Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el insâne

  Hac / 66 -

 Diyanet İşleri = O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir mâbuttur ki sizi diriltti, sonra öldürür, sonra gene diriltir, fakat şüphe yok ki insan, pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Nitekim size hayat veren, sonra sizi öldüren ve en sonunda sizi yeniden diriltecek olan da O'dur. Bunca gerçeklere rağmen, insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Adem Uğur = O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ"dur ki sizi (şuurla) diriltti. . . Sonra sizi ("ben"liğinizden) öldürür, sonra sizi (hakiki ölümsüz hayat ile) diriltir. . . Muhakkak ki insan sınırlı değerlendirme özelliğine sahiptir.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ahmet Tekin = O, size hayat veren, sizi yaşatan, sonra eceller gelince ölümü gerçekleştiren, daha sonra yeniden hayat verendir. İnsan pek nankördür, çok inkârcıdır.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ahmet Varol = Sizi dirilten, sonra öldürecek, sonra yeniden diriltecek olan O'dur. Doğrusu insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ali Bulaç = Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Önce sizi dirilten, sonra öldürecek olan, sonra da (kabirden) diriltecek olan yine O’dur. Doğrusu insan (Allah’ın sayısız nimetlerine karşı) çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ali Ünal = O Allah ki, (vücudunuzu oluşturacak bütün o cansız zerreler havada, suda ve toprakta dağılmış halde iken) sizi hayata mazhar kıldı. Zamanı gelince size ölümü verecek ve sonra da sizi diriltecektir. Ama insan, gerçekten çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Bayraktar Bayraklı = Size hayat veren, sonra öldüren, sonra yine diriltecek olan Allah'tır. Gerçekten insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Bekir Sadak = Sizi dirilten, sonra oldurecek sonra yine diriltecek olan O'dur. insan gercekten pek nankordur.

el insâne

  Hac / 66 -

 Celal Yıldırım = O'dur ki sizi dirilten; sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek de O'dur. Doğrusu insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Cemal Külünkoğlu = Sizi yaratan, sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O'dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Diyanet Vakfi = O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Edip Yüksel = O'dur size can veren, sonra sizi öldüren ve sonra sizi dirilten... İnsan elbette pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Size hayatı veren de odur, sonra sizi öldürür, sonra sizi yine diriltir, hakıkat insan çok nankördür

el insâne

  Hac / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Size hayat veren O'dur sonra sizi öldürür sonra sizi yine diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Size (ilk defa) hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da yeniden diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Gültekin Onan = Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan (pek) kafirdir.

el insâne

  Hac / 66 -

 Harun Yıldırım = O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Hasan Basri Çantay = O, (önce) size hayaat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da sizi yine diriltecek olandır. Hakıykat, (şu) insan çok nankördür!

el insâne

  Hac / 66 -

 Hayrat Neşriyat = Hem O’dur ki size hayat verdi; sonra sizi vefât ettirecek; sonra sizi tekrar diriltecek! Doğrusu insan gerçekten çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 İbni Kesir = O'dur; sizi dirilten, sonra öldürecek, sonra yine diriltecek olan. Gerçekten insan; çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Kadri Çelik = Sizi diri tutacak, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Muhammed Esed = Nitekim, size hayat veren, sonra sizi öldüren ve en sonunda sizi yeniden hayata döndürecek olan O'dur; (bütün bu gerçeklere rağmen, yine de) insan, gerçekten, çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Mustafa İslamoğlu = Zira size hayat bahşeden, sonra size ölümü tattıracak olan, ardından sizi diriltecek olan yine O'dur. Şu bir gerçek ki insanoğlu, (bütün bunlara rağmen) nankörlükte ısrarcıdır.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve O, o zâttır ki, sizi diriltmiştir, sonra sizi öldürecektir, sonra sizi diriltecektir. Şüphe yok ki, insan elbette çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ömer Öngüt = O Allah ki, sizi diriltti. Sonra sizi öldürür ve sonra yine diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Şaban Piriş = O’dur size hayat veren sonra sizi öldürecek, sonra da yeniden diriltecek olan. Fakat insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Sadık Türkmen = O size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankörlük ediyor.

el insâne

  Hac / 66 -

 Seyyid Kutub = Sizi yaratan, sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O'dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Suat Yıldırım = Size hayatı veren de O’dur. Sizi müteakiben öldürecek ve tekrar diriltecek olan da O’dur. Gerçekten insan pek nankördür!

el insâne

  Hac / 66 -

 Süleyman Ateş = O'dur ki sizi diriltti, sonra sizi öldürür, sonra yine sizi diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Tefhim-ul Kuran = Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Ümit Şimşek = Size hayat veren, sonra öldüren, sonra tekrar dirilten de Odur. İnsan ise, doğrusu, pek nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Size hayat veren O'dur. Sonra sizi öldürüyor; sonra diriltecektir sizi. Gerçek olan şu ki, insan tam bir nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 İskender Ali Mihr = Ve size hayat veren, sonra sizi öldürecek olan, sonra da sizi diriltecek olan, O’dur. Muhakkak ki insan, gerçekten nankördür.

el insâne

  Hac / 66 -

 İlyas Yorulmaz = Size hayat veren yalnızca O dur. Sonra sizi öldürecek, sonra size tekrar hayat verip diriltecek. Şu bir gerçek ki insan nankördür (inkârcıdır).

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz insanı, balçık mayasından yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Abdullah Parlıyan = Şimdi gerçek şu ki, biz insanı çamurdan süzülüp çıkarılmış bir özden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Adem Uğur = Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki insanı tıyn'den (balçıktan; su + mineral terkibinden) meydana gelen bir sülaleden (sperm - genetik yapıdan) yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz insanı, organlarının özelliklerini taşıyan çamurdan süzülüp çıkarılmış, bir özden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmet Varol = Andolsun biz insanı bir çamur süzmesinden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz insanı (Âdem’i) muhakkak ki çamurun özünden yarattık.

el insâne

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Ünal = Gerçek şu ki, Biz insanı (başlangıçta) süzme bir çamurdan (ve müteakiben her bir insanı da, yağmurlarla ekime hazır hale gelmiş toprakta bulunan ve onda yetişip, gıda olarak babaların ve annelerin vücuduna giren madenî, nebatî ve hayvanî unsurlardan) yarattık.