Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe eyyu el ferîkayni
Diyanet İşleri = “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
fe eyyu el ferîkayni
Abdulbaki Gölpınarlı = Siz, hiçbir delile sahip olmadığınız halde o putları Allah'a eş tanımaktan korkmuyorken ben o eş tanıdıklarınızdan nasıl korkarım ki? Biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisine, daha fazla inanılır, hangi taraf, daha ziyade emniyete hak kazanmıştır?
fe eyyu el ferîkayni
Abdullah Parlıyan = Siz Allah'ın hakkında, hiçbir hüküm göndermediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden, nasıl korkarım? Şimdi biliyorsanız söyleyin bakalım, iki guruptan hangisi yani Allah'ı bir olarak kabul edenler mi, yoksa putlara ilahlık yakıştıranlar mı güvende olmaya daha layıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Adem Uğur = "Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?"
fe eyyu el ferîkayni
Ahmed Hulusi = "Hem, size (tanrısallıklarına dair) hiçbir delil inzâl etmediği şeyleri, Allâh'a ortak koşarken hiç korkmadığınız hâlde; ben sizin ortak koştuğunuz aslı olmayan tanrılarınızdan nasıl korkarım?". . . Eğer biliyorsanız (söyleyin), iki anlayışın hangisi güvenilmeyi daha hak etmiştir?
fe eyyu el ferîkayni
Ahmet Tekin = 'Haklarında size hiçbir ferman, hiçbir yetki indirmediği şeyleri, siz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? Eğer biliyorsanız, söyleyin: Bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha lâyıktır?' dedi.
fe eyyu el ferîkayni
Ahmet Varol = 'Allah'ın size haklarında herhangi bir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmanızdan dolayı korkmuyorsunuz da ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?' Şu halde bu iki gruptan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.
fe eyyu el ferîkayni
Ali Bulaç = "Hem siz, Onun haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz."
fe eyyu el ferîkayni
Ali Fikri Yavuz = Hem Allah’ın, size, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri (putları) siz kendisine eş tanıdığınızdan korkmazken, ben, o eş tanıdığınız putlardan nasıl korkarım? Şu halde korkudan emin olmağa hangi taraf daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız.
fe eyyu el ferîkayni
Ali Ünal = “Allah, elinize hiçbir delil vermemiş, hiçbir yetki tanımamışken siz O’na şirk koşmuş olmaktan dolayı korkmuyorsunuz da, ben sizin Allah’a ortak tanıdığınız o şeylerden niye korkacakmışım? Şimdi düşünün: bu iki taraftan, (sizle benden) hangimiz korkudan emin olmakta haklıdır? Eğer ilimle herhangi bir münasebetiniz varsa, haydi cevap verin!
fe eyyu el ferîkayni
Bayraktar Bayraklı = “Hem siz, tanrı oldukları hakkında Allah'ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri, O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben nasıl sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkarım? Şimdi biliyorsanız söyleyiniz, iki topluluktan hangisi, tek Allah'a inananlar mı, yoksa Allah'a ortak koşanlar mı güvende olmaya daha lâyıktır?”
fe eyyu el ferîkayni
Bekir Sadak = «Allah'a kostugunuz ortaklardan nasil korkarim? Oysa siz, Allah'in hakkinda size bir delil indirmedigi bir seyi O'na ortak kosmaktan korkmuyorsunuz. Iki taraftan hangisine guvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.»
fe eyyu el ferîkayni
Celal Yıldırım = Ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım ki, üzerinize hakkında hiçbir kanıt ve belge indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz ! O halde eğer biliyorsanız (söyleyin), iki taraftan hangisi güvenilmeğe daha haklıdır ?
fe eyyu el ferîkayni
Cemal Külünkoğlu = “Hem siz; Allah'ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz şeylerden ben nasıl korkarım?” Şimdi eğer biliyorsanız, bu iki zümreden hangisi emin olmaya daha layıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Diyanet İşleri (eski) = 'Allah'a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah'ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.'
fe eyyu el ferîkayni
Diyanet Vakfi = Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Edip Yüksel = 'ALLAH'ın kendileri hakkında size hiç bir delil vermediklerini O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım? Hangi taraf güvenliği daha çok hakketmektedir? Bir bilseniz!'
fe eyyu el ferîkayni
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem nasıl olur da ben sizin şirk koştuklarınızdan korkarım; baksanız a siz Allahın hiç bir bürhan indirmediği şeyleri ona şerik koşmaktan korkmuyorsunuz? Şu halde korkudan emîn olmağa iki taraftan hangisi ehakk? Eğer bilecekseniz
fe eyyu el ferîkayni
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem nasıl olur da ben Allah'a koştuğunuz ortaklardan korkarım; baksanıza siz, Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken! Şu halde korkudan emin olmaya iki taraftan hangisi daha layık? Eğer biliyorsanız söyleyin.
fe eyyu el ferîkayni
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?» Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Gültekin Onan = "Hem siz, O'nun haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Tanrı'ya ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' (emen) iki taraftan hangisi daha hak sahibidir. Eğer bilebilirseniz."
fe eyyu el ferîkayni
Harun Yıldırım = “Allah’ın size hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi siz O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım. Şu halde bu iki gruptan hangisi güven duymaya daha layıktır? Eğer bilirseniz...”
fe eyyu el ferîkayni
Hasan Basri Çantay = «Hem Allahın size (haklarında) hiç bir delîl ve bürhan indirmediği şeyleri siz (Ona) eş tanıdığınızdan korkmazken ben eş tutduğunuz o nesnelerden nasıl korkarım? Şimdi biliyorsanız (söyleyin) iki zümreden hangisi (korkudan) emîn olmıya daha lâyıkdır?»
fe eyyu el ferîkayni
Hayrat Neşriyat = Hem, size hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri gerçekten siz Allah’a şirk koşmaktan korkmazken, (ben) şirk koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? Öyle ise iki tarafdan hangisi (korkudan) emîn olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız (haydi söyleyin)!
fe eyyu el ferîkayni
İbni Kesir = Hem siz; Allah'ın size hiçbir delil ve bürhan indirmediği şeyleri O'na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz şeylerden ben nasıl korkarım? Şimdi, bu iki zümreden hangisi emin olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız.
fe eyyu el ferîkayni
Kadri Çelik = “O'nun, size hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a şirk koşmaktan korkmadığınız halde, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Eğer biliyorsanız (söyleyin bakayım), şimdi bu iki zümreden hangisi (azaptan) emin olmaya daha layıktır?”
fe eyyu el ferîkayni
Muhammed Esed = Allahtan başka taptıklarınızdan neden korkayım, Allah size yüce katından hakkında hiçbir şey indirmemişken Ondan başka varlıklara ilahlık yakıştırmaktan korkmuyorsanız? O halde (söyleyin bana,) eğer (cevabını) biliyorsanız: İki taraftan hangisi kendini daha emin hissedebilir?
fe eyyu el ferîkayni
Mustafa İslamoğlu = Hem ben Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden neden korkacakmışım? Üstelik siz, Allah katından geçerli bir deliliniz olmadığı halde Allah'a şirk koşmaktan korkmazken? Şu halde eğer biliyorsanız, iki taraftan hangisi kendini güvende hissetmeye daha layıktır, (söylesenize)?
fe eyyu el ferîkayni
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve nasıl olur da sizin şerik koştuklarınızdan korkarım. Halbuki siz Allah Teâlâ'ya (haklarında sizin üzerinize hiç bir bürhan indirmemiş olduğu şeyleri) şerik koşuyorsunuz da, korkmuyorsunuz! Artık korkudan emin olmaya bu iki tâifeden hangisi daha haklıdır? Eğer siz bilir kimseler iseniz (söyleyin bakalım ).»
fe eyyu el ferîkayni
Ömer Öngüt = Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na şirk koşmaktan korkmazken, ben sizin O'na şirk koştuğunuz putlardan nasıl korkarım? Eğer biliyorsanız (söyleyin)! Emniyette olmaya hangi taraf daha layıktır? (Allah'ı birleyenler mi, yoksa şirk koşan müşrikler mi)?
fe eyyu el ferîkayni
Şaban Piriş = Hem siz, Allah’ın hakkında hiç bir delil indirmediği şeyleri O’na şirk koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? İki taraftan hangisi emin olunmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin!
fe eyyu el ferîkayni
Sadık Türkmen = Ben nasıl olur da ortak koştuğunuz şeylerden korkarım? Siz Allah’a, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koşmaktan korkmuyorken. Öyleyse, bu iki topluluktan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer gerçeği biliyor iseniz!”
fe eyyu el ferîkayni
Seyyid Kutub = Sizler Allah'ın haklarında size hiçbir kanıt indirmemiş olduğu putları O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin O'na koştuğunuz ortaklardan nasıl olur da korkarım? Eğer biliyorsanız, söyleyin bakayım, bu iki gruptan hangisi güvenli olmaya daha lâyıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Suat Yıldırım = "Hem siz, Allah’ın size tanrı oldukları hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak saymaktan korkmuyorsunuz da, nasıl ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkarım?"Şimdi biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi korkudan emin olmakta haklıdır?"
fe eyyu el ferîkayni
Süleyman Ateş = Hem siz, Allâh'ın size, (tanrı oldukları) hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri, O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl sizin (O'na) ortak koştuğunuz şeylerden korkarım? Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki topluluktan hangisi (tek Allah'a inananlar mı, yoksa Allah'a ortak koşanlar mı) güvende olmağa daha lâyıktır?
fe eyyu el ferîkayni
Tefhim-ul Kuran = «Hem size, O'nun kendileri hakkında hiç bir ispatlayıcı delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan siz korkmuyorken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz.»
fe eyyu el ferîkayni
Ümit Şimşek = Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri siz Ona ortak koşmaktan korkmazken, ben mi sizin ortak koştuğunuz şeylerden korkacakmışım? Korkudan emin olmaya bu iki taraftan hangisi lâyıktır? Biliyorsanız söyleyin.
fe eyyu el ferîkayni
Yaşar Nuri Öztürk = "Hem siz, hakkında size hiçbir kanıt indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuğunuz halde korkmuyorsunuz da ben, ortak tuttuğunuz şeylerden nasıl korkarım!" Şimdi, eğer biliyorsanız, iki gruptan hangisi güvende olmaya/güvenilmeye daha layıktır?
fe eyyu el ferîkayni
İskender Ali Mihr = “Ve size hakkında bir delil (sultan) indirilmeyen şeylerle O’na şirk koşmaktan, siz korkmadığınız halde, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden (putlardan) nasıl korkarım. Şâyet biliyorsanız, artık iki gruptan hangisi emniyette olmayı daha çok hakediyor?”
fe eyyu el ferîkayni
İlyas Yorulmaz = “Sonra siz, haklarında Allah’ın hiçbir bağlayıcı delil indirmediği şeyleri O na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım? Şimdi biliyorsanız söyleyin bakalım. Bu iki guruptan (Allah’a şirk koşanla, koşmayan) hangisi Allah’ın yanında güvenli olmaya daha layıktır?”
el ferîkayni
Diyanet İşleri = Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, “İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?” dediler.
el ferîkayni
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara âyetlerimiz, apaçık okununca kâfir olanlar, iki bölükten dediler, hangisinin durağı daha hayırlı, meclisi daha güzel?
el ferîkayni
Abdullah Parlıyan = Kendilerine ayetlerimiz açık bir şekilde okunduğu zaman, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler iman edenlere: “Bu iki insan topluluğundan, konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü, meclis ve topluluk bakımından hangisi daha güzeldir?” deyip duruyorlar.
el ferîkayni
Adem Uğur = Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okunduğu zaman inkâr edenler, iman edenlere: İki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makamı daha iyi, meclis ve topluluğu daha güzeldir? dediler.
el ferîkayni
Ahmed Hulusi = Onlara delillerimiz açık açık okunup bildirildiğinde, hakikat bilgisini inkâr edenler, iman edenlere: "İki fırkanın hangisi makam itibarıyla daha hayırlı ve meclisi daha iyidir?" dedi.
el ferîkayni
Ahmet Tekin = Kendilerine açık seçik âyetlerimiz okunduğu zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre sapanlar, iman edenlere:'İki zümreden hangisinin mevki ve makamı daha hayırlı, danışma meclisleri daha güzeldir?' derler.
el ferîkayni
Ahmet Varol = Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda inkâr edenler iman edenlere derler ki: 'İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?.'
el ferîkayni
Ali Bulaç = Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkâr edenler, iman edenlere derler ki: "İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?"
el ferîkayni
Ali Fikri Yavuz = Âyetlerimiz kendilerine açık olarak tecvid üzere okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki: “- Bu iki zümreden (mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?”
el ferîkayni
Ali Ünal = Gerçeği apaçık gösteren ve her bakımdan anlaşılır âyetlerimiz insanlara okunduğunda o küfredenler, iman edenlere “Şöyle bir bakın,” diyorlar, “siz ve biz, evet hangimiz makam ve mevkî bakımından, sahip bulunduğumuz evler, meskenler açısından daha üstün, topluluk olarak daha muteberiz; hangimizin meclisleri, toplantıları daha şaşaalı?”