Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Diyanet İşleri = Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Görmez misin, şüphe yok ki Allah, râm etmiştir size yeryüzünde ne varsa ve emriyle denizde akıp giden gemiyi ve izni olmadıkça gökyüzünü yeryüzüne yıkmaz da tutar; şüphe yok ki Allah, insanları pek esirger ve rahîmdir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Abdullah Parlıyan = Yeryüzünde var olan herşeyi ve koyduğu yasalarla denizde seyreden gemileri ve gök cisimlerini, kendi izni olmadıkça yeryüzüne düşmemeleri için, yerlerinde ve yörüngelerinde tutanın Allah olduğunu görmüyor musun? Gerçekten de Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Adem Uğur = Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ahmed Hulusi = Görmedin mi Allâh, arzdakileri de denizde akıp giden gemileri de sizin hizmetinize vermiştir. . . Semâyı (gökten gelecek meteorları) arza çarpmaktan O koruyor. . . Oluşmasına elverdiği şartları dışında. . . Muhakkak ki Allâh insanlarda Rauf'tur, Rahıym'dir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın, kurduğu düzen gereğince yeryüzündeki varlıkların ve imkânların tamamını, denizlerde seyreden gemileri, filoları sizin menfaatiniz için kanunlarına boyun eğdirdiğini görmüyor musun? Göğü de kesinkes yasalarıyla, iradesiyle yere düşmekten, denge ve çekim kanununu işleterek O koruyor. Koruyacak kanunları o koyarak işlerlik kazandırıyor Allah insanlara karşı çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ahmet Varol = Allah'ın yerde olanları ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri hizmetinize verdiğini görmedin mi? O, izni olmadan yerin üzerine düşmesin diye göğü tutmaktadır. Şüphesiz Allah insanlara çok acıyan ve çok rahmet edendir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ali Bulaç = Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ali Fikri Yavuz = Görmedin mi ki, Allah, bütün yerdekileri ve emriyle denizde akıb giden gemileri hep sizin hizmetinize bağlı kıldı. Semayi, yeryüzüne düşmekten koruyan O’dur; ancak kıyamette izniyle düşecektir. Doğrusu Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ali Ünal = Görmez misin ki Allah, yerde her ne varsa sizin hizmetinize verdi; emir ve tasarrufu altında denizlerde akıp giden gemileri de? Kendi izni olmadan yerin üzerine düşmesin diye göğü de O tutuyor. Kuşkusuz Allah, insanlara pek çok acıyandır, hususî merhameti pek bol olandır.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın yerde olan her şeyi, emriyle denizlerde seyreden gemileri, sizin emrinize verdiğini görmüyor musun? İzni olmadan yere düşmesinler diye, gök cisimlerini tutar. Çünkü Allah, insanlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Bekir Sadak = Allah'in yerde olanlari ve emriyle denizlerde yuruyen gemileri buyrugunuz altina vermis oldugunu; buyrugu olmaksizin yere dusmemesi icin gogu O'nun tuttugunu gormez misin? Dogrusu Allah insanlara karsi sefkatli ve merhametli olandir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın yerde olanları ve O'nun buyruğuyla denizde yol alıp giden gemiyi sizin emrinize verdiğini görmedin mi ? Yerin üstüne (büyükçe gök taşlarının) düşmemesi için göğü (ondaki cisimleri) tutar; ancak O'nun izniyle düşebilir. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatli, esirgeyici ve çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Cemal Külünkoğlu = Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu; buyruğu olmaksızın yere düşmemesi için göğü O'nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Diyanet Vakfi = Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın yerdeki şeyleri ve emriyle denizde akıp giden gemileri hizmetinize sunduğunu ve göğü, izni olmadan yerin üzerine düşmekten alıkoyduğunu görmez misin? ALLAH insanlara karşı Şefkatlidir, Rahimdir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Görmedin mi Allah, hakıkaten bütün yerdekileri sizin için müsahhar kıldı, Semayı da izni olmaksızın Yere düşmekten tutuyor, hakıkaten Allah, insanlara çok ra'fetli bir rahîmdir

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri sizin hizmetinize sundu. Ve emriyle denizde seyredip giden gemileri de. Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o tutuyor. Gerçekten Allah insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Gültekin Onan = Görmedin mi, Tanrı, yerdekileri ve denizde onun buyruğuyla akıp giden gemileri sizin yararınıza / kullanımınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Tanrı, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Harun Yıldırım = Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Hasan Basri Çantay = Görmedin mi, Allah yerde ne varsa onları ve emriyle denizde akıb gitmekde olan gemileri size râm etmişdir. Semâyi, izni olmadıkça, yerin üzerine düşmekden O tutuyor. Şübhe yok ki Allah insanları pek çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Hayrat Neşriyat = Görmedin mi ki şübhesiz Allah, yerde bulunanları ve emriyle denizde akıp giden gemileri sizin emrinize verdi. Göğü de, izni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye (O)tutuyor. Şübhesiz ki Allah, insanlara karşı elbette Raûf (çok şefkatli olan)dır, Rahîm (çok merhametli olan)dır.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 İbni Kesir = Görmedin mi; Allah, yerde olanları ve emriyle denizde akıp giden gemileri buyruğunuz altına vermiştir. İzni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmemesi için O tutar. Doğrusu Allah; insanlara karşı Rauf'dur, Rahim'dir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Kadri Çelik = Allah'ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu ve izni olmaksızın yere düşmemesi için göğü O'nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Muhammed Esed = Yeryüzünde var olan her şeyi ve koyduğu (fiziki) yasalara uyarak denizde seyreden gemileri size boyun eğdirenin Allah olduğunu görmüyor musun? Ve gök cisimlerini, kendi izni olmadıkça yeryüzüne düşmemeleri için, yerlerinde, yörüngelerinde tutan(ın O olduğunu görmüyor musun?) Gerçekten de Allah insanlara karşı çok acıyıp esirgeyen, çok şefkat gösterendir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Mustafa İslamoğlu = (Ey insan!) Görmez misin ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için bir yasaya bağlayan; ve (buna) bağlı olarak denizde seyreden gemileri emrinize amade kılan; ve gök (cisimlerinin O izin vermedikçe yeryüzüne çarpmasına (yasalarıyla) engel olan Allah'tır: Şüphe yok ki Allah insanlara karşı pek şefkatli, hep merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Görmedin mi ki, muhakkak Allah, sizin için yerde olanları ve emriyle denizde cereyan eden gemileri de musahhar kıldı ve göğü de izni olmaksızın yerin üzerine düşmekten tutuyor. Şüphe yok ki, Allah insanlara çok re'fetlidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ömer Öngüt = Görmedin mi? Allah yerde olanları ve emriyle denizde akıp giden gemileri buyruğunuz altına vermiştir. Göğü de, kendi izni olmadıkça yerin üzerine düşmemesi için O tutar. Doğrusu Allah insanlara çok şefkatli çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Şaban Piriş = Allah’ın yeryüzündeki her şeyi ve denizde O’nun emri ile akıp giden gemileri hizmetinize verdiğini görmüyor musun? O’nun izni olmadıkça, göğü yerin üzerine düşmemesi için tutuyor. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Sadık Türkmen = Görmüyor musun ki bütün yerdekiler ve Allah’ın tabiat kanunları uyarınca; denizde akıp gitmekte olan gemiler, size hizmet etmektedir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye, göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah; insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Seyyid Kutub = Görmüyor musun ki, Allah yeryüzündeki tüm varlıkları ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri yararınıza sundu. O yeryüzüne düşmesin diye göğü askıda tutuyor. O ancak O'nun izni ile yere düşer. Hiç şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Suat Yıldırım = Görmedin mi ki Allah yerde olan her şeyi ve Kendi emriyle denizlerde yüzen gemileri, sizin hizmetinize verdi? Yerin üstüne düşmesin diye, göğü O tutuyor. Gök ancak O’nun izniyle düşebilir. Çünkü Allah raûfdur, rahîmdir (insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir).

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Süleyman Ateş = Görmedin mi Allâh, yerdekileri ve emriyle, (koyduğu kanunla) denizde akıp giden gemileri sizin buyruğunuza verdi. Yerin üstüne düşmesin diye göğü tutuyor. (Gök) ancak O'nun izniyle düşer. Çünkü Allâh, insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Tefhim-ul Kuran = Görmedin mi, Allah yerde ne varsa onları ve emriyle denizde akıb gitmekde olan gemileri size râm etmişdir. Semâyi, izni olmadıkça, yerin üzerine düşmekden O tutuyor. Şübhe yok ki Allah insanları pek çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Ümit Şimşek = Görmedin mi ki şübhesiz Allah, yerde bulunanları ve emriyle denizde akıp giden gemileri sizin emrinize verdi. Göğü de, izni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye (O)tutuyor. Şübhesiz ki Allah, insanlara karşı elbette Raûf (çok şefkatli olan)dır, Rahîm (çok merhametli olan)dır.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Görmedin mi, Allah yeryüzündekileri ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi. O'nun izni olmaksızın yerkürenin üstüne düşmemesi için göğü O tutuyor. Allah, insanlara karşı elbette Raûf, Rahîm'dir,

fî el bahri

  Hac / 65 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın yeryüzündeki herşeyi size musahhar (emrinize amade) kıldığını görmedin mi? Ve gemiler, denizde onun emri ile akıp gider. Ve Allah’ın izni olmadıkça semanın, arz üzerine (yeryüzüne) düşmesini önler (semayı arzın üzerine düşmemesi için tutar). Muhakkak ki Allah, insanlara Rauf’tur, Rahîm’dir.

fî el bahri

  Hac / 65 -

 İlyas Yorulmaz = Görmüyor musun? Allah yeryüzünde olanları ve O nun emri ile denizlerde akıp giden gemileri sizin istifadenize verdi. Gökyüzünde olanları O tutuyor. Ancak onların yeryüzüne düşmeleri O nun izniyledir. Elbette ki Allah insanlara çok şefkatli ve merhametlidir.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Diyanet İşleri = Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helâl kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Denizde avlanmak ve avladığını yemek, geçiminiz için size de, misafirlerinize de helâl edilmiştir de ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı haram edilmiştir size. Çekinin o Allah'tan ki onun tapısında toplanacaksınız.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Abdullah Parlıyan = Deniz avı yapmak ve onu yemek, ihramlı iken hem yerleşik olan siz Mekke'liler için, hem de yolcular için helal kılındı. İhramda bulunduğunuz müddetçe, kara avı sizin için haram kılındı, huzurunda toplanacağınız Allah'ın kaide ve kurallarıyla hayatınızı tanzim edin.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Adem Uğur = Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ahmed Hulusi = Hem sizin hem de yolcuların faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır. . . Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haramdır! Allâh'tan korunun ki, O'na haşrolunacaksınız.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ahmet Tekin = Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı.İhramlı olduğunuz müddetçe de karada avlanmak size haram kılındı.Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ahmet Varol = Size, kendiniz ve yolcular için bir geçimlik olarak deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ali Bulaç = Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı.İhramlı olduğunuz müddetçe de karada avlanmak size haram kılındı.Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

saydu el bahri

  Mâide / 96 -

 Ali Ünal = Deniz avı ve oradan elde edilen (meşrû) yiyecekler, hem kendiniz, hem de (ikramda bulunacağınız) yolcular için size (her halükârda) helâl kılındı. Buna karşılık, (sair zamanlarda helâl olsa da,) ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı, (hayvan kesip yemeniz ve başkalarına işarette bulunup onların avladıklarından da yemeniz) size haramdır. Allah’a karşı gelip de (azaba uğramaktan) sakının ki, neticede O’nun huzurunda haşrolacaksınız.