Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ashâbu el cahîmi
Diyanet İşleri = İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlarla âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlardır cehennem ehli.
ashâbu el cahîmi
Abdullah Parlıyan = Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere ve yasalarımızı yalanlayanlara gelince, onlar çılgınca yanan ateşin içindedirler.
ashâbu el cahîmi
Adem Uğur = İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Ahmed Hulusi = Hakikat bilgisini inkâr edenlere ve (Esmâ'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem arkadaşlarıdır!
ashâbu el cahîmi
Ahmet Tekin = Hak dini, İslâm’ı inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi Kur’ân’ımızı yalanlayanlar, işte onlar da kaynayan, köpüren cehennem azabına maruz olanlardır.
ashâbu el cahîmi
Ahmet Varol = İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemliktirler.
ashâbu el cahîmi
Ali Bulaç = İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, çılgın ateşin arkadaşlarıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Ali Fikri Yavuz = Küfredip âyetlerimizi yalanlayanlar ise, onlar, hep cehennemliktirler.
ashâbu el cahîmi
Ali Ünal = Buna karşılık, küfredip de, (dış dünyada ve bizzat kendi yaratılış, vücut ve mahiyetlerinde bulunan ve bütün iman esaslarını ispatlayan) delilleri (ve Kitap’taki) âyetlerimizi yalanlayanlar ise, öyleleri o Kızgın, Alevli Ateş’in yârân ve yoldaşlarıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Bayraktar Bayraklı = İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar yakıcı ateşe mahkûmdurlar.
ashâbu el cahîmi
Bekir Sadak = Inkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, iste onlar cehennemliklerdir. *
ashâbu el cahîmi
Celal Yıldırım = Hakk'ı inkâr edip küfre sapanlar ve âyetlerimizi yalanlayanlar (var ya), işte onlar Cehennem ehlidir.
ashâbu el cahîmi
Cemal Külünkoğlu = İnkâr edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Diyanet İşleri (eski) = İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Diyanet Vakfi = İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Edip Yüksel = İnkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkı
ashâbu el cahîmi
Elmalılı Hamdi Yazır = küfredib âyetlerimizi tekzib eyliyenler ise onlar hep eshabı cahımdirler
ashâbu el cahîmi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar hep cehennem ehlidirler.
ashâbu el cahîmi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İnkar edip âyetlerimizi yalanlayanlar da cehennem ehlidir.
ashâbu el cahîmi
Gültekin Onan = Kafirlerler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar çılgın ateşin arkadaşlarıdır.
ashâbu el cahîmi
Harun Yıldırım = Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenler ve bizim ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennem ashabıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Hasan Basri Çantay = O inanmayıb kâfir olanlar (a), Allahın âyetlerini yalan sayanlar (a gelince:) onlar da o çılgın ateşin yaranıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Hayrat Neşriyat = İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar yok mu, işte onlar Cehennem ehlidirler!
ashâbu el cahîmi
İbni Kesir = Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar, cehennem ashabıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Kadri Çelik = Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlar (var ya), işte onlar cehennem yarenleridir.
ashâbu el cahîmi
Muhammed Esed = hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, onlar yakıcı ateşe mahkumdurlar.
ashâbu el cahîmi
Mustafa İslamoğlu = Küfre saplananlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince: onlar, yakıcı ateşe mahkumdurlar.
ashâbu el cahîmi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kâfir olanlar ve Bizim âyetlerimizi inkar edenler ise onlar cehennem ashâbıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Ömer Öngüt = Kâfir olanlar ve âyetlerimizi yalanlayanlar var ya! İşte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Şaban Piriş = Kafir olanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar da cehennem halkıdır.
ashâbu el cahîmi
Sadık Türkmen = Inkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
ashâbu el cahîmi
Seyyid Kutub = Kafirlere, ayetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar temelli cehennemliktir.
ashâbu el cahîmi
Suat Yıldırım = Küfre sapıp âyetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar da alevli cehennemi boylayacaklardır.
ashâbu el cahîmi
Süleyman Ateş = İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar da cehennem halkıdır.
ashâbu el cahîmi
Tefhim-ul Kuran = Küfre sapanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, çılgın ateşin arkadaşlarıdırlar.
ashâbu el cahîmi
Ümit Şimşek = İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise Cehennem ehlidir.
ashâbu el cahîmi
Yaşar Nuri Öztürk = Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlar da cehennemin dostlarıdır.
ashâbu el cahîmi
İskender Ali Mihr = Ve, kâfirler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar, Ashab-ı Cahîmdir (cehennem ehlidir).
ashâbu el cahîmi
İlyas Yorulmaz = Ayetlerimizi kabul etmeyip inkar eden ve yalanlayanlar, böyleleri yakıcı ateşin içine girecek olanlardır.
ashâbu el cahîmi
Diyanet İşleri = Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere.
ashâbu el cahîmi
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphesiz olarak cehennem ehli oldukları kendilerince bilindikten sonra akrabâ bile olsalar Peygamberin ve inananların, müşriklerin yarlıganmalarına duâ etmeleri yakışmaz.
ashâbu el cahîmi
Abdullah Parlıyan = Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıran kimselerin cehennemlik oldukları besbelli olduktan sonra, yakın akrabalar olsa bile, onların bağışlanmalarını dilemek, artık ne peygambere, ne de iman edenlere yakışır.
ashâbu el cahîmi
Adem Uğur = (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
ashâbu el cahîmi
Ahmed Hulusi = Ne En Nebi'ye ne de iman edenlere, akraba dahi olsalar, ateş ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma dilemeleri olur şey değil (zira "Allâh şirki bağışlamaz")! ( Açıklaması şudur: Allah kişinin beyninde öyle bir sistem oluşturmuştur ki; o sisteme göre şirk düşüncesi yani bir dışsal varlığa tapınma hâli yaşayan beyin kendi yapısında bulunan ilahî kuvvetleri harekete geçirme yetisinden mahrum kalır. )
ashâbu el cahîmi
Ahmet Tekin = Kâfir olarak öldükleri için kaynayan köpüren Cehennem azâbına maruz oldukları, kendilerince de açıkça bilinen kimseler, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a şirk koşanlar için akraba dahi olsalar bağışlanmalarını, koruma kalkanına alınmalarını dilemek peygamber için de, iman edenler için de mümkün değildir.
ashâbu el cahîmi
Ahmet Varol = Cehennemlik oldukları belli olduktan sonra, akraba bile olsalar Allah'a ortak koşanlar için mağfiret dilemek Peygambere ve mü'minlere yaraşmaz.
ashâbu el cahîmi
Ali Bulaç = Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
ashâbu el cahîmi
Ali Fikri Yavuz = Müşriklerin cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) müminlere belli olduktan sonra-bunlar akraba bile olsalar- artık onlar için, ne Peygamberin, ne de mümin olanların mağfiret dilemeleri yoktur.
ashâbu el cahîmi
Ali Ünal = Şirk içinde ölüp de o Kızgın Alevli Ateş’in yoldaşları oldukları kendilerine belli olduktan sonra, akraba bile olsalar böyle müşrikler için Allah’tan bağışlanma dilemek, ne Peygamber’in, ne de mü’minlerin yapacağı bir iştir.