Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Diyanet İşleri = Onlar bu sözü (Kur’an’ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şu Kur'ân'ı bir iyice düşünmezler mi, yoksa evvelce gelip geçen atalarına gelmeyen bir şey mi geldi onlara?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar hâlâ O Kur'ân'ı düşünmediler mi? Yoksa onlara geçmişteki atalarına gelmeyen birşey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Adem Uğur = Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ahmed Hulusi = O sözü gereğince düşünmediler mi? Yoksa atalarına gelmemiş bir şey kendilerine ilk defa mı geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ahmet Tekin = Onlar bu kelâmı, Kur’ân’ı hiç düşünüp kendilerine neler kazandırabileceğini hesap etmediler mi? Yoksa, kendilerine, geçmişteki atalarına gelmeyen bir imtiyaz taahhüdü mü geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ahmet Varol = Onlar o sözü (Kur'an'ı) düşünmediler mi yoksa onlara önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ali Bulaç = Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ali Fikri Yavuz = Hak olduğunu anlamak için Kur’an hakkında hiç düşünmediler mi? (İcazkâr lâfzına ve hikmetli manasına bakıb Allah katından olduğunu anlamadılar mı?). Yoksa onlara, evvelki atalarına gelmemiş olan bir peygamber mi geldi (de onu inkâr ediyorlar)?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ali Ünal = Bu Söz (Kur’ân) üzerinde hiç düşünmezler mi; yoksa en evvelki atalarına olsun gelmemiş, ömürlerinde ilk defa duydukları bir şeyle mi karşılaştılar?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar bu Kur'ân'ı hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?[357]

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Bekir Sadak = Soyleneni hic dusunmezler mi? Yoksa onlara, once gecmis atalarina gelmeyen bir sey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Celal Yıldırım = (İnen) sözü iyice düşünüp üzerinde durmuyorlar mı, yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen şeyler mi gelmiştir ?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Cemal Külünkoğlu = Peki, onlar (Allah'ın) sözünü (Kur'an'ı) anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen (azap görmeyeceklerine dair) bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Diyanet İşleri (eski) = Söyleneni hiç düşünmezler mi? Yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Diyanet Vakfi = Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Edip Yüksel = Onlar bu sözü incelemediler mi, yoksa geçmiş atalarına gelmeyen bir şey mi kendilerine geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya hâlâ o kelâmı tedebbür etmezler mi? Yoksa onlara evvelki atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Acaba onlar bu sözü düşünmezler mi, yoksa onlara eski atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar bu sözü (Kur'ân'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Gültekin Onan = Onlar, yine de o sözü (Kuran'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Harun Yıldırım = Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Hasan Basri Çantay = Bu (hak) sözü iyice düşünmediler mi hiç? Yoksa kendilerine evvelki (atalarına) gelmeyen bir şey (bir kitab ve bir peygamber) mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Hayrat Neşriyat = Bu sözü (Kur’ân’ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, evvelki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 İbni Kesir = Söyleneni düşünmediler mi hiç? Yoksa onlara, daha önce geçen atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Kadri Çelik = Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara geçmişteki babalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Muhammed Esed = Peki, onlar (Allah'ın bu) sözünü anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut geçip gitmiş atalarına hiç gelmeyen bir şey mi geldi onlara?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Mustafa İslamoğlu = İyi de, onlar (bu) sözü hiç mi düşünmediler? Ya da kendilerinden önce gelip geçmiş atalarına hiç ulaşmamış olan bir şey mi gelmiş onlara?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ya o kelâmı hâlâ tefekkür etmezler mi? Yahut onlara evvelki atalarına gelmemiş bir şey mi gelmiş oldu?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ömer Öngüt = Onlar bu sözü iyice düşünmediler mi? Yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Şaban Piriş = Söyleneni hiç düşünmediler mi? Yoksa onlara, önceki atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Sadık Türkmen = Onlar sözünü/ayetlerini iyice düşünmediler mi? Yoksa kendilerine evvelki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Seyyid Kutub = Acaba onlar Kur'anı incelemediler mi? Yoksa onlara, eski atalarına gelmemiş olan bir mesaj mı geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Suat Yıldırım = Peki onlar Allah’ın sözünü anlamaya çalışmadılar mı? Yoksa önce geçip gitmiş babalarına hiç gelmemiş olan, ömürlerinde ilk defa duydukları bir şeyle mi karşılaştılar?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Süleyman Ateş = Onlar o sözü (Kur'ân'ı) iyice düşünmediler mi, yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey (bir elçi ve Kitap) geldi diye mi (böyle davranıyorlar)?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Ümit Şimşek = Onlar bu söz üzerinde hiç düşünmezler mi? Yoksa gelip geçmiş atalarına gelmeyen şey onlara mı geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sözü gereğince düşünmediler de ondan mı, yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen bir şey geldi diye mi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 İskender Ali Mihr = Onlar hâlâ sözü düşünmediler mi (mânâsına varmadılar mı, anlamadılar mı)? Yoksa onlara, atalarına gelmemiş olan (bir şey) mi geldi?

e fe lem yeddebberû

  Mü’minûn / 68 -

 İlyas Yorulmaz = Bu sözlerini hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa daha önce gelip geçmiş atalarına gelmeyen bir bilgi onlara mı geldi?