü arkadaştır o.
bi el yevmi el âhiri
İskender Ali Mihr = Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş için infâk ederler, Allah’a ve ahiret gününe (insan ruhunun hayatta iken Allah’a ulaştığı sonraki güne) inanmazlar. Ve kim şeytanı kendisine yakın arkadaş edinirse, işte bu kötü bir arkadaşlıktır.
bi el yevmi el âhiri
İlyas Yorulmaz = İnsanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde, göstermelik olarak mallarını harcayanlar var. Şeytanın arkadaşlık kurmak amacıyla yakınlaştığı kimse için, o (şeytan) ne kadar kötü arkadaştır.
ve el yevmi el âhiri
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, Allah'a, peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip olanlara itaat edin. Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilâfa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere mürâcaat edin; bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasulüne itaat edin ve sizden olup kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da itaat edin; ve herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve peygambere götürün, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız. Bu sizin için en hayırlısıdır ve sonuç olarak ta en iyisidir.
ve el yevmi el âhiri
Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Allâh'a itaat edin, Rasûle itaat edin ve sizden Ulül Emr'e de (Hakikat ve Sünnetullah bilgisine sahip olarak hüküm verme yetisine sahip olana). . . Bir şey hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde -şayet Allâh'a ve gelecekte yaşanacak sonsuz sürece iman ediyorsanız- onu Allâh'a ve Rasûlüne döndürün. . . Bu hem daha hayırlı ve hem de tevil olarak (işin aslına, uygunluğuna ulaşma bakımından) daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. İlâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur Allah’ın tek yetkili Rasûlüne, onun sünnetine, sizden olan ülülemre, İslâmî düzeni yürüten yetkililere, uzmanlara itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman ediyorsanız eğer, Allah’a, kitabına ve Rasûlüne, sünnetine başvurun. Bu daha hayırlı ve doğuracağı sonuçlar bakımından daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, peygambere ve sizden olan yöneticilere itaat edin. Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız onu Allah'a ve Peygamber'e götürün. Bu daha hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ali Bulaç = Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah'a ve elçisine döndürün. Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin. Sonra bir şey hakkında çekiştiniz mi, hemen onu Allah’a ve Rasûlüne arz ediniz; eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız... Bu müracaat, hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
ve el yevmi el âhiri
Ali Ünal = Ey iman edenler! (Bütün emir ve yasaklarında) Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin ve sizden olan, (sizin gibi inanan) bütün idarecilere de (Allah’a ve Rasûlü’ne itaat çerçevesinde itaat edin). Eğer Allah’a ve Âhiret Günü’ne gerçekten iman etmişseniz, hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir meseleyi Allah’a ve Rasûl’e arz edin. Böyle yapmanız, hem (hakkınızda) hayırlıdır, hem de netice itibariyle çok daha güzeldir.