Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el fitnete
Diyanet İşleri = Eğer Medine’nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
Abdulbaki Gölpınarlı = Eğer şehrin etrafından girilip onların üstlerine varılsaydı da şirk koşmaları istenseydi hemen işe girişirler ve şehirde pek az bir müddet kalırlardı.
el fitnete
Abdullah Parlıyan = Eğer şehirleri dörtbir taraftan kuşatılıp, saldırıya uğrasalardı ve düşman tarafından fitne çıkarmaları istenseydi, münafıklar hiç tereddüt etmeden, bunu bir an bile geciktirmeden, hemen yaparlardı.
el fitnete
Adem Uğur = Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve evlerinde pek eğlenmezlerdi.
el fitnete
Ahmed Hulusi = Eğer onun (şehrin) çevresinden evlerine zorla girilmiş olsaydı, sonra da onlardan dinlerinden dönmeleri istenseydi, onu mutlaka uygularlardı (münafıklar - ikiyüzlüler). . .
el fitnete
Ahmet Tekin = Medine’nin her tarafından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman İslâm’dan dönmeleri, müslümanlarla savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar, evlerinde pek eğlenmezlerdi.
el fitnete
Ahmet Varol = Eğer (Medine'nin) etrafından üzerlerine girilmiş olsaydı da sonra kendilerinden karışıklık (çıkarmaları) istenseydi buna mutlaka girişir, bunu yapmakta pek fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
Ali Bulaç = Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.
el fitnete
Ali Fikri Yavuz = Eğer (Medine’nin) her tarafından evlerine (düşman saldırısı ile) girilse de, sonra kendilerinden küfre dönüş istenilse, hemen onu yapacaklardı ve bunda pek az duraklayacaklardı.
el fitnete
Ali Ünal = Demek oluyor ki, evlerine gerçekten şehrin her tarafından saldırılsaydı ve kendilerinden İslâm’dan dönmeleri istenseydi, azıcık bir tereddütten sonra bunu da yapacaklardı.
el fitnete
Bayraktar Bayraklı = Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve fazla beklemezlerdi.
el fitnete
Bekir Sadak = Eger Medine'nin etrafindan uzerlerine varilmis olsa, sonra da kendilerinden fitne cikarmalari istense hemen buna girisip derhal yapmaktan geri kalmazlardi.
el fitnete
Celal Yıldırım = Eğer üzerinize (şehrin) etrafından girilse ve sonra da fitne çıkarmaları istense, vakit kaybetmeden onu hemen yapar ve yurtlarında pek az bir süre eyleşirlerdi.
el fitnete
Cemal Külünkoğlu = Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine saldırılsa, sonra da kendilerinden dinlerinden dönmeleri istense, çok azı hariç hemen dinlerinden dönerlerdi.
el fitnete
Diyanet İşleri (eski) = Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine varılmış olsa, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istense hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.
el fitnete
Diyanet Vakfi = Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve evlerinde pek eğlenmezlerdi.
el fitnete
Edip Yüksel = Orası işgal edilse ve düşmana katılmaları istenseydi pek tereddüt etmeden onlara katılırlardı.
el fitnete
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra kendilerinden fitne istenilse derhal onu yapacaklardı, onunla da pek az duracaklardı
el fitnete
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra kendilerinden fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Onunla da pek az duracaklardı.
el fitnete
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.
el fitnete
Gültekin Onan = Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.
el fitnete
Harun Yıldırım = Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve evlerinde pek eğlenmezlerdi.
el fitnete
Hasan Basri Çantay = Eğer (Medînenin) etrafından üzerlerine girilmiş olub da sonra kendilerinden fitne (çıkarmaları) istenseydi muhakkak ki bunu hemen yaparlar, bundan pek az (bir zamandan) fazla geri kalmazlardı.
el fitnete
Hayrat Neşriyat = Hem (Medîne’nin) etrâfından üzerlerine girilseydi de sonra kendilerinden (o münâfıklardan) fitne (çıkarmaları, dinden çıkmaları) istenseydi, mutlaka bunu yaparlardı ve bunda fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
İbni Kesir = Şayet onlara onun çevrelerinden varılmış olsaydı da fitne çıkarmaları istenseydi, hemen buna girişirler ve derhal yapmaktan geri durmazlardı.
el fitnete
Kadri Çelik = Eğer onlara (şehrin her) tarafından (düşmanlarca) girilseydi de sonra da kendilerinden fitne (dinden dönmeleri) istenmiş olsaydı, hemen bunu yapar ve bunda pek az (uzak) dururlardı.
el fitnete
Muhammed Esed = Eğer şehirleri saldırıya uğrasaydı ve (düşman tarafından) fitne çıkarmaları istenseydi, (ikiyüzlüler) hiç tereddüt etmeden bunu hemen yaparlardı;
el fitnete
Mustafa İslamoğlu = Eğer şehrin her yanından üzerlerine hücum edilseydi ve onlardan da fitne çıkarmaları istenseydi, onlar bunu bir an bile duraksamadan yaparlardı.
el fitnete
Ömer Nasuhi Bilmen = Eğer onların üzerlerine her taraflarından girilse, sonra da kendilerinden fitne istenilecek olsa idi elbette onu (meydana) getirirlerdi ve bu hususta ancak pek az tevakkuf ederlerdi.
el fitnete
Ömer Öngüt = Eğer Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı, sonra kendilerinden fitne çıkarmaları istenseydi, hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.
el fitnete
Şaban Piriş = Eğer, etraflarından evlerine girilseydi, sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, hemen işe girişirlerdi. Ama evlerinde de çok az bir zaman kalabilirlerdi.
el fitnete
Sadık Türkmen = Eğer medine’nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
Seyyid Kutub = Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine saldırılsaydı, sonra da kendilerinden dinlerinden dönmeleri istense, çok azı hariç hemen dinlerinden dönerlerdi.
el fitnete
Suat Yıldırım = Demek Medine’nin her tarafından hücum edilseydi ve kendilerinden İslâm’dan dönmeleri istenseydi, hiç tereddüt etmeksizin, bunu derhal yapacaklardı!
el fitnete
Süleyman Ateş = Eğer (Medine'nin) her yanından onların üzerine giril(ip saldırıl)saydı da kendilerinden (halka) baskı ve işkence yapmaları istenseydi bunu yaparlardı; bunu yapmakta fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
Tefhim-ul Kuran = Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.
el fitnete
Ümit Şimşek = Eğer her taraftan şehre girilecek ve kendilerinden fitne istenecek olsaydı, pek azı bundan geri dururdu.
el fitnete
Yaşar Nuri Öztürk = Eğer Medine'nin her yanından üzerlerine gelinseydi de onların kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.
el fitnete
İskender Ali Mihr = Ve eğer onların üzerine, onun (şehrin) her tarafından girilseydi ve sonra da fitne (çıkarmaları) istenseydi, mutlaka ona (fitneye, karışıklığa) gelirlerdi (fitne çıkarırlardı). Pek azı hariç, orada kalmazlardı.
el fitnete
İlyas Yorulmaz = Şehrin her tarafından düşman onların üzerine gelip şehri kuşatsa (girse) ve onlardan şehrin içinde kargaşa çıkarmalarını istese, hemen bunu yaparlardı. Ancak o yerde kalmaları da kolay olmazdı.