Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ebeveyhi
Diyanet İşleri = (Mısır’a gidip) Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını bağrına bastı ve “Allah’ın iradesi ile güven içinde Mısır’a girin” dedi.
ebeveyhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Yûsuf'un huzûruna girdikleri zaman o, anasına, babasına sarıldı, kucakladı onları ve Allah'ın izniyle dedi, emîn olarak girin Mısır'a
ebeveyhi
Abdullah Parlıyan = Ve sonra hep birlikte Mısır'a varıp Yûsuf'un yanına çıktıklarında Yûsuf: “Allah'ın izniyle Mısır'a güvenlik içinde girip yerleşin!” diyerek anne ve babasını bağrına bastı.
ebeveyhi
Adem Uğur = (Hep beraber Mısır'a gidip) Yusufun yanına girdikleri zaman, ana babasını kucakladı, "Güven içinde Allah'ın iradesiyle Mısır'a girin!" dedi.
ebeveyhi
Ahmed Hulusi = Yusuf'un yanına girdikleri zaman, (Yusuf) ana-babasına sarıldı ve dedi ki: "İnşâAllâh (Allâh'ın oluşturması ile), güven içinde Mısır'a hoşgeldiniz!"
ebeveyhi
Ahmet Tekin = Yûsuf’un yanına girdikleri zaman Yusuf anasını babasını kucakladı.'Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, güven içinde Mısır’a girin' dedi.
ebeveyhi
Ahmet Varol = Nihayet Yusuf'un yanına girdiklerinde o, anne ve babasını bağrına bastı ve: 'Allah'ın dileğiyle, güven içinde Mısır'a girin' dedi.
ebeveyhi
Ali Bulaç = Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: "Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz."
ebeveyhi
Ali Fikri Yavuz = Yâkub ve aile birliği, Yûsuf’un yanına vardıkları zaman, Yûsuf ebeveynini kucakladı; yanına aldı ve “- Buyurun, Allah’ın dilemesiyle emin olarak Mısır’a girin.” dedi.
ebeveyhi
Ali Ünal = (Yakup ailesi, nihayet Mısır’a ulaştı ve kendilerini ülke sınırları dışında istikbal eden) Yusuf’un yanına vardılar. Yusuf, babası ile annesini kucakladı; onlara hususî muamelede bulundu ve gelenlerin hepsine birden, “Allah’ın dilemesi ve izni ile (her türlü korku ve üzüntüden) emin olarak Mısır (başşehrine) buyrun!” dedi.
ebeveyhi
Bayraktar Bayraklı = Nihayet Yûsuf'un huzuruna vardıklarında Yûsuf, ana babasına sarılıp onları kucakladı ve şöyle dedi: “Allah'ın dileğiyle emniyet içinde Mısır'a giriniz.”
ebeveyhi
Bekir Sadak = Yusuf'un yanina geldiklerinde, o, anasini babasini bagrina basti, «Allah'in dilegince, guven icinde Misir'da yerlesin» dedi.
ebeveyhi
Celal Yıldırım = (Yâkub ailesi Mısır'a gelip) Yûsuf'un yanına girdiklerinde, Yûsuf ana-babasını kucaklayıp yanına aldı ve «Mısır'a —inşaallah— güven duyguları içinde girin!» dedi.
ebeveyhi
Cemal Külünkoğlu = Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına vardıkları zaman, (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve: “Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz” dedi.
ebeveyhi
Diyanet İşleri (eski) = Yusuf'un yanına geldiklerinde, o, anasını babasını bağrına bastı, 'Allah'ın dileğince, güven içinde Mısır'da yerleşin' dedi.
ebeveyhi
Diyanet Vakfi = (Hep beraber Mısır'a gidip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, ana babasını kucakladı, «Güven içinde Allah'ın iradesiyle Mısır'a girin!» dedi.
ebeveyhi
Edip Yüksel = Yusuf'un yanına vardıklarında, anababasını kucakladı ve: 'ALLAH'ın izniyle güven içinde Mısır'a girin,' dedi.
ebeveyhi
Elmalılı Hamdi Yazır = Vakta ki Yusüfün yanına vardılar, ebeveynini kucakladı, yanına aldı ve buyurun, dedi: Mısıra inşallah emn-ü istirahatle girin
ebeveyhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yusuf'un yanına vardıklarında, ana ve babasını kucakladı, yanına aldı ve: «Buyurun Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenle girin!» dedi.
ebeveyhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ne zaman ki, onlar Yusuf'un yanına vardılar, işte o zaman Yusuf anasını ve babasını kucakladı, yanına aldı ve «Buyurun Allah'ın dilemesiyle güven içinde Mısır'a girin» dedi.
ebeveyhi
Gültekin Onan = Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: "Tanrı'nın dilemesiyle Mısır'a güvenlik (aminiyn) içinde giriniz."
ebeveyhi
Harun Yıldırım = Böylece onlar Yusuf’un huzuruna girdiklerinde, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: “Allah’ın dilemesiyle hepiniz emin olarak Mısır’a girin.”
ebeveyhi
Hasan Basri Çantay = Sonra vaktaki onlar (Yuusufun) nezdine girdiler. O, babasını ve anasını kucakladı (yanına aldı) ve: «Allahın iradesiyle,hepiniz emin emin Mısır (şehrine) girin» dedi.
ebeveyhi
Hayrat Neşriyat = Nihâyet (hep berâber Mısır’a gidip) Yûsuf’un yanına girdikleri zaman, (onları şehrin dışında karşılayan Yûsuf) ana-babasını bağrına bastı ve: '(Buyurun!) İnşâallah güven içinde kimseler olarak Mısır’a girin!' dedi.
ebeveyhi
İbni Kesir = Onlar Yusuf'un yanına girdiklerinde; o anasını, babasını bağrına bastı ve: Allah'ın isteği ile Mısır'a emin olarak girin, dedi.
ebeveyhi
Kadri Çelik = Yusuf'un yanına geldiklerinde o, anasını babasını bağrına bastı, “Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz” dedi.
ebeveyhi
Muhammed Esed = Ve sonra (hep birlikte Mısır'a varıp) Yusuf'un yanına çıktıklarında (Yusuf): "Allah'ın izniyle Mısır'a güvenlik ve huzur içinde girip yerleşin!" diyerek ana babasını bağrına bastı.
ebeveyhi
Mustafa İslamoğlu = Derken, Yusuf'un huzuruna girdiklerinde o, "Allah'ın izniyle kendinizi güvende hissedeceğiniz Mısır'a buyurun!" diyerek, ebeveynine kucak açtı.
ebeveyhi
Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki, Yusuf'un yanına girdiler, babasıyla anasını yanına alıp kucakladı ve dedi ki: «Mısır şehrine inşâallah, emin emin olarak giriniz.»
ebeveyhi
Ömer Öngüt = Nihayet Yusuf'un yanına vardıklarında, o anasını babasını bağrına basıp kucakladı ve: “Allah'ın izniyle güven içinde Mısır'a girin!” dedi.
ebeveyhi
Şaban Piriş = Yusuf’un yanına girdiklerinde, o, anne ve babasını bağrına bastı: -Mısır’a yerleşin, inşallah güven içinde olursunuz, dedi.
ebeveyhi
Sadık Türkmen = Ve sonra (Mısır’a varıp) Yusuf’un yanına girdiklerinde, anne ve babasını bağrına bastı. (Yusuf) dedi ki: “Allah’ın dilemesiyle, güven içinde Mısır’a girip yerleşin.”
ebeveyhi
Seyyid Kutub = Hz. Yakub ailesi, Hz. Yusuf'un yanına vardığında O, ana babasını bağrına bastı ve «Allah'ın izni ile Mısır'a güven içinde giriniz» dedi.
ebeveyhi
Suat Yıldırım = Nihâyet (hep berâber Mısır’a gidip) Yûsuf’un yanına girdikleri zaman, (onları şehrin dışında karşılayan Yûsuf) ana-babasını bağrına bastı ve: '(Buyurun!) İnşâallah güven içinde kimseler olarak Mısır’a girin!' dedi.
ebeveyhi
Süleyman Ateş = (Hep beraber Mısır'a hareket ettiler). Nihâyet Yûsuf'un yanına vardıklarında (Yûsuf) ana babasını kendine çekip kucakladı ve: "Allâh'ın dileğiyle güven içinde Mısır'a girin!" dedi.
ebeveyhi
Tefhim-ul Kuran = Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: «Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz.»
ebeveyhi
Ümit Şimşek = Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, Yusuf anne ve babasını bağrına basarak 'Allah'ın izniyle Mısır'a güven içinde girin' dedi.
ebeveyhi
Yaşar Nuri Öztürk = Nihayet Yûsuf'un huzuruna vardıklarında Yûsuf, ana babasına sarılıp kucakladı. Ve şöyle dedi: "Girin Mısır'a, Allah dilerse emniyet ve güven içinde olacaksınız."
ebeveyhi
İskender Ali Mihr = Böylece Yusuf’un huzuruna girdikleri zaman, anne ve babasını kendi yanına aldı. Ve şöyle dedi: “Allah’ın dilemesiyle emin (güvende) olarak Mısır’a girin.”
ebeveyhi
İlyas Yorulmaz = Onlar Yusuf’un yanına geldiklerinde, Yusuf ana babasına sarıldı ve ”Allah’ın dilemesiyle bu şehre (Mısır’a) güvenlik içerisinde girebilirsiniz” dedi.
ebeveyhi
Diyanet İşleri = Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
ebeveyhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Anasıyla babasını tahta çıkartıp oturttu ve hepsi de ona karşı secdeye kapandılar. Babacığım dedi, evvelce gördüğüm rüya, bu işte, Rabbim onu gerçekleştirdi ve beni zindandan çıkararak lûtfetti bana; Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da sizi çölden getirdi. Şüphe yok ki Rabbim, dilediği şeyi tedbîr edip lütfuyla meydana getirir; şüphe yok ki o her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
ebeveyhi
Abdullah Parlıyan = Ve ana babasını tutup tahtın üzerine çıkarıp oturttu ve onların hepsi onun önünde hürmet ve saygı için Allah'a şükür secdesinde bulundular. Bunun üzerine Yûsuf: “Ey babacığım! Yıllar önce gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek, Rabbim bunu gerçekleştirdi, bana iyilik etti” dedi. “Beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da, O sizi çölden buraya getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim ne isterse onu lutfeder. Çünkü O, herşeyi bilendir ve yapıp ettiği herşeyi yerli yerince yapandır.”
ebeveyhi
Adem Uğur = Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."
ebeveyhi
Ahmed Hulusi = (Yusuf) ana-babasını tahta oturttu. . . Kardeşleri, önünde saygıyla yere kapandılar. . . (Yusuf) dedi ki: "Babacığım. . . İşte bu önceden (gördüğüm) rüyanın (baba = güneş, Anne = Ay, on bir kardeş = on bir gezegen olarak) tevilidir (anlamının gerçeğidir). . . Rabbim onu Hak kıldı (gerçekleştirdi). . . (Rabbim) bana hakikaten ihsanda bulundu. . . Şeytan benimle kardeşlerim arasına fit soktuktan sonra; beni zindandan çıkardı ve sizi de çölden getirdi. . . Muhakkak ki Rabbim dilediğine Latiyf'tir. . . Çünkü O, Aliym'dir, Hakiym'dir. "
ebeveyhi
Ahmet Tekin = Anasını, babasını yüksek bir taht üzerine oturttu. Hepsi birden saygılarından, sübhânallah diyerek Yûsuf için secdeye kapandılar. Yûsuf:'Babacığım, bu daha önceki rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Bana ihsanda bulundu. Beni zindandan çıkardı. Şeytan, şeytanî güçler benimle kardeşlerimin arasına fitne sokarak bozduktan sonra sizi, sıkıntılı zor bir hayattan, çölden kurtararak getirtti. Rabbimin kulları için, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şeyleri yapmasına akıl sır ermez. İlim, hikmet sahibi ve hükümran olan yalnızca O’dur.
ebeveyhi
Ahmet Varol = Anne ve babasını tahtın üzerine çıkardı ve hep birlikte onun için secdeye kapandılar. [5] Dedi ki: 'Ey babacığım! İşte bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Gerçekten Rabbim onu doğru çıkardı. Allah, beni zindandan çıkarmakla ve şeytanın benimle kardeşlerimin arasına fitne sokmasından sonra sizi çölden getirmekle bana iyilik etti. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. Muhakkak O alimdir, hakimdir.
ebeveyhi
Ali Bulaç = Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur."
ebeveyhi
Ali Fikri Yavuz = Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da (ebeveyn ve on bir kardeş) kendisine hürmet için eğildiler (veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar). Yûsuf dedi ki: “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden (bana) getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm’dir, Hakîm’dir.
ebeveyhi
Ali Ünal = Babası ve annesini tahtına oturttu. Onlarla birlikte bütün kardeşleri, Yusuf’un önünde saygı ve makamına bağlılık ifadesi olarak eğildiler. Yusuf, “Babacığım!” dedi: “İşte, küçükken gördüğüm rüyanın tabiri; Rabbim, o rüyayı gerçekleştirdi. O, bana ne büyük ihsanlarda bulundu: beni zindandan kurtardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi ve bizi buluşturdu. Gerçekten Rabbim, her ne dilerse onu pek güzel şekilde ve insanların göremeyeceği bir incelik içinde yerine getirir. Şüphesiz O, evet O, Alîm (her şeyi hakkıyla bilen)dir; Hakîm (bütün hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır.