Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Diyanet İşleri = Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara müjde var dünyâ yaşayışında da, âhirette de. Allah'ın sözlerinin değişmesine imkân yok. Budur en büyük kurtuluş ve saâdet.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de sonraki hayatta müjdeler var. Allah'ın vaadinde asla değişme yoktur. O verdiği sözü mutlaka yerine getirir. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk da budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Adem Uğur = Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ahmed Hulusi = Dünya hayatında da sonsuz gelecekte de müjde vardır onlara. . . Allâh sözleri için asla değişme söz konusu değildir! İşte bu aziym kurtuluştur!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ahmet Tekin = Dünya hayatında da, âhirette, ebedî yurtta da onlara müjdeler var. Allah’ın sözlerinde, va’dinde, hükümlerinde, kanunlarında bir değişiklik olmaz, onların yerini başka kanunlar dolduramaz. İşte bu büyük bir mutluluktur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ahmet Varol = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde bir değişme olmaz. İşte bu, büyük kurtuluştur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ali Bulaç = Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar için dünya hayatında da (Kur’an’ın ve Peygamberin haberleriyle), ahirette de (cennet’le) müjdeler vardır. Allah’ın kelimelerinde (verdiği sözlerde) asla bir değişme yoktur. İşte bu (cennetle müjdelenme), en büyük kurtuluştur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ali Ünal = Onlar için dünya hayatında da Âhiret’te de (Allah’ın rızası, ebedî saadet ve başarı) müjdesi vardır. Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun asla değiştirme olmaz. İşte budur çok büyük kazanç, çok büyük başarı.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Bayraktar Bayraklı = Dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun tâ kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Bekir Sadak = Dunya hayatinda da, ahirette de mujde onlaradir. Allah'in sozlerinde hicbir degisme yoktur. Bu buyuk basaridir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Celal Yıldırım = Dünya hayatında da, Âhiret'te de müjde onlara ! Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme, değiştirme yoktur ve işte bu büyük bir kurtuluş ve başarıdır.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah'ın kelimelerinde (hükümlerinde, verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer, en büyük kurtuluş!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Diyanet İşleri (eski) = Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük başarıdır.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Diyanet Vakfi = Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Edip Yüksel = Dünya hayatında da ahirette de mutluluk onlarındır. ALLAH'ın kelimeleri (verdiği söz) değişmez. İşte bu, en büyük zaferdir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Müjde onların Dünya hayatta da Âhırette de, Allahın kelimatına tebdil yok o işte fevzi azim o

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlara dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde değişme yoktur; İşte bu büyük kurtuluş!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır. Allah'ın sözlerinde değişiklik yoktur. İşte bu en büyük kurtuluştur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Gültekin Onan = Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Tanrı'nın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Harun Yıldırım = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişiklik olmaz. İşte bu, en büyük kurtuluşun ta kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Hasan Basri Çantay = Dünyâ hayaatında da, âhiretde de onlar için müjde (ler) vardır. Allahın sözlerinde asla değişme (imkânı) yokdur. Bu, en büyük seâdetin ta kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Hayrat Neşriyat = Dünya hayâtında da, âhirette de (en büyük) müjde onlaradır. Allah’ın kelimelerinde (size verdiği sözlerde) değişme yoktur! İşte büyük kurtuluş ancak budur!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 İbni Kesir = Onlar için dünya hayatında da, ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Kadri Çelik = Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiç bir değişme yoktur. İşte budur o büyük kurtuluş!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Muhammed Esed = Onlar için hem bu dünya hayatında hem de sonraki hayatta müjdeler var. Ve Allah'ın vaadlerinde asla bir değişme olmayacak (olduğuna göre), işte budur en büyük zafer, en büyük başarı!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de öteki hayatta müjdeler vardır. Allah'ın vaadlerinde bir değişiklik olmayacaktır: bu, işte budur muhteşem zafer!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar için dünya hayatında da ve ahirette de (tam bir) müjde vardır. Allah Teâlâ'nın kelimeleri için değişmek yoktur.İşte en büyük necât budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ömer Öngüt = Dünya hayatında da ahirette de onlar için müjdeler vardır. Allah'ın verdiği sözlerde aslâ değişme yoktur. Bu en büyük saâdetin tâ kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Şaban Piriş = Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiç bir değişme yoktur. Bu büyük kurtuluştur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Sadık Türkmen = Işte onlara; dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah’ın kelimeleri için değişiklik yoktur. İşte bu, büyük başarı/en büyük kurtuluş ve mutluluktur!

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Seyyid Kutub = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın verdiği sözlerin değişmesi sözkonusu değildir. Büyük kurtuluş, büyük başarı işte budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Suat Yıldırım = Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun, asla değişiklik olmaz. İşte bu müjdeler en büyük mutluluktur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Süleyman Ateş = Dünyâ hayâtında da, âhirette de müjde onlara! Allâh'ın kelimeleri değişmez (O'nun verdiği söz, mutlaka yerine getirilir). İşte bu, büyük kurtuluştur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar için dünya hayatında da, ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Ümit Şimşek = Dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın sözlerinde asla değişme olmaz. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın kelimelerinde değişme/değiştirme olmaz. İşte budur o büyük kurtuluş.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 İskender Ali Mihr = Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.

lehum el buşrâ

  Yûnus / 64 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar için dünya ve ahiret hayatında müjdeler vardır. Allah’ın sözlerinde asla bir değişiklik bulunmaz. (İşte bu müjde) Büyük bir kurtuluştur.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Elçilerimiz, İbrâhim'e müjde vermek üzere gelip esenlik sana dediler. O da esenlik size dedi ve durup eğlenmeden hemen kızarmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki melek elçilerimiz, İbrahim'e genç delikanlılar şeklinde müjdeyle geldiler ve “Selâm olsun!” dediler. O da onların selamını alarak, önlerine kızarmış bir buzağıyı getirmekte geç kalmadı.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Adem Uğur = Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da: "(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, (meleklerden) Rasûllerimiz, İbrahim'e müjde olarak gelip, "Selâm" dediler. . . (O da): "Selâm" dedi ve sonrasında da kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, elçilerimiz, melekler İbrahim’e müjde ile geldiler.'Selâm sana, selâmette ol, sen selâmette olanlardansın' dediler. O da, 'Size de selâm, siz de selâmette olun' dedi. Hiç beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ahmet Varol = Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde getirip: 'Selam' dediler. O da: 'Selam' dedi. [7] Beklemeden hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ali Bulaç = Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ali Fikri Yavuz = Şanım hakkı için, (melek olan) elçilerimiz İbrahim’e müjde ile gelip “selâmün aleyk” dediler. O da onlara “aleykümü’s-Selâm” dedi ve hemen gidip (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

bi el buşrâ

  Hûd / 69 -

 Ali Ünal = Bir zaman da, (semavî) elçilerimiz (birer delikanlı suretinde) İbrahim’e müjde ile gelip selâm verdiler. İbrahim, selâmlarına mukabelede bulundu ve hiç gecikmeden önlerine kızartılmış körpe bir dana eti koydu.