Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ehâ-hum
Diyanet İşleri = Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
ehâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Âd kavmine kardeşleri Hûd'u yolladık da ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Hâlâ mı çekinmeyeceksiniz?
ehâ-hum
Abdullah Parlıyan = Ve Âd toplumuna da, kardeşleri Hûd'u gönderdik. O da “Ey kavmim!” dedi onlara. “Yalnızca Allah'a kulluk edin. O'ndan başka gerçek ilâhınız yok; hal böyleyken yine de O'na karşı sorumluluk bilinci duymayacak mısınız?”
ehâ-hum
Adem Uğur = Ad kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). O dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâla sakınmayacak mısınız?"
ehâ-hum
Ahmed Hulusi = Âd halkına da kardeşleri Hûd’u elçi olarak gönderdik. "Ey benim halkım!" dedi, "yalnız Allah’a ibadet edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Hâla ona karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"
ehâ-hum
Ahmet Tekin = Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Hûd:'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibâdet edin. Ondan başka tanrınız yok. Hâlâ Allah’a sığınmayacak, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkmayacak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?' dedi.
ehâ-hum
Ahmet Varol = Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik). (Hud, kavmine:) «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ korkup sakınmayacak mısınız?» dedi.
ehâ-hum
Ali Bulaç = Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik.) (Hud, kavmine:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hala korkup sakınmayacak mısınız?" dedi.
ehâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. O, şöyle dedi: “- Ey kavmim Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiç bir ilâhınız yoktur. Hâlâ (O’nun azabından) korkmıyacak mısınız.”
ehâ-hum
Ali Ünal = Âd kavmine ise rasûl olarak (kendi içlerinden) kardeşleri Hûd’u gönderdik. O da, şu tebliğde bulundu: “Ey halkım! Allah’a ibadet edin; sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. O halde, halâ O’na gönülden saygı duymayacak ve O’na karşı gelmekten, dolayısıyla O’nun azabından sakınmayacak mısınız?”
ehâ-hum
Bayraktar Bayraklı = Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u gönderdik. O dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?”
ehâ-hum
Bekir Sadak = Ad milletine de, kardesleri Hud'u gonderdik «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur karsi gelmekten sakinmaz misiniz?» dedi.
ehâ-hum
Celal Yıldırım = Âd Kavmi'ne de kardeşleri Hûd'u (peygamber olarak) gönderdik. «Ey kavmim !» dedi, «Allah'a ibâdet edin ; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Artık (Allah'ın buyruklarına karşı gelip azgınlıkta bulunmaktan) sakınmaz mısınız?»
ehâ-hum
Cemal Külünkoğlu = Ad kavmine de, kardeşleri Hud'u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Siz hala (Allah'ın azabından) sakınmayacak mısınız?”
ehâ-hum
Diyanet İşleri (eski) = Ad milletine de, kardeşleri Hud'u gönderdik 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur, karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' dedi.
ehâ-hum
Diyanet Vakfi = Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). O dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâla sakınmayacak mısınız?»
ehâ-hum
Edip Yüksel = Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. 'Halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Erdemli olmayacak mısınız,' dedi.
ehâ-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Âd kavmine de kardeşleri Hûd Peygamberi gönderdik, ey kavmim dedi Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhınız daha yok, hâlâ siz onu azâbından sakınmıyacak mısınız?
ehâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, ondan başka hiçbir ilahınız yoktur! Hala siz O'nun azabından sakınmayacak mısınız?» dedi.
ehâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?» dedi.
ehâ-hum
Gültekin Onan = Ad (halkına da) kardeşleri Hud'u (gönderdik.) (Hud kavmine:) "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin. O'ndan başka bir Tanrınız yoktur. Hala korkup sakınmayacak mısınız?" dedi.
ehâ-hum
Harun Yıldırım = Ad’a da kardeşleri Hud’u... Dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur! Halâ sakınmayacak mısınız?”
ehâ-hum
Hasan Basri Çantay = Âd (kavmine) de kardeşleri Hûdü (gönderdik). O, (kavmine şöyle) dedi: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. (Hâlâ Allahdan) korkmayacak mısınız»?.
ehâ-hum
Hayrat Neşriyat = Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd’u (gönderdik). Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a ibâdet edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Hiç (Allah’dan) sakınmaz mısınız?'
ehâ-hum
İbni Kesir = Ad'a da kardeşleri Hüd'u gönderdik. De ki: Ey kavmim Allah'a ibadet edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Hala sakınmaz mısınız?
ehâ-hum
Kadri Çelik = Ad kavmine de kardeşleri Hûd'u gönderdik “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin ve (bilin ki) O'ndan başka ilâh yoktur; hala sakınmaz mısınız?” dedi.
ehâ-hum
Muhammed Esed = Ve 'Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik)."Ey kavmim!" dedi (onlara), "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok. Hal böyleyken yine de Ona karşı sorumluluk bilinci duymayacak mısınız?"
ehâ-hum
Mustafa İslamoğlu = Ad'a da soydaşları Hud'u (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Şu halde hala (O'na ortak koşmaktan) sakınmayacak mısınız?"
ehâ-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (peygamber gönderdik) Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?»
ehâ-hum
Ömer Öngüt = Âd kavmine kardeşleri Hûd'u gönderdik. Onlara: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Hâlâ O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
ehâ-hum
Şaban Piriş = Âd kavmine de, kardeşleri Hud’u gönderdik. Hud, onlara: -Ey kavmim, Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Korkmuyor musunuz?” dedi.
ehâ-hum
Sadık Türkmen = Kardeşleri hûd’u, Âd kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka İlâhınız yoktur. Hâlâ korkup sakınmaz mısınız?”
ehâ-hum
Seyyid Kutub = Ad kavminde de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Hud onlara 'Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk ediniz, O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. O'ndan korkmuyor musunuz?' dedi.
ehâ-hum
Suat Yıldırım = Âd halkına da kardeşleri Hûd’u elçi olarak gönderdik. "Ey benim halkım!" dedi, "yalnız Allah’a ibadet edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Hâla ona karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"
ehâ-hum
Süleyman Ateş = Âd(kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'dan başka tanrınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.
ehâ-hum
Tefhim-ul Kuran = Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik). (Hud, kavmine:) «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ korkup sakınmayacak mısınız?» dedi.
ehâ-hum
Ümit Şimşek = Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. O da 'Ey kavmim,' dedi. 'Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Hâlâ Ona karşı gelmekten sakınmıyor musunuz?'
ehâ-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Ad'a da kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Hala sakınmıyor musunuz?"
ehâ-hum
İskender Ali Mihr = Ve Ad (kavmine)’a onların kardeşi Hud (A.S) şöyle dedi: “Ey kavmim, Allah’a kul olun! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız?”
ehâ-hum
İlyas Yorulmaz = Ad kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. Kavmine “Ey kavmim Allah’a kulluk edin, sizin için ondan başka bir ilah yok. Artık korunmaz mısınız?” dedi.
ehâ-hum
Diyanet İşleri = Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
ehâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Ey kavmim! dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahlûku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azâba uğratır.
ehâ-hum
Abdullah Parlıyan = Ve Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey kavmim” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge de gelmiştir. İşte size bir alamet olmak üzere Allah'ın devesi… Öyleyse bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın, ona fenalıkla dokunmayın; değilse acıklı bir azap sizi yakalar.
ehâ-hum
Adem Uğur = Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
ehâ-hum
Ahmed Hulusi = Semud'a da kardeşleri Sâlih'i (irsâl ettik). . . (O da): "Ey halkım! Allâh'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilâhınız olamaz. . . Size Rabbinizden apaçık bir kanıt geldi. . . İşte şu Allâh'ın dişi devesi sizin için bir mucizedir! Bırakın onu, Allâh'ın yeryüzünde yesin! (Sakın) ona bir kötülük düşünmeyin! Aksi takdirde acı bir azaba düşersiniz!"dedi.
ehâ-hum
Ahmet Tekin = Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Sâlih:'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden peygamberliğimin tasdiki ile ilgili açık hak bir delil gelmiştir. O da, sizin için bir mûcize olan Allah’ın şu dişi devesidir. Bırakın onu, Allah’ın arazisinde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Sonra siz can yakıp inleten müthiş bir azâba dûçar olursunuz.' dedi.
ehâ-hum
Ahmet Varol = Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara şöyle dedi: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah'ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın Allah'ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.
ehâ-hum
Ali Bulaç = Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar" dedi.
ehâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (gönderdik) O, Kavmine şöyle dedi: “-Allah’a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur. İşte size, Rabbinizden açık bir mucize geldi. Şu Allah’ın dişi devesi, size peygamberliğimi isbat eden bir mucize ve alâmettir. Onu bırakın. Allah’ın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın ki, sonra acıklı bir azaba uğrarsınız.
ehâ-hum
Ali Ünal = Semud’a, (yine kendi içlerinden) kardeşleri Salih’i gönderdik. O da, (diğerleri gibi aynı gerçeği) tebliğ etti: “Ey halkım! Allah’a ibadet edin; sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Şüpheniz olmasın ki, size Rabbiniz’den apaçık bir delil gelmiş bulunuyor: İşte, (benden beklediğiniz) açık bir işaret, bir mucize olarak Allah’ın hususî sizin için yarattığı dişi deve. Bırakın, kendi halinde Allah’ın diyarında otlasın. Sakın ha, ona bir fenalık yapmayın, yoksa sizi pek acı bir azap yakalayıverir.