Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
e ve lem yerev ilâ
Diyanet İşleri = Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Bakmazlar mı yeryüzüne, nice güzelim nebatlar bitirdik çifter çifter orada.
e ve lem yerev ilâ
Abdullah Parlıyan = Peki bunlar yeryüzüne hiç bakıpda düşünmediler mi? Orada her çeşitten, yani bitki, hayvan, insandan nice güzel türleri çıkarmışız.
e ve lem yerev ilâ
Adem Uğur = Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Ahmed Hulusi = Görmediler mi arzı ki, orada her cömert çiftten (genetik çifte sarmalından) nice (şeyler) yetiştirip büyüttük?
e ve lem yerev ilâ
Ahmet Tekin = Erkekli dişili güzel, faydalı çiftlerin her türünden nice bitkiler yetiştirdiğimiz yeryüzüne bakmıyorlar mı?
e ve lem yerev ilâ
Ahmet Varol = Yeryüzüne bakmadılar mı ki, orada her güzel çiftten nice bitkiler bitirmişizdir.
e ve lem yerev ilâ
Ali Bulaç = Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Ali Fikri Yavuz = (O kâfirler), yeryüzüne bakmadılar mı? Her çift ve çeşit iyi nebattan orada nicelerini bitirmişizdir!...
e ve lem yerev ilâ
Ali Ünal = Hiç yeryüzüne bakmazlar mı ki, orada çift çift nice güzel bitki bitiriyor, gün yüzüne nice yeni hayat çıkarıyoruz?
e ve lem yerev ilâ
Bayraktar Bayraklı = Yeryüzüne bir bakmazlar mı? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Bekir Sadak = Yeryuzune bakmazlar mi? Orada, bitkilerden nice guzel ciftler yetistirmisizdir.
e ve lem yerev ilâ
Celal Yıldırım = Yeryüzüne bakmadılar mı? Onda gönül çekici her (bitki)den nice çiftler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Cemal Külünkoğlu = Onlar, yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her çeşitten nice güzel bitkiler çıkarmışız?
e ve lem yerev ilâ
Diyanet İşleri (eski) = Yeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.
e ve lem yerev ilâ
Diyanet Vakfi = Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Edip Yüksel = Yeryüzüne bakmazlar mı, onda değişik türden nice güzel bitkiler bitirmişiz.
e ve lem yerev ilâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Arza bir bakmadılar da mı? biz onda her hoş çiftten ne kadar bitirmişiz.
e ve lem yerev ilâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz.
e ve lem yerev ilâ
Gültekin Onan = Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Harun Yıldırım = Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Hasan Basri Çantay = Görmediler mi arzı ki, orada her cömert çiftten (genetik çifte sarmalından) nice (şeyler) yetiştirip büyüttük?
e ve lem yerev ilâ
Hayrat Neşriyat = Erkekli dişili güzel, faydalı çiftlerin her türünden nice bitkiler yetiştirdiğimiz yeryüzüne bakmıyorlar mı?
e ve lem yerev ilâ
İbni Kesir = Yeryüzüne bakmazlar mı ki; Biz, orada bitkilerden nice güzel çiftler bitirmişizdir.
e ve lem yerev ilâ
Kadri Çelik = (O kâfirler), yeryüzüne bakmadılar mı? Her çift ve çeşit iyi nebattan orada nicelerini bitirmişizdir!...
e ve lem yerev ilâ
Muhammed Esed = Hiç yeryüzüne bakmazlar mı ki, orada çift çift nice güzel bitki bitiriyor, gün yüzüne nice yeni hayat çıkarıyoruz?
e ve lem yerev ilâ
Mustafa İslamoğlu = Yeryüzüne bir bakmazlar mı? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Yere bir bakmadılar mı ki, orada her çok menfaatli çiftten ne kadar bitirmişizdir!
e ve lem yerev ilâ
Ömer Öngüt = Yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler bitirmişizdir.
e ve lem yerev ilâ
Şaban Piriş = Yeryüzüne hiç bakmıyorlar mı? Her çiftten nice hoş bitkiler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Sadık Türkmen = Yeryüzüne bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nicesini bitirmişiz.
e ve lem yerev ilâ
Seyyid Kutub = Onlar yeryüzüne bakarak orada ne kadar yararlı bitki türleri yarattığımızı görmezler mi?
e ve lem yerev ilâ
Suat Yıldırım = Peki bunlar yeryüzüne, orada her güzel çiftten nice nebatlar yetiştirdiğimize hiç bakmıyorlar mı?
e ve lem yerev ilâ
Süleyman Ateş = Yere bakmadılar mı orada her çeşit güzel çifti bitirmişiz?
e ve lem yerev ilâ
Tefhim-ul Kuran = Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.
e ve lem yerev ilâ
Ümit Şimşek = Onlar yeryüzüne bakmadılar mı, Biz onda her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz?
e ve lem yerev ilâ
Yaşar Nuri Öztürk = Bakmadılar mı yere, neler fışkırtmışız onda cömert ve bereketli her çiftten.
e ve lem yerev ilâ
İskender Ali Mihr = Onlar yeryüzünü görmediler mi? Orada çeşit çeşit çiftlerin hepsinden, nicelerini (nice bitkiler) yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
İlyas Yorulmaz = Onlar yeryüzüne bakmıyorlar mı? Nice verimli bitkilerden çiftler halinde yetiştirdik.
e ve lem yerev ilâ
Diyanet İşleri = Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.
e ve lem yerev ilâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Görmezler mi üstlerinde uçan kuşları? Kanatlarını açmada ve kapamada onlar, onları gökte, ancak rahman tutmada, şüphe yok ki o, her şeyi görür.
e ve lem yerev ilâ
Abdullah Parlıyan = O inkârcılar, üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşlara hiç bakmazlar mı? Onları havada tutan yalnızca Rahman'dır. Gerçek şu ki, O herşeyi gözetiminde bulundurur.
e ve lem yerev ilâ
Adem Uğur = Üstlerinde kanatlarını aça kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
e ve lem yerev ilâ
Ahmed Hulusi = Üstlerinde saf saf kanatlarını açıp yükselen, kapayıp inen kuşları görmezler mi! Onlar Rahmânî kuvvelerle bunu başarıyorlar! Muhakkak ki O, her şeyi (hakikati olarak) Basıyr'dir.
e ve lem yerev ilâ
Ahmet Tekin = Üstlerinde, kanat açıp yumarak, süzülerek, sıra sıra süratle uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları, Rahmet sahibi, Rahman olan Allah’ın dışında havada kimse tutamaz, havada tutacak kanunları koyarak işlerlik kazandıramaz. O her şeyi biliyor, görüyor.
e ve lem yerev ilâ
Ahmet Varol = Üstlerinde kanatlarını açarak ve kapayarak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, her şeyi görendir.
e ve lem yerev ilâ
Ali Bulaç = Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.
e ve lem yerev ilâ
Ali Fikri Yavuz = O kâfirler, üstlerinde kanatlarını açarak ve kanat çırpıb kayarak uçan kuşlara bakmazlar mı? Rahmân’dır ancak onları tutan. Muhakkak ki O, her şeyi görendir= Basîr’dir.
e ve lem yerev ilâ
Ali Ünal = Üzerlerinde sıra sıra dizilen ve kanatlarını açıp yumarak uçan kuşlara hiç bakmazlar mı? Onları havada Rahmân’dan başka tutan yoktur. Muhakkak ki O, her şeyi hakkıyla görmektedir.